Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14074 E. 2022/16629 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14074
KARAR NO : 2022/16629
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :

Dava, fiilen çalışmadığı halde sigorta bildirimi yapılan davalının hizmetlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı …’ın 29.12.2009-10.03.2013 tarihleri arasında davacı işyerinden sigortalı gösterilmiş olduğunu, davacı işyerinin eski ortağı olan …’ ın eşi olan davalının davacı işyerinde herhangi bir fiili çalışmasının olmadığını, davacı işyerinin eski ortağı olan …’ ın davalının emekli olabilmesi için davalıyı sigortalı göstermiş olduğunu, davalının ev hanımı olduğunu ve davacı işyerinde fiili çalışmasının olmadığını ileri sürerek, davalının davacı işyerinden davalı kuruma bildirimleri yapılmış olan 29.12.2009 – 10.03.2013 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptalini talep ve dava etmiştir.

II- CEVAP:
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sigortalı hizmet cetvelindeki bildirimlerinin yapılmış olduğu işyerleri incelendiğinde, ön muhasebe alanında çalışmış ve bu alanda deneyim sahibi olduğunun görüleceğini, davalının davacı işyerine bağlı olarak evden çalışmış olduğunu, davalının işlerini evden yapmasının işyerine gitmemiş olmasının işçi-işveren ilişkisi olmadığının ve davalının çalışmalarının fiili çalışma olmadığını göstermeyeceğini, davalının davacı şirketin ortağı olan … ile evlenene kadar muhasebeci olarak çeşitli firmalarda çalıştığını, evlendikten sonra eşinin davacı şirketin muhasebe işlerini yapmasını teklif etmesi ile işinden ayrılarak davacı şirkete bağlı olarak çalışmaya başladığını, davalı ile davacı şirket ortağı olan eski eşi …’ ın ücret konusunda çalışmaya başlarken anlaştıklarını fakat eşinin davalıyı geçiştirdiğini, davalı ile davacı şirket yetkilisi eşi arasında çıkan husumet sonucu davacının sigorta çıkışının yapılmış olduğunu, davalının davacı şirkete … 16. İş Mahkemesi’ nin 2013/832 E Sayılı alacak davası konulu davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın reddine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davalının fiili ve gerçek bir çalışmasının bulunmayıp o deönem evli olduğu eşinin şirketi üzerinden sigorta bildirimlerinin yapıldığı, davalının yabancı dil bilmeyip tercümanlık yapamayacağı, tanıkların da davalının gerçekte çalışmadığını beyan ettikleri, itibar edilen bilirkişi raporunda bilirkişinin objektiflikten uzak kendi görüşlerine yer verildiği, kurumca işyerinde yapılan denetimde davalının tercüman olarak çalıştığını beyan eden kişinin davalının eşi değil eşinin kardeşi olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, kuruma bildirilen sigortalılık sürelerinin fiili ve gerçek olmadığı gerekçesiyle iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmişse de verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Davacının bildirim yapan işyerinde ne iş yaptığı mahkemece somut olarak belirlenmeli, ön muhasebe işlerini yaptığı iddia edildiğinden şirket adına imzalayıp düzenlediği belgeler araştırılmalı, denetimde tercümanlık yaptığı beyan edildiğinden bu hususta araştırma yapılarak çelişki giderilmeli, tercümanlık yapmış ise hangi konularda hangi çevirileri yaptığı araştırılmalı, işçilik alacakları dosyası da getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.