YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14113
KARAR NO : 2023/1950
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/236 E., 2022/201 K.
DAVALILAR : 1- … vekili Avukat … 2- … Gıda San. ve Tic. A.Ş.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 16.12.2014
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … Gıda San. ve Tic. A.Ş. işçisiyken 19.06.2012 tarihinde maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunu tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile davacının iddiasına yönelik kurumca yapılan incelemeye göre olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğinin belirlendiğini, Kurumun yaptığı işlemin kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı … Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilkeçesi ile iddia edilen şekilde belirtilen tarihte işyerinde davacının kaza geçirmediğini, iddia konusu sakatlığının önceye dayandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2016 tarih, 2014/1612 Esas, 2016/354 karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile davacının davalılardan … Gıda San. ve Tic. A.Ş.’de çalıştığı sırada 19.06.2012 tarihinde maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 11.01.2017 tarihli ve 2016/154 Esas ve 2017/36 Karar sayılı kararı ile; “Dava konusu olayda; davalılarca, “davacının dizindeki rahatsızlık ile işe girdiği, olay tarihinde dizindeki rahatsızlığın nüksettiği” iddia olunmuşsa da, davalıların bahsettiği 02.04.2012 tarihli doktor raporunda, davacının rahatsızlığına ilişkin bir hususun belirtilmemesi de dikkate alındığında, bu konuda somut delilin olmadığı, davalı işyerinde idareci olarak çalıştığı anlaşılan davalı tanıklarının, gündüz çalıştıklarını, olayı görmediklerini, davacının dizindeki rahatsızlığın önceden de olduğu ve olay tarihinde nüksettiğinin belirtildiği anlaşılmış ise de bu tanıkların, davalı işyerinde idareci olmaları ve beyanlarının net olmaması karşısında, beyanlarına itibar edilmediği, her ne kadar davalı işyeri bordroları getirtilmese de, ihtilaflı dönemde davalı işyerinde çalıştığı sabit olan tanık beyanlarından, “davacının olay tarihinde ve olayın meydana geldiği iddia olunan saatte görevli olduğu, davalı işyerinin peynir yapılan işyeri olduğundan, yapılan işin niteliği gereği yerlerin devamlı surette ıslak olduğu” hususunda tereddüt olmadığı, buna göre davacının peynir üzerine konulan ağırlık demirlerini taşırken ayağının kayması sonucu düşerek yaralandığı kanaatine ulaşılmıştır” gerekçesiyle davalılılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairenin 30.05.2019 tarihli ve 2017/1732 Esas ve 2019/5007 Karar sayılı ilamı ile “Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 19.06.2012 tarihinde davalı işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralanıp, işgöremez hale geldiği iddiasıyla olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının maruz kaldığı kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olarak değerlendirilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, dava konusu olayın nasıl meydana geldiğine olay tarihindeki gece vardiyası tanıkları da dinlenerek belirlenmeli, davacıya ait olaya ilişkin tedavi evrakları celbedilerek tedavinin olguya uygun olup olmadığı denetlenmeli, davacının sakatlığının daha önceye dayalı olduğuna dair işveren iddiası da dikkata alınarak bu yönde araştırma yapılıp sonuca göre karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, uyuşmazlık konusu husus yeniden usulunce incelenip, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” gerekçesine dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve değerlendirme neticesinde; ” davalı şirket vekilinin belirttiği hastahaneden davacının 2004-2014 tarihleri arasındaki tedavi kayıtlarının istendiği, dosyanın ortopedi uzmanı bilirkişiye verildiği, uzman bilirkişi raporunda 19.06.2012 tarihinde oluşan patella kırığının daha önceden olmasının mümkün olmadığı, düşme sonrası oluşmuş olduğunun bildirildiği, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ihtilaflı dönemde davalı işyerinde çalıştığı sabit olan tanık beyanlarından, davacının olay tarihinde ve olayın meydana geldiği iddia olunan saatte görevli olduğu, davalı işyerinin peynir yapılan işyeri olduğundan, yapılan işin niteliği gereği yerlerin devamlı surette ıslak olduğu hususunda tereddüt olmadığı, buna göre davacının peynir üzerine konulan ağırlık demirlerini taşırken ayağının kayması sonucu düşerek yaralandığı, tanık …’nın davalı şirkette idareci olduğundan ve diğer tüm deliller karşısında beyanına itibar edilmediği, olayın sigortalının işyerinde ve işverenin emrine amade olduğu sırada iş kazası geçirmek suretiyle oluştuğu, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde iş kazasının tanımının net olduğu, buna göre bir olayın iş kazası sayılabilmesi için sigortalının hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğraması ve 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi a, b, c, d, e fıkralaındaki durumlardan birinin kapsamına girmesi gerektiği, belirtilen hallerin birlikte gerçekleşme koşulu olmayıp, herhangi birinin gerçekleşmesinin yeterli ve gerekli olduğu, ayrıca işçinin bir iş görmesi gerekmeyip, işyerinde bulunduğu sırada işi yapmasa bile mesai saatleri içinde olması, iş için çağırılmış olması veya başka bir şekilde hizmet akdi sonucu işyerinde bulunması, yani işverenin emrine amade olmasının yeterli olduğu, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre işverenin davacının geçirdiği iş kazasını diğer davalı kuruma bildirmediği, kayıtlara geçirmediği, bu haliyle yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere olayın işyerinde meydana gelip, olayın iş kazası olarak kabulüne yönelik karar verilmiştir” gerekçesine dayalı olarak davanın kabulüne, davacının davalılardan … Gıda San. ve Tic. A.Ş.’de çalıştığı sırada 19.06.2012 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tespitine, şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile davanın husumetten reddinin gerektiğini, şirketin davalı sıfatıyla yargılamaya dahil edilmesi gerekse de vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçlardan sorumlu tutulmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin değerlendirmenin tanık beyanları hatalı yorumlanarak ve dosya kapsamında yer alan tek hekimli bilirkişi raporuna dayandırıldığını, bunun ötesinde kararın gerekçesine dair hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, olaya ilişkin doğrudan görgüleri bulunmayan tanıkların duyuma dayalı beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, eksik incelemeyle tanzim edilen denetime elverişsiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile salt tanık anlatımlarından yola çıkarak davacının geçirdiği iddia edilen olayın iş kazası olarak kabulü mümkün olmadığını, tanık …’un davacının gece vardiyasında düşerek ayağının şiştiğini beyan ettiğini, oysa davacının yaralanmasının “patella kırığı” yani diz kapağı kırığı olduğunu, tanık anlatımı ile davacının yaralandığını iddia ettiği bölgenin farklı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan şirket nezdinde çalıştığı sırada 19.06.2012 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 saylı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … Gıda San. ve Tic. A.Ş vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…