YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14394
KARAR NO : 2023/54
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/1286 E., 2020/76 K.
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
2-… adına Av. …
3-… 4-…
MİRAS BIRAKAN : …
DAVA TARİHİ : 13.08.2010
KARAR : Red
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi …’ın 01.10.1991 ile 30.11.1991 tarihleri arasında davalıların muri … ‘e ait bina inşaatı işyerinde inşaat işçisi ve bekçi olarak geçen hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; 5 yıllık hakdüşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, 506 sayılı 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça çalışma olgusunun varlığının şart kılındığını, günlük ve yevmiye usulü çalışan vasıfsız bir işçinin aralıksız 4-6 ay aynı işyerinde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2013 tarihli ve 2010/686 Esas, 2013/177 Karar sayılı kararıyla; gerek davacı tarafından sunulan deliller gerekse de davanın niteliği gereği Mahkemece re’sen toplanan delillerin davacının murisinin SGK kayıtlarına geçmediğini iddia ettiği hizmetini ispatlamaya yeter olmadığı ve davacının murisini tanıyan ve hatırlayan kimse bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/12033 Esas, 2015/22096 Karar sayılı ilamı ile davacının dava dilekçesinde farklı davalılara ait farklı işyerlerinde farklı zamanlarda geçen, davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istediği, birden fazla davalı hakkında aynı dava dilekçesi ile dava açılabilmesi için davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması gerektiği, davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nın 167 nci maddesi uyarınca davaların ayrılmasına karar verilmesi gerekirken birlikte görülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyularak her bir davalı işveren yönünden tefrik kararı verildiği, kurumdan davacı murisi ile aynı dönemde çalışmış işçilerin isimlerinin istendiği, kolluk birimine ve SGK’na müzekkere yazılarak komşu iş yerlerinde çalışmış işçilerin araştırıldığı, ancak davacı tarafından sunulan ve toplanan deliller ve mahkemece davanın niteliği gereği resen toplanan deliller bir arada değerlendirildiğinde, davacının murisinin hizmetini ispatlamaya yeter olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının murisinin 1991 yılında davalılar murisi …’in inşaat işinde 50 gün çalıştığı halde sadece 4 gün sigortalı gösterildiğini, işin niteliği, çalışma süresi ve tanık beyanları dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle mahkemece dönem bordrolarından resen dinlenen bordro tanıklarının davacı murisini tanımadığı veya murisin çalışma süresi konusunda beyanda bulunamadığı, davacının murisinin iddia edilen dönemde çalıştığının ispatına dair dosya kapsamında delil bulunamadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…