Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14149 E. 2022/17047 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14149
KARAR NO : 2022/17047
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 01.01.1996 tarihinden itibaren davalı üniversitenin … Uygulama çiftliğinde hayvan bakımı ve sair çiftlik işlerinde hizmet akdi ile çalışmaya başlayıp, kesintisiz işine halen devam ettiğini, 01.01.1996-15.11.2007 tarihleri arası geçici işçi statüsünde 8-9 ay Maliye Bakanlığı vizesi ile çalıştığını ancak bütün yıl … Uygulama çiftliğinde fiili çalışmasını sürdürdüğünü, davalı idarenin sadece 1 aylık ücreti ödeyerek davacıyı kalan 3 veya 4 ay daha aralıksız çalıştırmaya devam ettiğini,, işyerinin niteliğinin fiilen ve aralıksız çalışmayı gerektirdiğini, davacının 2007 yılında çıkan 5620 sayılı Yasa’nın tanıdığı haktan yararlanarak kadrolu işçiliğe geçtiğini, bu tarihten sonra davacının çalışmasının işveren ait … işyerinde tam süreli ve kesintisiz devam ettiği ve halen sürdüğünü, ancak kuruma eksik bildirimde bulunulduğunu, emsal nitelikli davacı ile aynı işyerinde aynı dönemde aynı statüde ve görevde çalışanların açtığı davalar sonucu verilen karar ile vizesiz dönemin tamamında ve tam yıl fiilen kesintisiz çalıştığının tesbit ve hükme bağlandığını, bu nedenle davacının davalı işyerinde 01.01.1996-15.11.2007 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, zamanaşımının gerçekleştiğini, hizmetlerin kuruma eksiksiz bildirildiğini, davanın reddi gerektiğini, feri Müdahil kurum vekili, 6552 sayılı yasa 64. Maddesine göre feri müdahil olan kurum aleyhine hüküm kurulmamasını, varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini beyan etmişlerdir.
MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın kısmen kabulüne, davacının 06.03.1996-15.03.2007 tarihleri arasında kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle çalıştığının tespitine karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esasdan reddine karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı … vekili, davanın süresinde olmadığını, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının 01/01/1996 tarihinde imzalamış olduğu iş akdi ile geçici işçi olarak göreve başladığını, bu sözleşmeye göre en az 8 ay en fazla 10 ay çalıştırıldığını, kalan aylarda ise işçilerin mağduriyetlerinin en aza indirmek için kendi istekleri doğrultusunda sözleşme imzalanmak sureti ile ihtiyaç duyulan dönemde günlük çalıştırıldığını, davacının iş sözleşme imzalatılmadan ve hiçbir ücret ödemeden çalıştırılmasının mümkün olamayacağını davacının kesintisiz çalışmasının olmadığını, davacının çalıştığı dönemde bildirimlerinin yapılmış olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Feri Müdahil Kurum vekili, kurum tarafından yapılan işlem hukuka uygun olduğunu, davacı tarafından yapılan başvuru kurum tarafından haklı olarak reddedilmiş dolayısıyla kurum tarafından yapılan işlemler uygun olup kurum işleminde bir hukuka aykırılık olmadığını yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı kanunun 79/10 maddesi ile 5510 sayılı kanunun 86/9 maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; Davacı 01.01.1996-15.11.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının hizmet cetvelinde 1996/1-2007/2 dönemleri arasında bildirimlerinin olduğu, bazı aylarda tam, bazı aylarda kısmi bildirimlerinin yapıldığı, davalı iş yerinden davacı adına verilmiş 06.03.1996 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada dinlenen tanıklar davacının iş yerinde çalıştığını beyan etmişler ise de, davacının kısmi bildirimlerinin olduğu dönemde tanıkların da kısmi bildirimlerinin olması karşısında; davacıyla aynı birimde görev yapan memur, müdür, müstahdem gibi çalışanlar tespit edilerek tanık olarak beyanları alınmalı, dinlenen tanıklara ilişkin hizmet cetvelleri celp edilmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, fer’i müdahil kurum ve davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.