Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14451 E. 2023/306 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14451
KARAR NO : 2023/306
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/737 E., 2022/1712 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 25.10.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/1410 E., 2020/244 K.

Taraflar arasındaki davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların iadesine ilişkin kurum işlemlerinin iptali ile davacıya yeniden emekli aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili talepleriyle açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından davacının Türkiye’deki 1 aylık 5510 sayılı Yasanın 4/a bendi kapsamındaki çalışmasının fiili olmadığı gerekçesiyle sigortalılığın iptal ederek bağlanan yaşlılık aylığının kesildiğini ve kendisine 38.456,32 TL borç tahakkuk ettirildiğini, davacının yurt dışında geçen borçlandığı çalışma süresi için ödediği primleri 4/b bendi kapsamındaki sigortalılığa aktardığı, yapılan denetimin usule uygun olmadığı gibi 4/a bendi kapsamındaki çalışmasının tümü ile iptalinin de hatalı olduğunu, davacının fiili çalışmasının tam olduğunu ve 4/a kapsamında hizmetinin değerlendirilmesinin gerekeceği, davacının 4/b bendi kapsamında sigortalı sayılması halinde prim ödeme gün sayısı yeterli olduğundan 49 yaşında emekli olabileceği, tahsis tarihi dikkate alındığında 49 yaşa 5 aylık bir sürenin kalmış olduğu, davacıya 4/b bendi kapsamında sigortalılığı esas alınarak 49 yaşını doldurduğunda yaşlılık aylığı bağlanarak sadece bu 5 aylık süreye ilişkin olarak borç tahakkuk ettirilmesinin daha doğru olacağı, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına itiraz ettiklerini ancak davalı kurumun itirazı kabul etmediğini beyan ederek, davalı Kurumun yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanmasına ve tahakkuk ettirilen borcun dava tarihi itibariyle 3.000,00 TL kısmına ilişkin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının yurda giriş-çıkış tarihlerinin ve Almanya’da fiili çalışma sürelerinin araştırılmasını istemiş, 19.08.2015 tarihli denetim raporuna göre davacının …’e ait işyerinde fiili çalışması olmadığının tespit edildiğini, buna göre emeklilik koşullarının oluşmadığını ve yaşlılık aylığının iptali işleminin yerinde olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; Dosyamız arasına alınan kayıt ve belgelerin incelenmesiyle; kurum müfettişi tarafından düzenlenen 19.08.2015 tarihli raporda davacının … unvanlı işyerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiği ve kurum tarafından davacının 21.03.2013 – 31.03.2013 tarihleri arasındaki 11 günlük sigortalı hizmetinin fiili çalışma olmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, davalı kurum tarafından davacıya 01.06.2013 – 22.06.2013 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen toplam 38.456,32 TL aylığın birikmiş faiziyle birlikte 43.419,89 TL borç tahakkuk ettirildiği, dava dışı işveren …’ in kurum müfettişlerine verdiği 19.08.2015 tarihli beyanında kendisinin 2009 yılından bu yana … Karatay / … adresindeki işlerinde alüminyum profil satışı yaptığını, iş yerinde eşinin ve kendisinin çalıştıklarını, işe başladıkları günden beri işyerinde çalışan başka kimsenin olmadığını sadece bir dönem yurtdışında ikamet eden ve teyzesinin kızı olan … isimli yakınının sigortalı güne ihtiyacı olduğu için işyerinden kısa bir süre adına sigorta bildiriminde bulunduğunu beyan etmesi karşısında davacının … unvanlı işyerindeki çalışmalarının fiili olmadığı kanısına varıldığı ve tesis edilen kurum işleminin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkan rapora da mahkemece hiçbir gerekçe sunulmaksızın itibar edilmediği, yeniden yargılama yapılması gerektiğini belirterek gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, işyeri sahibi davacının çalışmadığı yönünde beyanda bulunmuş olup, çalışmanın fiili olmadığı yönündeki mahkeme kararının yerinde olduğu, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, “Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Müvekkilin yaşlılık aylığının iptal sebebinin davalı kurum tarafından yapılan denetimde davacı müvekkilin Türkiye’ deki 1 aylık SSK kapsamındaki çalışmasının fiili olmadığının tespit edilmiş olması olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna ait 28.04.2014 tarih 2014/11 sayılı genelgede sigortalının kısa süreli çalışmasına ilişkin yalnızca yurda giriş çıkış kayıtlarına ilişkin denetim yapılabileceğinin belirtildiği, bu konudaki beyanları dikkate alınmadan gerekçeli kararda müspet ya da menfi şekilde karar konusu kılınmadığı, öte yandan çalışmanın iptalinin hukuka bir an için uygun kabul edilse bile, 4a kapsamında ödenen primlerin 4b hükümleri dahilinde değerlendirilmesi durumunda, 49 yaş koşuluyla emeklilik aylığına hak kazanacağı, Mahkemece alınan 27.05.2019 tarihli rapora hiçbir gerekçe sunulmaksızın itibar edilmediği, 27.05.2019 tanzim tarihli raporda, kurum işleminin yerinde ve 4A kapsamında ödenen aylıkların iade talebinin haklı olduğu, ancak 4B hükümleri gereği müvekkile 01.12.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, söz konusu rapor esas alınarak taraflarınca ıslah işleminin yapıldığı, dosyanın yeniden bilirkişiye sevki sonrasında verilen kararın gerekçesiz ve haksız olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların iadesine ilişkin kurum işlemlerinin iptali ile davacıya yeniden emekli aylığı bağlanması ve ödenmeyen emekli aylıklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 59. ve 96. maddeleridir

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.