Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14277 E. 2023/8 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14277
KARAR NO : 2023/8
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1228 E., 2022/2100 K.
DAVALILAR :1-İflas halinde … Süpermarket Gıda Hayvancılık Tekstil İnşaat İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
vekili Avukat …
2-…
vekili Av. …
DAVA TARİHİ : 22.02.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/50 E., 2021/48 K.

Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, davalıya ait işyerinde 29.07.2007- 15.10.2018 tarihleri arası aralıksız çalıştığını, en son aylık net ücretinin 2.200,00 TL olduğunu, ancak maaşının asgari ücret kadarının banka hesabına yatırılıp, kalanın elden ödendiğini, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, bu nedenle davacının davalı işveren yanında 29.07.2007 – 15.10.2018 tarihleri arası çalışması nedeniyle sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı iflas idare vekili, müvekkiline husumet düşmediğini, asgari ücretle çalıştığını, imzalı ücret bordroları ve banka kayıtlarına göre çalışmaların karşılığının kuruma gerçek ücret üzerinden eksiksiz bildirilip, gerçek ücretine göre primlerinin ödendiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili iddianın usulünce ve yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya alınan ücret ödeme belgelerinde davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen tüm dönemler itibarıyla davacının imzasının yer aldığı, bankaya yatan ücretler ile ücret ödeme belgelerinin karşılaştırılmasından, ücret pusulalarında görülen ücretin SGK ya bildirilen prim tutarıyla uyumlu olduğu, dava konusu döneme ait ücret ödeme belgelerinde davacının imzası yer almakla aksinin yine yazılı belgeyle ispatı gerektiği, davacının ücrete yönelik talepleri açısından yapılan değerlendirmeye göre az önce belirtildiği üzere belirtilen dönemlerde ücret ödeme belgelerinde davacının imzası yer alıp, 24.02.2021 tarihli duruşmada davacı imzalı beyanıyla ücret bordrolarındaki imza ve ismin kendisine ait olduğunu belirttiği, imza açısından hata, hile, ikrah veya tehdit iddiasında bulunulmayıp, ayrıca ispat da edilmediği, bu haliyle imzalı ücret bordrolarının aksinin eş değer yazılı belgelerle ispatlanamadığı, ayrıca iddia edilen aylık ücret tutarına göre emsal Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi senetle ispat zorunluluğu olup dava konusu edilen dönemdeki senetle ispat tutarına göre yazılı delille ispatı gerekip aksinin ispatlanamadığı, sonuç olarak davacının ihtilaflı dönemdeki çalışmalarına ilişkin prime esas kazancı ile ilgili bildirimlerin, mevcut imzalı ücret bordroları karşısında yerinde olduğu, aksinin eşdeğer yazılı delille ispatlanamadığı, dava konusu edilen dönemlerde sigorta primine esas kazanç açısından özetlenen nedenlerle iddianın usulünce ispatlanamadığı görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Somut olayda, davacının 29.07.2008 – 15.10.2018 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, imzalı ücret bordrolarında belirtilen miktar ile davacının banka hesabına yatırılan ücret tutarlarının Kuruma bildirilen ücretler ile aynı olduğu, davacının ücret bordrolarındaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, söz konusu yazılı delillerin aksini ispat edecek eş değerde bir delilin olmadığı anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 77 inci, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddeleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 200 ve 202 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.