Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14436 E. 2023/1949 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14436
KARAR NO : 2023/1949
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/75 E., 2022/250 K.
DAVA TARİHİ : 04.08.2010
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı murisinin davalı yanında 01.02.2005-31.12.2007 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Taş Gıda ve Teks. İht. İhr. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının murisinin, davalı şirket bünyesinde deneme amaçlı olarak sadece 2-3 yurt dışı seferine çıktığını, ayrıca belirtilen tarihlerde davacı murisinin değişik firmalarda çalıştığını, farklı firmalar adına yurt dışına çıktığını, gerek gümrük kapılarındaki kayıtların gerekse pasaport kayıtlarının bu hususları ortaya koyacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini, davanın yöntemince ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin en son 10.01.2019 tarihli ve 2014/101-2019/19 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, “davacı murisi …’ in davalı şirkete ait … sicil nolu iş yerinde 08.03.2007-16.09.2007 tarihleri arasında ve 28.10.2007 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine ve fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 02.03.2020 tarihli, 2019/2521 Esas ve 2020/1343 Karar sayılı ilamı ile;
“Somut olaya gelince; davacının talebinin 01.02.2005-31.12.2007 tarihleri arasını kapsamasına rağmen mahkemece 08.03.2007-16.09.2007 tarihleri arasında ve 28.10.2007 tarihinde bir gün süreyle çalıştığına karar verilmiştir. Şöförlük yapan bir kişinin mahkeme kararından anlaşıldığı üzere 28.10.2007 günü davalı şirket aracı ile yurt dışına çıktığından bahisle sadece bir gün sigortalı sayılmas hayatın olağan akışına aykırıdır. Uluslararası ticaret yapan davalı şirket aracı ile yurtdışına bir günlüğüne çıkış yapan kişi bu kadar kısa sürede bu görevi nasıl ifa etmiştir. Mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.

Yapılacak iş, davacının murisinin yurtta bulunduğu dönemlerde işverenin emir ve gözetim altında hazır bekleyip beklemediğini tanıklara sormak ve uyuşmazlık dönemine ait davacının murisinin yurdışına giriş çıkış tarihlerinin davalı şirkete ait veya davalı şirket tarafından kiralanan araçlarla olup olmadığının tespiti ve özellikle 28.10.2007 tarihinde yurtdışına çıkan davacı murisinin yurda giriş tarihinin tespiti ile çalışmanın sürekli mi kesintili mi olduğunu araştırarak çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun’un 2. 6. 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince kanıtlandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir” denilmek suretiyle eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda “Somut olayda, müteveffa … ‘in … sigorta sicil numarası ile 16.05.1991-24.01.2005 tarihleri arasında 434 gün, 14.01.2008-05.01.2009 tarihleri arasında 230 gün olmak üzere toplam 664 gün 4/1.a prim ödeme gün sayısı bulunduğu, davalı …. Taş. ve Teks. İht. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 1036418 027 09-85 sicil numaralı taşımacılık hizmetleri işyerinin 01.09.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 506 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı, 6. maddesinde çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacağı, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay bozma ilamı sonrasında dinlenen bordro tanıklarından … ve …’ ın, 28.10.2007 tarihinde yurt dışına çıktıysa ortalama 10-15 gün sonra geri dönmüştür.” ifadelerinin birbirini ve davacının iddialarını teyit eder nitelikte olması ile …,…,… Nakliyat isimli firmaların almış olduğu işleri komisyon karşılığında davalı firma tarafından nakliye edildiğinin belirtilmesi ve yurda giriş ve çıkış tarihleri dikkate alındığında, Davacı …’in eşi Müteveffa …’in davalı … Taş. ve Teks. İht. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.’ nin … sicil numaralı taşımacılık hizmetleri iş yerinde bir hizmet akdine bağlı olarak 08.03.2007-10.12.2007 tarihleri arasında 273 gün sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından, sigortasız olarak çalıştırıldığı 08.03.2007-10.12.2007 tarihleri arasında geçen 273 günlük süresinin 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin 8. fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespitinin gerektiği kanaatine varılmıştır ” gerekçesine dayalı olarak;

“Davanın kısmen kabulü ile, davacı murisi …’in davalı şirkete ait … sicil nolu işyerinde 08.03.2007- 10.12.2007 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece tanıkların ifadelerindeki çelişkiler göz önünde bulundurulmaksızın; ayrıca iddialar resmi belge niteliğindeki delillerle ispatlanmaksızın karar verildiğini, bilirkişi raporunun hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, çalışma olgusunun tam ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı işyerinde geçen fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, Mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.