YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14415
KARAR NO : 2023/237
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2138 E., 2022/1934 K.
DAVALILAR :1-… vekili Avukat …
2-…
vekili Avukat …
3-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.11.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/168 E., 2020/12 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı … ‘nin yetkili şubesi olan diğer davalı … Araç Bakım Hizmetleri Otomotiv Dış Tic. Ltd. Şti.’nin Esenyurt şubesinde 01.04.2012 – 31.08.2015 tarihleri arasında departman sorumlusu olarak aylık net 6.000,00 TL ücretle çalıştığını belirterek 01.04.2012 – 31.08.2015 tarihleri arasındaki prime esas ücret tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı … Araç Bakım Hizmetleri Otomotiv Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının 03.04.2012 Ağustos 2015 tarihleri arasında departman sorumlusu olarak 1.000 TL maaş ve prim karşılığı ücretle çalıştığını, … 28. İş Mahkemesinin 2015/566 E., sayılı alacak davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, sigorta primlerinin eksik ödenmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Davalı …. vekili cevap dilekçesinde; davacının … Araç Ltd. Şti’nin çalışanı olduğunu, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespitini talep ettiği 18.02.2013 – 04.05.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde fiili olarak çalıştığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu tarihlerin de kurum kayıtlarında tescil edilmiş tarihlerle aynı olduğu, bu minvalde ihtilaf bulunmayan bu husus üzerinde hizmet sürelerinin tespitine gerek kalmadığı, davacının S.G.K Hizmet Düküm belgesinde belirtilen prime esas kazancının üzerinde bir ücretle çalıştığı yönündeki iddiasının ispatında yazılı delil bulunmaması sebebi ile, bu dönemler için kurum kayıtlarındaki prime esas ücretlerin esas alınması gerekeceği ve ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, dava dilekçesinin talep kısmında sigorta başlangıç tarihini 13.06.2006 olarak tespitine dair talep varsa da sehven yazıldığı dava dilekçe içeriğinden talebin18.02.2013 – 04.05.2017 tarihleri arasında prime esas kazanç tespitine dair olduğu anlaşılmakla, davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dinlenilen tüm tanıkların davalı iş yerinde bordrolu çalışan görgüye dayalı bilgileri olan tanıklar olduğunu, tanık anlatımları ile elden maaş alındığının ve SGK matrahının hatalı düzenlendiğinin ispatlandığını, SGK primine esas olan ücret hususunda yazılı delil başlangıcı bulunduğu için tanık beyanlarına itibar edilmelden maaş alındığının ve SGK matrahının hatalı düzenlendiğinin ispatlandığını, SGK primine esas olan ücret hususunda yazılı delil başlangıcı bulunduğu için tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini ve dosyadaki kayıtların eksik incelendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonunda davacının talep ettiği prime esas gerçek kazancın yazılı delil ile ispat sınırının üzerinde olduğu … 28. İş Mahkemesinin (2015/566 Esas) 2019/205 Esas sayılı dosyasının kesinleşmediği, davacının davalı … Araç Bakım Hiz. Otomotiv Dış Tic. Ltd. Şti. Çalışanı olduğu tespit edilerek ispatlanmayan davanın reddine karar verildiği, davanın usulden reddedilmediği davacının talebinin yazılı delil, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belgelerle ispat edemediği anlaşılmış, belirtilen hukuksal gerekçe de dikkate alınarak mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu bu itibarla davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Kuruma başvuru yapmadıkları için davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu , dinlenilen tüm tanık anlatımları ile elden maaş alındığının ve SGK matrahının hatalı düzenlendiğinin ispatlandığını, SGK primine esas olan ücret hususunda yazılı delil başlangıcı bulunduğu için tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini ve dosyadaki kayıtların eksik incelendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2-Davanın Yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun’un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 ıncı maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 inci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200 ve 202 inci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 E., – 2010/523 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 E., – 2010/524 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 E., – 2010/525 K., 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., – 2011/649 K., 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E., – 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…