Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14201 E. 2023/1083 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14201
KARAR NO : 2023/1083
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/25 E., 2022/198 K.
DAVA TARİHİ : 09.07.2014
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylıklarını kesen kurum işleminin iptaliyle, kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmesi, kuruma borçlu olmadığının tespitini tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece,
“Davanın kabulü ile

1-SGK Gaziosmanpaşa SGM ‘nin 07.02.2014 tarih B.13.2SGK.0.10.01.05-3/10691495 sayılı işlemi ile 22.01.2014 tarihli B.13.2SGK.0.10.01.05-3/1122417 sayılı işlemlerin iptali ile davacının bu işlemler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine,

2-Davacının kesilen maaşlarının ödeme tarihinden itibaren aylıkların bağlanmasına” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; “eşlerin nüfus müdürlüklerinden temin edilen adreslerindeki komşu, kapıcı ya da yöneticilerden kanaat edinmeye yetecek kadarı tespit edilerek mahkemece resen dinlenmeli, denetim raporunda ifadesi alınan …’in de beyanlarına başvurulmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilerek ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“Davanın kabulü ile

Davacı hakkında SGK Sigortalılık Emeklilik Dairesi Başkanlığının 07.02.2014 tarih B.13.2.SGK.0.10.01.05-3/1061495 sayılı işlemi ile yine SGK Sigortalı Emeklilik Dairesi Başkanlığının 22.01.2014 tarih B.13.2.SGK.0.10.01.05-3/1122417 sayılı işlemlerinin iptali ile davacının bu işlemler nedeniyle kuruma borçlu olmadığının tespitine, kesilen maaşların ödenmesi gereken tarihten itibaren aylık olarak bağlanmasına” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, tanık beyanlarının çelişkili ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu dönemde davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 428 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ve 439 uncu maddenin 2 nci fıkrası ile 5510 Kanun’un 56 ncı madde hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)

3. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

4. Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma ilamında yazılı … dinlenmiş ve karar verilmiştir.

5. Bozmada yer alan “eşlerin nüfus müdürlüklerinden temin edilen adreslerindeki komşu, kapıcı ya da yöneticilerden kanaat edinmeye yetecek kadarı tespit edilerek mahkemece resen dinlenmeli” gerekçesine istinaden kolluğa müzekkere yazılmış ise de kollukça müzekkereye muameleten cevap verilmiş olup, yukarıda yazılı bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.

6. Mahkemece bozma gereği yerine getirilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine,

Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’nın oyları ve oy çokluğuyla,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.

(M)

KARŞI OY GEREKÇESİ

Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 2002 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına boşanma kararı verildikten sonra 2011 yılında ölen babasından dolayı 2011 yılında bağlanan yetim aylığı yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.

Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.

Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır. Kaldı ki davacı boşandığında baba halen yaşamaktadır. Bir kişinin ilerde ölecek babasından aylık almak için önceden boşandığını, kabul etmek saiklerle hareket etmek demektir. Murisin ölümünden önce eşinden ayrılan kadının, murisinden kalan sosyal güvenlik hakkının devamı niteliğinde olan yetim aylığından mahrum bırakılmaması, sosyal devlet olmanın gereğidir. Davacının burada boşanma hakkını kötüye kullandığından söz edilemez.

Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının onanması gerekirken fiili birlikteliğin artırılması yönündeki bozma görüşüne katılınmamıştır.