YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14138
KARAR NO : 2022/16679
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalı … nezdinde 15.09.1989 tarihinde çalışmaya başladığını, 9 ay süreyle çalıştıktan sonra 20.06.1990 tarihinde işten çıkarıldığını, işe giriş bildirgesinin kuruma verildiğini, davacı tarafından yaşlılık aylığı bağlanması talebi ile Kuruma müracaat edildiğini, ancak süre ve prim gün sayısının eksik olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiğini belirterek, davacının 15.09.1989-20.06.1990 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile; davacının müvekkili işyerinde 15.09.1989 tarihinden itibaren 2 ay süre ile çalışarak 15.11.1989 tarihinde abisi ile birlikte iş kuracağını söyleyerek kendi isteğiyle işten ayrıldığını, işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, ancak muhasebe elemanı tarafından primlerin sehven yatırılmadığını, hatanın muhasebe elemanından kaynaklandığını belirterek, davacının 15.09.1989 tarihinden 15.11.1989 tarihine kadar çalıştığının tespiti ile davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile,
1-a)Davacının davalı … ünvanlı … sicil sayılı işyerinde 15.09.1989 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine,
b)Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçeleri tekrarla; kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasal mevzuat gereği olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, davanın haksız ve yersiz açıldığını, yasal dayanaktan yoksun olduğunu, reddi gerektiğini, kararın usul yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; davacının davalıya ait işyerinde 15.09.1989-20.06.1990 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti talebiyle açılan davada, mahkemece; davacının davalı … ünvanlı … sicil sayılı işyerinde 15.09.1989 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiği anlaşılmış ise de, çalışma olgusunun varlığına ilişkin tüm deliller irdelenmeden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle verilen karar yerinde değildir.
Eldeki dosyada; 30.04.1971 doğumlu olan davacının hizmet cetveli incelendiğinde; talebine konu dönemde herhangi bir sigortalılık kaydının bulunmadığı, davacının, davalı … unvanlı işyerinde 15.09.1989 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin 29.12.1989 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettiği, … unvanlı iş yerinin 02.01.1984 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.08.1992 tarihinde kanun kapsamından çıktığı, mahiyetinin kuyumcu atölyesi olduğu, dosya kapsamında çalışma olgusunun varlığına ilişkin olarak dinlenen ve tek bordro tanığı olduğu anlaşılan …’ın ifadesinde, davacıyıyı tanımadığı beyan ettiği, nitekim davalı işveren nezdinde çalışma döneminin de, davacı yanın çalıştığını iddia ettiği dönemin dışında, 1989/01 döneminde gerçekleştiği, kolluk ve belediye vasitasıyla yapılan araştırma sonucunda da kamu tanığının tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında, mahkemece öncelikle davacının ve davalının beyanı alınmak suretiyle, davalı yanında çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği dönemde, davalıya ait işyerinin bulunduğu iş hanında davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olduğu sorulmalı, anılan işyerinde davacının kendisinden başka kimlerin çalıştığı, davacının ücretini nasıl aldığı sorulmalı, tespit edilen tanıkların resmi kayıtlar nazarında komşu işyeri tanıkları olup olmadığı belirlenmeli, davacının çalışma iddiasına yönelik olarak ayrıntılı bilgilerine başvurulmalı, varsa beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, bu şekilde toplanan deliller ışığında, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.