Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14024 E. 2022/16541 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14024
KARAR NO : 2022/16541
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 10/06/1992 tarihinde 232338 sicil numaralı iş yerinde 10/06/1992 tarihinde işe başladığını, işveren tarafından davalı kuruma işe giriş bildirgesi verildiğini ancak sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 10/06/1992 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin yerinde olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-KARAR
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; “Davanın reddine ” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU
Davacı vekili; müvekkili davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10/06/1992 olduğunu, işveren tarafından işe giriş bildirgesi verildiğini, davalı SGK’nın dönem bordrolarını tutma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilini geç emekli olmasına sebebiyet verdiğini, mahkemece kaldırma kararına aykırı yargılama yapıldığını, işverenin demet cafe bar ve işletmesi olduğunu, müvekkilin çalıştığı dönemde çalışan tanıkların beyanlara itibar edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, davacının sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10.06.1992 tarihini sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep ettiği, davacı adına 10.06.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin … adlı işyerinden Kuruma verildiği, işyeri sicil numarasının 232338 olduğu ve işyerinin 15/01/1992-31/12/1993 tarihleri arası kanun kapsamında bulunduğu, dönem bordrosunda çalışan olmadığı ,komşu işyeri tespit edilemediği,Mahkemece eksik araştırma ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle, davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri, kapsama alınış tarihleri ve bildirge tarihinde anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan sorulmak suretiyle ilgili komşu iş yeri tanıkları tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tüm bu araştırmalara rağmen beyanına başvurulacak hiçbir tanığın tespit edilememesi halinde, imza incelemesi o dönem verilmiş işe giriş bildirgesinin sıhhati yönünden yapılan bir inceleme olup, diğer delilleri de kuvvetlendirecek mahiyette bir delil olması hususu da gözetilerek, dosya kapsamında yer alan dava dışı işverenlikten verilmiş, imzalı, 10.06.1992 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmak suretiyle aidiyeti saptanarak eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.