Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14447 E. 2023/311 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14447
KARAR NO : 2023/311
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/591 E., 2022/1578 K.
FER’İ MÜDAHİL : … Başkanlığı vekili Av. …
DAVA TARİHİ :30.09.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/459 E., 2020/404 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2011 tarihinden itibaren davalı Kooperatif nezdinde gübre indirilmesi ve yükletilmesi işinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 06.04.2013 tarihinde gübre torbalarının boşaltılması esnasında kamyondaki gübre torbalarının kayıp üzerine düştüğünü, müvekkilinin “Sol Alt Ekstremite Staz Ülseri Mevcut Venöz Dönüş Bozukluğu” teşhisi konularak % 42 oranında malül kaldığını, 06.04.2013 tarihinde Dr. … Sincan Devlet Hastanesi acil servisine yapılan müracaatta müvekkilinin iş kazasına maruz kaldığını ifade etmesine rağmen hastane tarafından bir tutanak tutulmadığını, davalı kooperatif nezdinde ki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini ve sigorta primlerinin eksik yatırıldığını belirterek, müvekkilinin 01.10.2011 – 06.04.2013 tarihleri arasında davalı kooperatif nezdinde çalıştığının tespiti ile 06.04.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkili kooperatif arasında hizmet sözleşmesinin olmadığını, yapılan işin hizmet akdine dayalı olmaksızın götürü bedelle yapılan hamaliyeyle sınırlı olduğunu, davacının piyasa hamalı olarak tabir edilen ve iş için belirli yerlerde bekleyen kişi olduğunu, müvekkili kooperatifçe bu tür hamaliye işleri’nin değişik zamanlarda değişik kişiler tarafından götürü usulde yaptırıldığını belirterek davanın reddi istemiştir.

2.Fer’i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumun yaptığı işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirterek davanın reddine istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; dava dosyası kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının davalıya bağımlı olarak çalışmadığı, çağrıldığı zaman işyerine giderek gübre ve yem indirme ve yükleme işini yaptığı, delil durumu itibarıyla davacının kendi adına çalıştığının kabul edilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu dönemde hizmet akdinin bağımlılık ve zaman unsurlarının somut olayda söz konusu olmadığı ve davacı ile davalı arasında hizmet akdi bulunduğundan bahsetmenin olanaksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, davacının davalı işyerinde çalıştığını ve karşılığında ücret ödendiğini, hizmet akdinin tüm unsurlarının mevcut olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının ve komşu işyeri tanıklarının davacının hamal olduğu, bu çalışma kapsamında kooperatifin ambarına gelen ürünleri ambara indirme ya da çiftçinin kooperatiften satın aldığı ürünlerin çiftçinin aracına yükleme işini de yaptığı, ihtiyaç duyulduğunda çağrıldığı, çağrıldığında başka yerde çalışması bulunmazsa geldiği, ürünlerin ambara indirme işinde ücretin kooperatiften, davacının davalı kooperatif dışında da başka işyerlerinde de günlük hamal işleri yaptığı, kooperatifle davacı arasında bağımlılık unsuru olmadığı, davacının serbest piyasa şartlarında kendi nam ve hesabına çalıştığı anlaşılmış, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, “Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini, salt tanık beyanlarına ve gerçekten uzak bir bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulduğunu, iş akdinin unsurlarının taraflar arasında mevcut olduğunu, müvekkilinin işverene bağımlı olarak çalıştığını, aradaki iş ilişkisinin hizmet akdine dayandığını, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıdan alınmasına,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.