Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14341 E. 2023/310 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14341
KARAR NO : 2023/310
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2368 E., 2022/1620 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.12.2017
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/202 E., 2022/66 K.

Taraflar arasındaki sahte sigortalılık nedeniyle ödenen yersiz aylıkların tahsili talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; kurumca yapılan denetim sonrası … Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası ünvanlı iş yerinde Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından 27.12.2016 tarih HCÇ:127 sayılı Sosyal Güvenlik Araştırma İnceleme ve İşyeri Durum Saptama Raporunda davalının da aralarında bulunduğu listede sigortalı olarak görünen kişilerin iş yerinde yapılan sigortalı hizmet bildirimlerinin fiili çalışma olgusuna dayanmadığını, dolayısıyla davalının iş yerinden bildirilen tüm hizmetlerinin iptal edilmesi gerektiğini, davalının 01.03.2011-01.06.2011 tarihleri arasında kuruma bildirilen hizmetlerinin gerçeği yansıtmadığını, davalının iş yerinde usulsüz olarak sigortalı gösterildiğinin tespit edildiğini, davalıya aylık bağlanmasına müstahak olmadığının anlaşıldığını, 01.08.2013-16.06.2017 tarihleri arasında davalının 41.915,25 TL yersiz olarak maaş çektiğinin belirlendiğini, bu nedenle 41.915,25 TL yersiz çekilen toplam maaş alacağının her bir maaş ödemesinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2011-01.06.2011 tarihleri arasındaki … Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasındaki çalışmasının gerçek olduğunu, davanın 5 yıllık zaman aşımı süresinden sonra açıldığını, müvekkilinin fiili çalışmasının olmadığına yönelik davacı kurumca düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını, usulsüz olarak müvekkilinin sigortalı gösterilmesinin mümkün olmadığını, haksız, usul ve yasaya aykırı zaman aşımına uğramış davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu olayla ilgili dinlenen tanıkların ortak beyanında; davalının … Şoförler Odası bünyesinde çalıştığını, bu işyerinde getir götür işlerini yaptığını istikrarlı bir şekilde beyan etmeleri üzerine davacının davasını ispatlayamadığı vicdani kanaatine varıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kurumca düzenlenen denetim raporuna istinaden davalının usulsüz olarak sigortalı gösterildiği dönemin iptal edildiğini, aynı işyerinden aynı nedenle sigortalılığı iptal edilen başka bir sigortalı tarafından kurum aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğini ve davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemizin sigortalığın iptal edildiği dönemde sigortalılığı kurumca iptal edilmeyen çalışanların beyanına başvurulması ve gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarının dinlenerek sigortalılığın gerçek olup olmadığını tespit etmek gerektiği gerekçesi ile eksik inceleme nedeni ile verilen 2019/3061 esas 2021/119 karar sayılı ve 26.01.2021 karar tarihli kaldırma kararı sonrası davalının sigortalılığın iptal edildiği işyerinde sigortalılığı iptal edilmeyen kişilerin bildirilmesi için yazılan müzekkereye iptale konu dönemde sigortalılığı geçerli olduğu bildirilen … ‘ün hizmet cetvelinin incelenmesinde uyuşmazlık konusu 01.03.2011-01.06.2011 tarihleri arasında 2011 yılı 5. ayda sadece 10 günlük hizmetinin bulunduğunun anlaşıldığı yine sigortalılığı devam eden ve yeniden beyanına başvurulan … tarafından davacının sigortalılığının iptal edildiği dönemde başkan olarak görev yaptığı ve davacının hatırladığı kadarı ile 2010 yılının sonu gibi 3 ay çalıştığı yönünde beyanda bulunulduğu çelişki üzerine tanık …’in yargılama aşamasındaki ilk beyanında davalı ile birlikte sigortalılığı iptal edilen kişileri kendisinin işe almadığı ve bu kişileri muhasebecisinin çalıştırdığı yönünde ki beyanı arasındaki çelişkinin 03.05.2019 tarihinde ki beyanının tam olarak soruları anlayamamasından kaynaklandığını ifade ettiği görülmekle, tanık …’ün davalının işyerinde çalıştığı yönündeki beyanının davalının sigortalığının iptal edildiği dönemde 10 gün çalışmış olması karşısınd,a davalının 3 aylık çalışma süresinin gerçekliğini ispata yeterli olmadığı yine dinlenen komşu işyeri tanıklarının davalının çalışmasının gerçek olduğunu yönelik beyanlarının hangi dönem ve ne kadar süre ile çalıştığı yönünde somut ifadeleri içermeyip tanık beyanlarının davalının çalıştığı tarihlere ilişkin birbiri ile çelişkili olduğu ve her ne kadar davalının sigortalılığının iptal edildiği döneminde başkanlık görevi yapan … tarafından 18.11.2021 tarihli duruşmada davacının çalışmasının fiili ve gerçek olduğu beyan edilmiş ise de aynı işyerinde sigortalılığı iptal edilmeyen ve uyuşmazlık konusu dönemde genel sekreterlik yapan …’nın davalının … Şoförler Odası bünyesinde hiç çalışmadığı ve muhasebecinin bu kişileri sigortalı gösterildiği yönündeki beyanı ile …’in 03.05.2019 tarihli duruşmada davalı ile birlikte sigortalılığı iptal edilen kişileri kendisinin işe almadığı ve bu kişileri muhasebecisinin çalıştırdığı yönündeki beyanının birbirini doğruladığı bu halde davalının sigortalılığı iptal edilen 01.03.2011-01.06.2011 tarihleri arasında ki dönemde … Şoförler Odası bünyesindeki çalışmasının gerçeği yansıtmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde başkanlık görevi yapan …’in ve genel sekreterlik görevi yapan …’nın 03.05.2019 tarihli duruşmada ki beyanları sabit hale geldiği anlaşılmakla, mahkemece önceki kararda olduğu gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme nedeni ile dairemizce verilen kaldırma kararı sonrası dinlenen tanık beyanlarının gerçek çalışmayı ispata elverişli olmayan beyanlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı belirtilerek, “Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile; 41.915,25 TL maaş alacağının, her bir maaş ödemesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle müvekkil …’nun 01.03.2011-01.06.2011 tarihleri arasındaki çalışmasının ve bildiriminin gerçek olduğunu, davacı kurum raporunda ifadesine müracaat edilen şahısların müvekkilden sonra çalıştıkları, müvekkil ile aynı dönemde çalışmadıkları belli olduğundan rapora esas alınmasının doğru olmadığı, dinlenen tanık beyanları incelendiğinde ve müvekkilin çalıştığı dönemde iş yerinin orada sık sık görülmesi birlikte değerlendirildiğinde iş yerinde çalıştığının anlaşıldığı, belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeni ile haksız ödenen yersiz aylıkların tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86.maddesidir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.