Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14225 E. 2023/161 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14225
KARAR NO : 2023/161
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/430 E., 2014/616 K.
DAVALILAR : 1-…
2- … Sigorta A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 12.06.2014
KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı …’in geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığını, müvekkili Kurum tarafından iş göremezlik ödeneği yapıldığını, kazanın oluşumunda davalı …’in asli, sigortalının ise kusursuz bulunduğunu, bu nedenle kurum zararının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Cevap dilekçesi verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen kararı ile “Davalı …’in dava dilekçesi ile bildirilen tebligat adresine yapılan tebligatın adreste tanınmaması nedeni ile iade edildiği, ceza dosyasında da herhangi bir adresin bulunmadığı, tüm aramalara rağmen adresin tespit edilemediği, HMK’nun 119/2 inci maddesi gereğince bu eksikliğin tamamlanması için davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verilmiştir. Kesin süreye rağmen davacı taraf ihtara uymamıştır.

Davacı tarafın kesin mehili yerine getirmediği anlaşılmakla…” gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanun’un 119 ncu maddesinin 2 nci fıkrasının somut olayda uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119 ncu maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde, davalı …’in adresi olarak kalmış olduğu oteli gösterdiği, bu adrese yapılan tebligatın tanınmadığından bahisle iade geldiği, mahkemece, tüm aramalara rağmen adresin tespit edilememesi nedeniyle davacıya bir haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen eksiklik giderilmediği için yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.

2.Öncelikle aynı olay nedeniyle yürütülen ceza dava dosyasında, davalı için … sokağı 10/1-74 nolu daire … Astana Kazakistan adresinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

3.Diğer taraftan, dava dilekçesinde davalı tarafın gerçek adresinin gösterilmesi ve gerekli tebligat giderlerinin verilmesi davacı tarafa ait bir görev ve yükümlülük ise de, davalı tarafın adresinin davacı tarafından bilinmemesi veya bilinen adreste davalıya tebligat yapılamaması halinde dosyadaki bilgi ve belgelerden de yararlanılarak davalının bilinen en son adresinin tespiti için zabıta araştırması yaptırılması, kamu kurum ve kuruluşlarından adres sorulması ve bu yolla davalı tarafın tebligat adresinin bulunması, dava dilekçesi ve duruşma oturum gününün davalı tarafa tebliğe çıkarılması işlemlerinin mahkemenin görevi olduğu, mahkemenin kendi görevine giren bu işlemlerin yapılması için davacı tarafa süre veya kesin süre veremeyeceği, ancak adres tespit edildikten sonra tebligat masraflarını yatırması için süre verebileceği kuşkusuzdur.

4.Tebligatın kimlere, nasıl ve nerede yapılacağı ise tamamıyla şekli ve emredici nitelikte hükümler içeren 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliğinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş, Tebligat Kanunu’nun 25 nci maddesi hükmünde yabancı ülkelerde oturan kişilere, 25/a maddesi hükmünde yabancı ülkede oturan Türk Vatandaşlarına siyasi temsilcilik aracılığıyla, 26 ncı maddesi hükmünde de yabancı ülke elçilik veya konsolosluklarının istemi üzerine Türkiye’de oturan Türk Vatandaşı veya yabancı uyruklu kişilere yapılacak tebligatın usulü açıklanmıştır.

5.Az yukarıda açıklandığı üzere davalının tebligat için bilinen en son adreslerinin araştırılması, dava dilekçesi ve duruşma oturum gününün davalıya tebliğe çıkartılmasının mahkemenin görevi olduğu, bu konularda davacı tarafa süre ve kesin süre verilemeyeceği gözetildiğinde, mahkeme ihtarına uymamak herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır.

6.O halde mahkemece davalının bilinen en son adreslerinden zabıta aracılığıyla adres araştırması yaptırılmalı, davalının kaldığı otel ve yurda giriş çıkış kayıtlarına göre vatandaşlığı tespit edilmeye çalışılmalı, nerede nüfusa kayıtlı olduğu, halen yurtiçinde mi yoksa yurtdışında mı oturduğu duraksamasız belirlenmeli, bu yolla davalının en son adresinin tespitine çalışılmalı, yurtdışında oturuyorsa Tebligat Kanununun az yukarıda açıklanan hükümleri de gözetilerek Türk Vatandaşı olup olmadığına göre yurtdışı tebligatın hangi usule göre yapılacağı belirlenmeli, adres araştırması ve tebligat yaptırmanın davacı tarafın değil, mahkemenin görevi olduğu hususu gözetilmeli, adres ve davalının hangi ülke vatandaşı oldukları belirlendikten sonra tebligat için gerekli giderler belirlenmeli, bu giderlerin yatırılması için davacı vekiline uygun bir süre veya kesin süre verilmeli, masraf yatırıldığı taktirde davalı adına dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun biçimde tebliğe çıkartılmalı, davalıya yöntemine uygun biçimde tebligat yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası yönünden bir hüküm verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.