YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14257
KARAR NO : 2023/4309
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1293 E., 2022/2188 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/275 E., 2021/87 K.
Taraflar arasındaki yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili için 19.07.2020 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile SSK’lı olarak yurtdışı borçlanma talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından bu işlemlerin takip yetkisinde sözlü vekalet verdiğini aynı gün için Almanya’da konsolosluktan randevu alamadığını, Almanya noter randevuları özellikle 2019 Temmuz ayı sonunda en az 1 ay sonraya randevu verebildiğini, 01.08.2019 tarihinde 3201 sayılı Kanun’da köklü bir değişiklik olduğunu, yasa değişikliğinin 19 Temmuz 2019 tarihinde yayınlandığını ve 01.08.2019 tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiğini, Konsoloslukların vekalet konusunda aylar sonraya randevu verebildiği için müracaat tarihinde vekalet vermesinin imkansız olduğunu, yasa değişikliğinden önce acilen yurtdışı borçlanmaya müracaat edildiğini, yurtdışı borçlanma talebine istinaden, kurumun vekaletname örneği ile hizmet dökümü aslının talep ettiğini ve 3 aylık süre verdiğini, 21.11.2020 tarihinde onaylı vekaletname örneğinin yasal süresi içinde gönderildiğini, vekaletnamenin düzenleme tarihinin 24.07.2019 tarihi olmadığından bahis ile müvekkiline ait yurtdışı borçlanma talebinin kurum tarafından reddedildiğini, kurumun red cevabının hukuka aykırı olduğunu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 76 madde gereği sonradan vekalet verilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek kurum işleminin iptaline müvekkilinin 19.07.2019 tarihli müracaatının geçerli olduğunun tespitine müracaat tarihi olan 19.07.2019 tarihli asgari prim miktarı üzerinden SSK’lı olarak borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 18.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talep dilekçesinin davacının avukatı tarafından imzalandığını, 23.01.2020 tarih 1370939 sayılı yazı ile eksik bilgi ve belgelerin talep edildiğini, 24.03.2020 tarihli dilekçe ile eksik bilgi ve belgelerin gönderilmesi neticesinde, davacı tarafından avukatına 15.08.2019 tarihinde vekalet verildiğini, vekalet tarihinin dilekçe tarihinden sonra olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı idarenin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 80 inci maddesindeki düzenlenme doğrultusunda işlem yapması gerektiği, yönetmelikteki açık hüküm gözetildiğinde vekaletname sunulmadan yapılan başvuruda vekile sözlü olarak yetki verildiğinden bahisle davalı idarenin işlem tesis etmeye zorlanamayacağı ve anılan düzenlemede sonradan sunulan vekaletnameye dayanılarak vekaletname sunulmadan başvuru yapılan tarihten geçerli olacak şekilde işlem yapılabilmesine imkan tanıyan bir hüküm de bulunmadığı gözetildiğinde, 15.08.2019 tarihli vekaletnameye dayanılarak 19.07.2019 tarih ve 30836 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7186 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi yürürlüğe girmeden önceki düzenlemeye göre işlem yapılmasının mümkün olmadığı ve davalı idarenin tesis ettiği işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge adliye mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; SSİY’nin 80 inci maddesi; kurum nezdinde sigortalı dışında işlem yapacak kişileri sınırlamaya ve vekaletnamesiz işlem yapılmasını engellemeye yönelik ve vekaletnamede gelir ve aylık bağlanmasına ilişkin talepler için özel yetki verilmesine yönelik bir düzenleme olup, her ne kadar vekaletname borçlanma talep tarihinden sonra düzenlenmişse de, bunun davacının yurt dışında bulunmasından kaynaklandığı ve 3 aylık süre içinde verilen vekaletname ile borçlanma talebinin geçerli hale geldiğinin kabulü gerektiği, davanın yargı kararları ile belirlenen makul süre içerisinde açılmış olması nedeniyle davacının başvuru tarihindeki prim miktarı üzerinden borçlanabileceği kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile … 13. İş Mahkemesine ait 23.02.2021 tarih ve 2020/275 Esas ve 2021/87 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının 19.07.2019 tarihli borçlanma dilekçesinin geçerli olduğu ve asgari prim miktarı üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamında borçlanma hakkı olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili; kararın yerinde olmadığı, yeterli inceleme yapılmadığını ileri sürerek, eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 19.07.2019 tarihli yurtdışı borçlanma müracaatının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un 1, 5 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.