YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14471
KARAR NO : 2023/3616
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki … … tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın redine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının 09.01.1990-31.12.1991 tarihleri arasında ödemlerine rağmen davalı tarafından … kaydının tescil edilmeyen hizmetlerinin tespiti için Kuruma 23.10.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, 24.10.2018 tarihinde taleplerinin red edildiğini belirterek, müvekkilinin 09.01.1990-31.12.1991 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin. E: 2002/1076, K: 2002/3171, T: 11.04.2002 sayılı kararında da belirtildiği üzere 1479 sayılı Kanun’da 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesine koşut geçmiş … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığını, hal böyle olunca geçmiş … hizmetlerinin tespitine karar verilmesine yasaca olanak bulunmadığnıı, … hizmetlerinin borçlanılması ile ilgili çeşitli dönemlerde süreli yasalar konduğunu, sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi bu kanunlarda öngörülen sürelerde borçlanabileceğini, süresinde borçlanılmayan veya borçlanılıp ödenmeyen sürelerin tekrar borçlanılması veya dava yolu ile tespitinin mümkün olmadığını, somut olayda; davacının süresinde sigortalılığını tescil ettirmediği ve borçlanma talebinde bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşıldığından … sigortalısı olduğunun tespiti talebinde bulunması mümkün olmadığını, davacının belirtilen tarihlerden sonra süresinde borçlanma müracaatı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının 09.01.1990 tarihinde başlayan vergi mükellefiyetine istinaden kuruma ibraz ettiği işe giriş bildirgesinin dava dosyasına sunulmadığı, dava dosyasına kurum tarafından gönderilen belgeler arasında ilk prim ödemesi ve hizmet dökümünün bulunmadığı, ilk prim ödemesi ile … işe giriş bildirgesinin bulunmaması nedeni ile 4956 sayılı Kanun’un davacı bakımından uygulanmasının söz konusu olmadığı değerlendiridiği, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edildiği tarihte 1479 sayılı Kanunu’nun 3165 sayılı Kanun ile getirilmiş şekli yürürlükte olup, sigortalılık niteliğinin varlığı sorunu da anılan düzenleme doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği, davacının … sigortalılık tespitini 09.01.1990-31.12.1991 tarihi olarak tespitini talep edemeyeceği, davacının … tescilinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlatılması yönündeki kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle,
Haklı görülmeyen davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Müvekkilinin davaya konu dönemde yapmış olduğu işler sebebiyle mevcut oda ve vergi kaydına rağmen … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 09.01.1990 – 31.12.1991 tarihleri arasında ve 04.11.1994 tarihinden dava tarihine kadar … sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunu’nun 14.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanun ile değişik 24 ve 25 inci maddeleri ve 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.