YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14404
KARAR NO : 2023/645
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2160 E., 2022/1907 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18.02.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/168 E., 2022/164 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacı Kurum sigortalısı dava dışı …’ın 29.11.2013 tarihinde davalı işyerinde çalışmaktayken geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 60 olarak belirlendiğini, davacı Kurumun dava dışı sigortalı için tedavi giderinden 25.798,89 TL, eczane masraflarından 800,11 TL, geçici iş göremezlik ödeneklerinden 23.839,29 TL ve dava dışı sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerli tutarından 324.511,28 TL olmak üzere toplam 374.949,57 TL zarara uğradığını, Kurum denetim elemanları tarafından yapılan incelemelerde kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %100 kusurlu bulunduğunu, Kurum zararının şimdilik 50.000,00 TL’sinin sarf, tediye ve onay tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma ödettirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı işverene atfedilen %70 kusur oranına itiraz ettiklerini, dava dışı kazalının maluliyet derecesinin kesinleşmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Olayın meydana gelmesinde, iş kazasının oluşumunda davalı işverenin %70 kusurlu bulunup, %70 davalı işveren kusuruna göre düzenlenen hesap raporu ile kurum alacaklarının 227.157,90 TL sürekli iş göremezlik ödemesi, 16.687,50 TL geçici iş göremezlik ödemesi, 18,059,22 TL tedavi gideri ile 560,08 TL ilaç masrafları olmak üzere toplam 262.464,70 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, 262.464,70 TL toplam kurum zararından 227.157,90 TL sürekli iş göremezlik ödemesi için onay tarihi 06.08.2015 tarihinden itibaren, 16.687,50 TL geçici iş göremezlik ödemeleri için her bir ödeme açısından ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren, 18,059,22 TL tedavi gideri ile 560,08 TL ilaç masraflarının her bir gider için ayrı ayrı sarf ve reçete tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
-Davalı tarafın dava konusu iş kazasının oluşumunda %100 kusurlu olduğunu düşündüklerini, dava konusu iş kazasının oluşumunda sigortalı …’a kusur izafe edilmesinin hatalı ve haksız olduğunu, dolayısıyla oluşan maluliyet sebebiyle yapmış olduğu peşin sermayeli gelir ödemeleri, geçici iş göremezlik ödemeleri, tedavi giderlerinden, ilaç masraflarından davalının tamamından sorumlu olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
-Yerel Mahkeme gerekçeli kararında müvekkili davalıya %70 oranında kusur atfedilerek %70 kusura dayalı müvekkili davalı aleyhinde karar verilmiş ise de daha önceki beyanlarında da belirttikleri üzere dava konusu kazanın meydana gelmesinde kazazede işçi ağır kusurlu olup müvekkili davalı aleyhine atfedilen kusur oranını ve kusur oranı baz alınarak müvekkili aleyhinde verilen kararı kabul etmediklerini, kazazede işçiye tüm eğitimler verilmiş olup belgeleri dosyaya ibraz edildiğini, sürekli iş göremezlik şartlarının oluşup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı gibi sürekli iş görmezlik ödeneğine dayalı yapılan hesaplama da hatalı ve eksik yapıldığını, kazazede işçinin iş kazası sonrasında çalışma hayatına devam edip etmediği hususunda da araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı karar verildiğini, dosyadaki bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığından Yerel Mahkeme kararı kaldırılarak itirazları da değerlendirilerek yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini, istinaf taleplerinin kabulü ile yeniden yargılama yapılarak Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılmasına karar verilerek yeniden bilirkişi raporu alınarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; işverenin %100 kusurlu olduğundan bahisle temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21,76 ıncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.
…