Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14270 E. 2023/3195 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14270
KARAR NO : 2023/3195
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1137 E., 2022/2062 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.06.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/178 E., 2021/136 K.
Taraflar arasındaki asgari işçilik nedeniyle Kurumca fark prim tahakkukunun iptali ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; SGK’nın 28.03.2019 tarihli yazısı ile davacı şirkete ait 1071181 işyeri sicil numarasında kayıtlı iş yeri ile ilgili 5510 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası ve Sosyal Sigortalar Yönetmeliğinin 117 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarına istinaden inceleme sonucunda yeterli işçilik bildiriminde bulunulmadığı gerekçesiyle, 51.070.620,06 TL istihkak üzerinden %15 asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle hesaplanan 2.955.838,22 TL gecikme cezası ile birlikte toplam 1.131.606,64 TL tutarındaki borcun 1 ay içerisinde kuruma ödenmesinin istenildiğini, davacı şirketin ihtirazi kayıtla ödediği 1.139.709,38 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 5510 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinde belirtilen 1 aylık yasal sürede açıldığı, asgari işçilik oranının belirlenmesi amacı ile uzman bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi verildiği, bilirkişi heyeti mahalline giderek gerekli incelemeleri gerçekleştirdiği, raporlarında asgari işçilik oranının %8 olması gerektiğini, ödenen 648.310,00 TL nin iadesi gerektiğinin belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 648.310,62 TL’nin 15.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının stok sahası işlekmeciliği yaptığını, asgari işçilik oranının tebliğde bulunmaması nedeniyle Asgari İşçilik Tespit Komisyonunun oranı % 15 olarak belirlediğini, bilirkişi raporunda işin tanımının eksik belirlendiğini, 302 işçi çalıştığı tespit edildiği halde işçilerin meslek kodlarının tespit edilmediğini, yapılan işin birim fiyat analizinin yapılmadığını, raporun tahmine dayalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 15.04.2019 tarihinde itirazi kayıtla ödeme yaptığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığının kabul edilmesi gerektiği, dava konusu işin gerek ihale sözleşme belgeleri gerekse yerinde yapılan denetimle dava dışı … Enerji AŞ tarafından başka bir kömür sahasından çıkarılan /temin edilen ve konveyörlerle termik santral stok sahasına getirilen ve bunkerlere boşaltılan kömürün kırılması, istiflenmesi, elenmesi ve taşınması işi olduğu, sahada meydana gelen heyalanlar nedeniyle sahadan kömür çıkarılmadığı ve dekapaj işi yapılmadığı, sözleşmede sağlanmış olan makineler vasıtasıyla, konveyör bantları ve ve kırıcı tesisindeki operatörlerce yapıldığı, makine ağırlıklı çalışıldığı, 26.05.2017 tarih 3077 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca Belirlenen Çeşitli İş Kollarına Ait Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğin XII.Maden İşleri bölümünün 6. Sütununda % 8 olarak belirlendiği, Kurumca inşaat işi olarak yapılan belirlemenin yerinde olmadığı, 50.800.620,06 TL istihkak bedeli ve % 8 asgari işçilik oranı üzerinden 439.683,01 TL prim aslı ve 31.03.2019 tarihi itiariyle 48.222,16 TL gecikme zammı toplamı olan 487.905,17 TL üzerinden Kuruma borçlu olması nedeniyle, 15.04.2017 tarihinde itirazi kayıtla ödenen farkın iadesine dair, faiz başlangıcına ilişkin açık itiraz olmadığı da gözetilerek, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacı tarafın yaptığı işin stok saha işletmeciliği olması ve asgari işçilik oranının tebliğde bulunmaması sebebiyle SGK asgari işçilik tespit komisyonunun belirlemesi ile davacı tarafa %15 asgari işçilik fark prim borcu çıkarıldığını, işin tanımının bilirkişi raporunda eksik yapıldığını, sözleşmede geçen stok sahası işletmeciliği kısmının değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinde asgari işçilik uygulaması konusunda uzman bilirkişi bulunmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asgari işçilik uygulaması nedeni ile kurumca tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptali ile istirdat istemine yöneliktir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.