YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1429
KARAR NO : 2022/4020
KARAR TARİHİ : 21.03.2022
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, zorunlu sigortalılığın resen tescili yönündeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası kararında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyanın incelenmesinde, davacının aslen İngiliz Vatandaşı olup sonradan Türk Vatandaşlığı alarak çifte vatandaşlığı olduğunu, kısmen İngiltere’ de kısmen Türkiye’ de ikamet etmekte olduğunu, İngiltere’de sosyal güvenlik mevzuatına tabi olduğunu beyanla, Emlak Danışmanlığı Komisyonculuğu işinden dolayı 24/07/2002 tarihinden itibaren … Vergi Dairesince gerçek usulde vergi mükellefi olduğundan bahisle, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında 01/10/2008 tarihinden itibaren adına resen tescil edilen sigortalılık işleminin iptali talebiyle açılan iş bu davada, Mahkemece bozma sonrası verilen kararında “davanın kabulü” şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde belirtilen unsurları içeren, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösterir, infazda tereddüde yol açmayacak şekilde, davacının talebi olan, Kurumca tescil edilen resen sigortalılık işleminin iptaline yönelik olarak karar verilmesi gerekirken yalnızca hüküm kısmında “davanın kabulü” şeklinde infazında tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekile hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.