Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14487 E. 2023/10 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14487
KARAR NO : 2023/10
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/33 E., 2022/78 K.
vekili Avukat …
DAVALILAR : 1-… 2-TCDD Genel Müdürlüğü
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 26.11.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, Kurum sigortalılarından … sigorta sicil numaralı …’nun 02.11.2010 tarihinde demiryolu yenileme çalışması esnasında iş makinasının raydan çıkarak devrilmesi sonucu iş kazası geçirerek hayatını kaybettiğini ve bu sebeple sigortalının hak sahiplerine gelir/aylık bağlandığını, hastane masraflarının kurum tarafından karşılandığını, yapılan ödemeler nedeniyle kurumun zarara uğradığını, kurum zararının sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler yönünden peşin sermaye değerinin onay tarihinden itibaren, hastane masrafları yönünden tediye/sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili, öncelikle zamanaşımı sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, meydana gelen iş kazasında T.C.D.D.’ye sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından oluşturulan rapora göre diğer davalı …’nın operatörlük belgesi olduğunu, bu konuda kurs aldığını, sağlık kurulu raporu ile psikoteknik muayene fişinin bulunduğunu, kazanın nasıl oluştuğunun tam olarak tespit edilemediğini, raporda olasılıklara yer verildiğini, bu olasılıklardan hiçbirinin kuruluşun kusurunu ortaya koymadığını, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporuna göre operatör …’nın asli kusurlu, kazazede …’nun ise tali kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … davanın zamanaşımına uğradığını bu sebeple davanın reddinin gerekeceğini, kısmi dava açılamayacağını, kazanın meydana gelmesinde kendisinin bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca davada iç ve dış tavan hesabı yapılması ve müteveffa …’nun müterafik kusurunun göz önünde bulundurularak talep edilen miktardan tenkis yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2015 tarihli ve 2013/699 E. 2015/626 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 02.12.2017 tarihli ve 2015/23016 E. 2017/8576 K. sayılı ilamında; Mahkemece, yukarıda anılan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davaya konu iş kazasında, davalılar TCDD Genel Müdürlüğü ve … yönünden 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi gereğince teselsül sorumluluğu belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 28.06.2019 tarihli ve 2018/37 E. 2019/448 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 02.12.2019 tarihli,2019/5521 E. 2019/9351 K. sayılı ilamında; Mahkemece, davalıların 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi kapsamında sorumlulukları tespit edilmeli, verilen ilk karar davacı Kurum ve davalı … tarafından temyiz edilmediğinden, oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir yönünden bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada hesaplanan gerçek zarar bağlanan gelirin İPSD’sinden düşük olduğu için rücu edilebilir tutar gerçek zarar üzerinden hesaplanacaktır. Buna göre kurumun rücu edebleceği tutar; davalı …’ye rücu edilebilir tutar; 379.765,59-TL’nın %60’ı olan 227.859,35-TL, davalı …’ya rücu edilebilir tutar; 379.765,59-TL/2%20’si olan 37.976,56-TL olarak hesaplanmış ancak burada usuli kazanılmış hak olduğundan davalı … önceki karar esas alınan tutardan sorumlu olacağı, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu bu nedenle 227.859,35-TL +37.976,56-TL = 265,835,91-TL olarak hesaplandığı, davanın kısmen kabulüne, 265.835,91-TL ilk peşin sermaye değerli gelirin 14.03.2011 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, (verilen ilk karar davalı … tarafından temyiz edilmediğinden oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek davalı …’nın bozma öncesi kararda hükmedilen 38.146,82-TL ile sorumlu sayılmasına) 2.261,66-TL tedavi masrafının 02.11.2010 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının fazla miktarlı istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, yeniden hesap raporu alınması gerektiği, yeterli araştırma yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı … vekili, kaza olayında kusurlarının bulunmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 02.11.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir ve tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesidir.

3. Değerlendirme
Somut dosyada; davacı Kurum 02.11.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir ve tedavi giderinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemenin ilk hükmü davalı … tarafından temyiz edilmediği dolayısıyla kurum lehine usulü kazanılmış hakkın oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı … yönünden 374.119.59 TL gelirin tahsiline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı kurum ve davalı … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında; hükmün 1 inci fıkrasının silinmesine yerine;
“Davanın kısmen kabulüne,
374.119.59 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin ( davalı … 265.835,91-TL’den sorumlu olmak üzere) 14.03.2011 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
2.261,66-TL tedavi masrafının 02.11.2010 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.