YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14064
KARAR NO : 2023/557
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/327 E., 2022/1839 K.
DAVACI BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI : … mirasçıları; 1- … 2- …
vekilleri Avukat …
DAVALI BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 16.08.2016
HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/222 E., 2019/285 K.
Taraflar arasındaki asıl davada kurum işlemi iptali ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl dava davalısı, birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacısı birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı … vekili asıl dava dilekçesinde özetle, davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamadığını ileri sürerek kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Yargılamanın devamı sırasında, davacı …’ın 09.05.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine, davacı mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
2.Birleşen … 36. İş Mahkemesinin 2017/488 Esas sayılı davada, dava dilekçesinde özetle, davacı Kurum vekili, davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine 21.10.2008-20.06.2016 tarihleri arası ödenen aylıkların tahsili için … 37. İcra Müdürlüğünün 2017/1601 Esas sayılı takip dosyasından icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada, davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı cevap dilekçesinde; davaların birleştirilmesini, mümkün değilse, asıl davanın sonucunun beklenmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden, davanın kabulüne, davacı mütevvefa hakkında 19.10.2016 tarihinden davalı kurumca yapılan aylık kesme işleminin iptali ile kesildiği tarihten vefat tarihine kadar geçen dönemde ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile birlikte davacı mirasçılara ödenmesine, birleşen … 36. İş Mahkemesi 2017/488 E sayılı dosyasındaki talep yönünden, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı/ birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının boşandığı eşi ile yaşadığının sabit olduğunu, davacının itirazının haksız olduğunu ileri sürmüş ve mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davalısı birleşen dava davacısı Kurumun istinaf başvurusunun kabulüne, … 21. İş Mahkemesinin 2018/222 Esas, 2019/285 Karar sayılı 17.09.2019 tarihli kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen … 36.İş Mahkemesi’nin 2017/488 esas 2019/56 Karar sayılı dosyası yönünden, davanın kısmen kabulüne, … 37.İcra Müdürlüğü’nün 2017/1601 esas sayılı dosyasında 68.250,96 TL asıl alacak, 21.183,23 TL işlemiş faizi yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20’si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl davada davacı/ birleşen davada davalı … mirasçıları temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı/birleşen davada davalı muris … mirasçıları vekili, …’ın gerçek bir boşanma işlemi gerçekleştirip kabinde yıllardır beyan ettiği evinde yalnız başına oturduğunu, boşandığı eski eşi ile fiilen birlikte yaşamadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali, birleşen davada ise itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 56 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı/birleşen davada davalı … mirasçılarının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, …, … ve …’nın oyları ve oy çokluğuyla,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.
(M)
Davacı-birleşen davalı
…
…
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın eşinden 2005 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2016 yılında yapılan denetim sonrası eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile 2008-2016 yılları için 5510 sayılı Kanun’un 56 ıncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, onanması görüşüne katılınmamıştır.