Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14367 E. 2023/160 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14367
KARAR NO : 2023/160
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/1149 E., 2022/246 K.
DAVALILAR : 1- … vekili Avukat …
2- … vekili Avukat …
3- Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu … Konut Yapı Koop.
TASFİYE MEMURLARI : 1- … 2- …
DAVA TARİHİ : 03.01.2012
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; 11.11.2008 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalı için hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın 1. derece kusurlu olduğunu, müvekkilinin işyeri güvenliği ile ilgili tüm tedbirleri aldığını, alınan bilirkişi raporunda bunu ispatladığını, ayrıca kaza tarihinde Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen olay yeri inceleme raporunda da müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığının görüleceğini, müvekkili tarafından müteveffanın hak sahiplerine maddi manevi yardım amaçlı 40.000,00 TL ödendiğini, mirasçıların imzaladıkları ibraname ile kazaya ilişkin ceza davası ve talep haklarından feragat ettiklerini, müvekkilinin kusurlu olmadığını, kusurlu olsa dahi sorumluluğuna hükmedilemeyeceğini, işverenin ölen işçinin kusuru sonucu uğranılan zararın tazmininden sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, işverenin kusursuz sorumluluğunun olduğunu düşünülse bile müteveffanın işverenin emir ve talimatlarına uymaması, iş görülürken gerekli dikkat ve özeni göstermeyip tedbirsiz davranışları nedeniyle inşaattan düşmesi sonucu işçinin kusuru ile aradaki illiyet bağının kesildiğini, müfettişler tarafından hazırlanan raporlarda çelişki olduğunu, beyanla haksız ve mesnetsiz olarak davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı … vekili dava dilekçesinde özetle: zaman aşımı defiinde bulunduklarını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin davalılar nezdinde hiçbir zaman çalışmasının olmadığını, sadece 2 günden ibaret olmak üzere inşaat iş yerinde uğramış bedeli karşılığında işçilere iş güvenliği eğitimi vermiş bunun haricinde şirket ile uzaktan veya yakından hiçbir alakası olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2013 tarihli ve 2012/4 E. 2013/1259 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 24.03.2015 tarihli ve 2014/3393 E. 2015/5520 K. sayılı ilamında; ” … işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişilerden; kusur oran ve aidiyeti ile 5510 sayılı Kanun’un 20 ve 34 üncü maddelerine uygun şekilde gerçek zarar tavan hesabı yaptırılarak, öte yandan fiili ödemenin neye ilişkin olduğu araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.”gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ” ..Davacı tarafından davalılar S.S. Yeşil … Konut Yapı Kooperatifi ve …’a yönelik açtığı dava … 25. İş Mahkemesinin 26.07.2016 tarih ve 2016/1265 Esas 2016/360 Karar sayılı kararı ile Mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.

Bozma kararı sonrasında Mahkememizce alınan 06.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda Asıl işveren S.S. Yeşil … Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığı’nın (asıl işveren) %30, …’nın (alt işveren)%50, Müteveffa işçi … ‘un %10, İş güvenliği uzmanı …’un %10 kusurlu olduğu tespiti yapılmış olup daha önce alınan bilirkişi raporu ve SGK soruşturma raporu birlikte değerlendirildiğinden Mahkememizce alınan 06.06.2016 tarihli bilirkişi raporunun olayın oluş şekline uygun olduğu kabul edilerek hükme esas alınmış olup davacı kurumun alacaklarından davalıların kusurları bulunması nedeni ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine ulaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından 17.03.2022 ve 28.03.2022 tarihlerinde verilen dilekçeler ile dava konusu alacağın davalı … tarafından ödendiği beyan edilerek ödemeye ilişkin dekont sunulduğu anlaşılmıştır. Asıl dava konusu alacak tutarının 63.117,70 TL olduğu, birleşen dava konusunun 10.000,00 TL olduğu, davalı tarafından 14.03.2022 tarihinde 70.228,30 asıl alacak ve 61.980,10 TL faiz alacağı ödendiği anlaşılmış olup asıl davanın ve birleşen davanın ödeme nedeni ile konusuz kaldığı ve asıl ve birleşen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Ancak, dosya kapsamında bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden 6100 sayılı HMK’nın 331 inci maddesi gereği bu miktarlar yargılama gideri takdirinde davalılar aleyhine dikkate alınarak neticeten aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur,” gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; kusurlarının bulunmadığını, kusur raporunun çelişkili olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini aleyhe vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 11.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödene ilk peşin sermaye değerli gelirin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, uyulan bozma ilamı sonrası aldırılan 06.06.2016 tarihli kusur raporunda asıl işveren S.S. Yeşil … Konut Yapı Kooperatifinin %30, …’nın %50, sigortalının %10, İş güvenliği uzmanı …’un %10 oranında kusurluğu olduğunun belirtilmesi üzerine, kooperatif ve … için ayrı dava açıldığı ve işbu dava ile birleştirildiği, itiraz üzerine alınan ek kusur raporunda dosyaya sunulan yeni bilgi ve belgeler çerçevesinde, yapı kooperatifinin %30, …’nın %60, sigortalının %10 kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece, bozma öncesi aldırılan kusur raporu ve SGK soruşturma raporu birlikte değerlendirilerek 06.06.2016 tarihli kusur raporu nazarında karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.

2. Davalı …’ın işyeri için, yapı işlerinde sağlık ve güvenlik yönetmeliğinde sayılan önlemlere yer verilmiş şekilde risk raporu tanzim ettiği ile iş güvenliği konusunda eğitim verdiği sonrasına yönelik ve kaza tarihini de içine alacak şekilde olmak üzere iş yeri ile ilgisi bulunduğuna dair her hangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla bu hususları içeren ek bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu gözetilmeksizin karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.