YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14469
KARAR NO : 2023/650
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve hizmet birleştirmesi yapılmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin ilk defa 4/a kapsamında 07.10.1988 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını ve 27.09.2018 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun 10.10.2018 tarihli cevabi yazısında müvekkilinin … sonrası en az 1.260 gün SGK hizmetinin bulunması gerektiği gerekçesi ile tahsis talebini işlemden kaldırdığını, müvekkilinin 27.09.2018 tahsis talep tarihinde sadece 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri ile tahsis şartlarını taşıdığını, … hizmetlerine ihtiyacı ihtiyacı bulunmadığı halde 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesine zorlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek 27.09.2018 tahsis talep tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına müstahak olduğuna, tahsis talep tarihi itibariyle hak kazanılan aylıkların işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi hizmetlerin birleştirilmesine ilişkin yasa gereğince, son 7 yıllık fiili hizmet süresinin kuruma tabi olarak geçmesi gerektiği ile ilgili şartı yerine getirmediğinden dolayı müvekkil kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istemi dışında hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı hususu, hali hazırda hiç bağkur hizmeti bulunmasaydı 506 sayılı Kanun kapsamında emeklilik aylığını hak edeceği ve bu hususta yerleşik yargıtay kararları doğrultusunda davacının aylık tahsis talebinin reddine ilişkin işlerin iptali ve takip eden ay başından itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, bağlanan aylıkların hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne,
1-Davacının 27.09.2018 tarihli aylık tahsis talebinin reddine ilişkin kurum işleminin iptaline,
2-Davacıya 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri dolayısıyla 506 sayılı Kanun’un geçici 81/b hükmü kapsamında tahsis talep tarihini talep eden aybaşı olan 01.10.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
3-Davacının mahrum kaldığı aylıkların 01.11.2018 tarihinden başlamak üzere hakediliş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum Başkanlığı istinaf dilekçesinde:davacının başvuru tarihi itibariyle geriye doğru 7 yıllık hizmet süresinde Bağkur’a tabi çalışmalarının fazla olduğunu 4759 sayılı Kanuna göre 54 yaşını doldurmadığı 9000 iş günü koşulunun oluşmadığını, kurum işleminin bu nedenle yasalara uygun olduğunu hukuka kanuna aykırı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.10.1988 tarihi itibariyle sigortalılığın başladığı 506 sayılı Kanuna tabi olduğu, yasanın 81/b maddesi gereği 23.05.2002 tarihinde 13 yıl 7 ay 16 gün şartına tabi olduğu, tahsis tarihi itibariyle davacının 51 yaş 5 gün 29 yıl sigortalılık bulunduğu (4/a-4/b ) 5670 günü olduğu 506 sayılı Kanun’un 81/b maddesi gereği yaşlılık aylığına hak kazandığı bu durumda 2829 sayılı Yasanın 8/2 maddesi uygulanmasının yerinde olmadığı,Yargıtay 21. Hukuk Dairesi ve 10. Hukuk Dairesi kararları doğrultusunda mahkeme karar ve gerekesinin yerinde olduğu davalı istinaf talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” Hükmü ile mevzuat hükümleri doğrultusunda davacının talebinin kabulü mümkün olmadığı, kurum işlemi yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve hizmet birleştirmesi yapılmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2-2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi hakkındaki Kanun, 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B fıkrası gereğince, 27.09.2018 tahsis talep tarihi itibariyle, davacının 29 yıl sigortalık, 51 yaş ve 5665 günü bulunduğunun anlaşılmasına göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.