YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14121
KARAR NO : 2023/312
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2019 E., 2022/1878 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 10.05.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/661 E., 2020/153 K.
Taraflar arasındaki prime esas ücretin tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya ait nakış atölyesinde ustabaşı olarak 06.06.2012 – 17.02.2017 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin sgk prim günlerinin tam ve gün atlanmadan yatırıldığını, ancak sigorta primine esas alınan ücreti tüm çalışma döneminin asgari ücret baz alınarak yatırıldığını, oysaki müvekkilinin, davalının işyerine 2.600,00 TL ücretle başlamış olup 2013 yılında 2.750,00 TL 2014 yılında 2.900,00 TL, 2015 yılında 3.050,00 TL, 2016 yılında 3.200,00 TL 2017 yılında ise 3.350 TL ücret aldığını, fakat işe girişinden çıkışına kadar hep o seneki asgari ücret baz alınarak müvekkile ait Sgk primi yatırıldığını, müvekkilinin aldığı ücretin prime esas kazanç olarak gösterilmediğini beyanla müvekkilinin sigorta primine esas kazancın tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, usul hukuku bakımından yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının, … Organize Sanayi Bölgesindeki işyerinde 04.06.2012 tarihinde asgari ücretli olarak işe girdiğini, davacının maaşının asgari ücret üzerinden ödendiğini beyanla öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, esasa girilmesi halinde ise hukuki dayanaktan yoksun haksız ve yersiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; 5521 sayılı İş Mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin yasanın 5. maddesi hükmüne göre iş davalarının genel yetki kuralından hareketle ya davalı ikametgahında ya da işçinin işini yaptığı yer mahkemesinde açılacağını, yetkili mahkemenin işçinin çalıştığını iddia ettiği … İş Mahkemesi olduğunu, kurum kayıtlarının tetkikinden davacının, dava konusu dönem itibariyle hizmetlerinin tam olarak bildirilmiş olduğunun tespit edildiğini, davacının, öncelikle dava konusu dönem itibariyle almış olduğu aylık ücretlerini resmi belgelerle ispat etmesi gerektiğini, o döneme ilişkin ücret bordroları, banka ödeme dekontlarını temin ederek davacının almış olduğu gerçek ücretin tespit edilmesi gerektiğini, bu mümkün olmazsa piyasa araştırması yapılarak aynı işyeri ve vasıftaki çalışan kişilerin emsal ücretlerini tespit edilmesi ve buna göre davacının almış olduğu gerçek ücretin tespit edilmesi gerektiğini, kurumun bu tür davalarda yasal hasım olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, dava sübutla sonuçlansa bile aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, kurum işleminin yasal olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davacının ücretinin 2012 ile 2017 arası artarak 2.600,00 den 3.350,00 TL ücret olduğunun iddia edildiği, bu miktarların HMK 200 maddesi uyarınca (2012 yılı 2.600,00 TL, 2013 yılı 2.750,00 TL, 2014 yılı 2.900,00 TL, 2015 yılı 3.050,00 TL..2017 yılı 3.350,00 TL) senetle ispat sınırını aştığı gözetilerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarih, 2010/10-480 E., 2010-523 K., 19.06.2013 tarih 2012/101617 E., 2013/850 K., sayılı kararları uyarınca dava konusu ücretlerin yazılı delille kanıtlama zorunluluğu bulunduğundan, iş bu hususta da yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin ret gerekçesinde belirttiği 2010 tarihli Yargıtay Genel Kurul kararının bu tür davalarda asgari ücretin üzerinde yapılan ödemelerin ancak yazılı belge ile ispat edilebileceği yönünde olduğunu, yazılı delil dışında tanık delilleri bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesince Yargıtay’ın bu kararını esas alarak davayı reddettiğini, iddia ettikleri hususların dosya içerisinde mevcut olan tanık delili ile sabit hale geldiğini, işçi lehine yorum ilkesinin ihlal edildiğini, davacının hayatın gerçekleri açısından değerlendirildiğind yazılı bir belge ile ispat zorunluluğu içine sokulmasının doğru olmadığını, iş verenler asgari ücretin üzerinde ödeme yaptıkları ancak asgari ücretten primi bildirdikleri işçilerin ilave ücretlerini hiç bir şekilde yazılı ya da resmi kayıtlarda göstermediklerini, gizlediklerini, bu durumda bu tür davalarda işçilerin hiç bir şekilde haklı çıkamayacaklarını, bunun adil olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı dönemde prime esas kazancının asgari ücret olarak bildirildiği, davacının ücret sözleşmesinde ücretin asgari ücret olarak kararlaştırıldığı, dört aylık ücret bordroları dışındaki tüm ücret bordrolarının imzalı olduğu, tespiti talep edilen ücretin tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, aksine yazılı belge bulunmadığı, salt tanık beyanlarının ispata yeterli olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda müvekkilin ücret bordlarına imza atarken bilinçli olarak atmadığı gibi işverenin baskı ve tehdit unsuru altında çalışma ilişkisi ile ilgili bir takım belgeleri imzaladığını zannederek imzaladığı, bu nedenle burada yazılı delil kuralından uzaklaşılarak diğer başka deliller ile fiili gerçeğin araştırılması gerektiği, müvekkilin tekstil ürünleri üzerine nakış işlemesi yapan bir ustabaşı olduğu, böyle bir zanaatı icra eden müvekkilin asgari ücret üzerinden çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mahkeme gerekçelerinin hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 80. madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…