Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14472 E. 2023/843 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14472
KARAR NO : 2023/843
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/708 E., 2022/1990 K.
TASFİYE MEMURU : …
FER’İ MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Av. …
DAVA TARİHİ : 25.01.2013
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/27 E., 2020/448 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın SGK vekili ile davalı şirket tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı SGK vekili ile davalı şirket tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 03.11.1998 – 18.01.2013 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kaloriferci olarak çalıştığını ve son aldığı maaşın 740,00 TL olduğunu, ancak davacının çalışması davalı şirket tarafından kuruma eksik ve asgari ücret üzerinden bildirildiğini beyanla davacının 03.11.1998 – 11.11.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarının sigortalı olarak tespiti ile kurum kayıtlarının düzeltilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğunu, davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, davacının davasının hukuki mesnetten yoksun ve yersiz olduğunu, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendiren nitelikte olduğundan, özel bir duyarlılıkla incelenmesi gerektiğini, kurum kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacının kurum kayıtlarına belirtildiği döneme ait intikal eden çalışmasının mümkün olmadığını, eğer davacının iddia ettiği çalışmaların gerçek ve eylemli bir çalışma olsaydı davacının bildirmediğini iddia ettiği çalışmaları kuruma bildireceği, en azından işe girişini bildirmesi gerektiğinin önemli olduğunu ve aynı zamanda yükümlü olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı işveren şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulüne, davacının davalı … Hotel Turistik Tesisleri ve Ticaret Limited Şirketi nezdinde 03.11.1998-11.11.2003 tarihleri arasında kurum taban ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili ile davalı şirket istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı şirket istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olduğunu, kayıtlı tanıkların dinlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. SGK vekili istinaf dilekçesinde; tam ve kesintisiz çalışmanın ispatlanması gerektiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, dinlenen tanıkların davalıya karşı açılmış davaları bulunduğunu, Kurumun fer’i müdahil olduğunu ve aleyhine vekalet ücreti ile yargılama gideri hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının çalışmalarının ispatlandığı kanaatine varılarak, davalının ve davalı Kurumun istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili ile davalı şirket temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

SGK vekili; davacının tam ve kesintisiz çalışmanın ispatlanması gerektiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, dinlenen tanıkların davalıya karşı açılmış davaları bulunduğunu, bu hususun dikkate alınmadığını, davacının çalışmasını iddia ettiği dönemde herhangi bir çalışma kaydına rastlanmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 03.11.1998 – 11.11.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci madderi ile, 5510 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin onuncu fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde SGK vekili ile davalı şirketin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.