YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14223
KARAR NO : 2022/16621
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 02/01/2018-18/02/2019 tarihleri arasında genel müdür olarak kesintisiz çalıştığını, sigorta bildiriminin yapılmaması nedeni ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan başvuru neticesinde düzenlenen müfettiş raporu ile 19/03/2018 tarihinden sonra davalı işyerinde geçen çalışmalarının kabul edildiğini, önceki çalışmalarının tespitinin yapılmadığını, davalı işyerinin daha önce … …. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak faaliyet gösterdiğini ve ünvan değişikliği yaparak … … A.Ş. ismini aldığını, çalışmasının kesintisiz devam ettiği belirterek, 02/01/2018-18/02/2019 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının şirketlerine danışmanlık verdiğini, hizmet akdine dayalı çalışmasının olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, iddianın yöntemince araştırılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davacının 02/01/2018 – 18/03/2018 tarihleri arasında davalı şirkette 5.000,00 TL ücret ile 76 gün süre ile çalıştığının tespitine, bildirilmeyen 76 gün sürenin … İl Müd.’ne bildirilmesine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Feri müdahil Kurum vekili, davacıya danışmanlık ücreti ödenmiş olup arada hizmet akdi bulunmadığı, tanık beyanlarının çelişkili olup davanın ispatlanamadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Dava 02.01.2018 – 18.02.2019 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Öncelikle davacının davalı … A.Ş. yanında 02.01.2018’den itibaren çalışma iddiası, davalının kanun kapsamına alınış tarihiyle çelişmekte olup, davacı ve bir kısım tanıkların önce … şirketinde işe başladıkları, daha sonra davalı şirketten bildirim yapıldığı beyanları karşısında şirketler arasındaki ilişkinin belirlenmesi gerekip, bu belirleme yapılmaksızın karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece … şirketlerinin ticaret sicil kayıtları getirtilerek, ortakları, temsilcileri, faaliyet alanları, kayıtlı adresleri belirlenmeli, aralarında ne tür bir ilişki olduğu somut olarak ortaya konulmalı, … Şirketi’nin talep döneminde farklı bir faaliyeti varsa HMK.124.md. kapsamında bu şirkete de husumet yöneltilerek göstereceği deliller toplanmalı, davacının hizmetinin hangi sürelerde hangi işyerinde geçtiği somut olarak belirlenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Öte yandan davacının sigorta primine esas kazancının tespiti bakımından gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın salt 04.05.2018 tarihli gider pusulasıyla danışmanlık ödemesi adı altında ödenen tutarın prime esas kazancın tespiti için yeterli olmadığı, yöntemince araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen istinaf isteminin esastan reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.