YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14490
KARAR NO : 2023/61
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
…
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 13.10.2022
SAYISI : 2020/1272 E., 2022/1857 K.
DAVACI : …
DAVALI : … Aksesuar İç Giyim Paz. San. Ltd. Şti.
TASFİYE MEMURU : …
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 12.11.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
TEMYİZ EDEN : Feri müdahil vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi
TARİHİ : 11.03.2020
SAYISI : 2015/393 E., 2020/87 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava dilekçesinde; 02.11.2012 ile 20.06.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığı halde 2014/nisan sonrasına ilişkin çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek, eksik bildirilen hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket tarafından cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Fer’i Müdahil SGK vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bildirimde bulunulmayan sürelerdeki çalışmasının fiili ve gerçek olduğunu ispat ettiği kanısına varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, Kuruma bildirilen süreler dışlanarak, davacının davalı iş veren yanında …,… iş yerinde,01.05.2014 – 20.06.2014 tarihleri arasında 50 gün,günlük 38.27 TL ücretle hizmet akdi ile 506 sayılı Kanuna tabi çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer’i Müdahil SGK vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın kamusal nitelik taşıdığını, salt tanık anlatımları ile sonuca ulaşılamayacağını, iddianın yazılı ve resmi belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenen tanıkların beyanlarına göre davacının davalı işyerinde 2012 yılında çalışmaya başladığı, tanık … tarafından işyeri kapanana kadar davacının işyerinde çalıştığını belirtmekle, şirketin 28.06.2014 tarihinde iflas etmesi karşısında 20.06.2014 tarihine kadar işyerinde çalıştığı, mahkeme kararında hata bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil vekili, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığı, tanık anlatımlarının çelişkili olduğu, bordro tanıklarının dinlenmediği, davacı tanıklarının kararda tespit edilen dönemde çalışmayan tanıklar olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki dosyada, davacının hizmetinin, davalı adına tescilli …,… sicil numaralı iş yerlerinden 02.11.2012 ile 2014/4 tarihleri arasında Kuruma bildirildiği, Mahkemece işyeri dönem bordrolarının gönderilmesi için Kuruma yazılan müzekkere cevabında, 2014/2-6 ıncı Ay arası dönem bordrolarının gönderildiği belirtilmesine rağmen sadece 2014/4 aya kadar olan bordroların dosya kapsamında bulunduğu, davacı tanıklarının ve işyerinin bulunduğu alışveriş merkezi içinde komşu işyeri olarak kaydı bulunan tanığın davacının çalışması ile ilgili dinlendiği ,davalı şirketin iflasının 26.06.2014 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle, uyuşmazlık konusu 2014/4-6 aylar arasına ilişkin olarak davalı işyerinden bordro verilip verilmediği Kurumdan sorulmalı, verilmişse bu dönemde kayıtlı bordro tanıkları dinlenmeli, bordro verilmediğinin tespit edilmesi durumunda, 2014 yılı 4 üncü ay dönem bordrosunda davacı dışında sigortalı olarak görünen …,…,…’ nın beyanları alınmalı, iş yerinin alışveriş merkezi içinde olduğu anlaşıldığından, aynı alışveriş merkezi içinde işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek özellikle davacının işten ayrılma tarihi konusunda somut beyanları tespit edilerek , davacının uyuşmazlık konusu dönemde çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyulduktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…