Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14491 E. 2023/318 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14491
KARAR NO : 2023/318
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2203 E., 2022/1938 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 08.07.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/220 E., 2020/121 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından ödeme emri düzenlendiği, 27.06.2019 tarihli 92613195-206.16.01- E 9288963 sayılı ödeme emrinde imza yok ise de düzenleme tarihi 27.05.2019 olarak gösterildiği, müvekkilin ismimin yanına parantez içinde (%50 şirket ortağı) sıfatı yazıldığı, ödeme emrinde borcun türü olarak, prim, vadesi olarak 2005-1-2009/4 yazılı olduğu, asıl alacak olarak 27.700,43 TL, gecikme zammı 88.105,47 TL toplam alacak olarak da 115.805,90 TL yazılı olduğu ve ödeme emrinde ayrıca dosya numaraları olarak da 2006/030861, 2007/20279, 2007/024598, 2011/124168 yazılı olduğu, sadece bir sayfa ödeme emri tebliğ edildiği, bahsi geçen dosya numaralarına ilişkin ayrıca ve başkaca ödeme emri tebliğ edilmediği, davacının eski ortağı olduğu şirketin sicil kaydı 18.02.2015 tarihi itibarıyle kapalı görünse de Ticaret Sicildeki son işlemin tarihi 17.11.2008 olduğu, davacının şirketinin aslında fiilen 17.11.2008 tarihinden sonra ticari faaliyetlerini sona erdirdiğini, ödeme emri ıslak imza ile imzalanmadığı nedeniyle hukuken geçerli olmadığı, ödeme emri ve tebliğ zarfının usulsuz olduğu, halihazır duruma göre prim borcunun ilgili zamanına göre uygulanacak yasa gereğince zamanaşımı 5 yıl olduğu ve zamanaşımına uğradığını, Esenler SGM tarafından 27.06.2019 tarihli 92613195-206.16.01-E9288963 sayılı ödeme emri ile ödeme emrinde yazılı ödeme emrinde ayrıca dosya numaraları olarak da 2006/030861, 2007/20279, 2007/024598, 2011/124168 dosyalarda gösterilen takipler ve pirim alacakları yönünden usul ve yasaya aykırı düzenlenmiş ve zamanaşımı sebebiyle ödeme emri ile usule aykırı tebliğ zarfının iptali ile her halükarda ilgili dönem prim alacaklarının zamanaşımına uğradığına, müvekkilinin ayrı borcunun olmadığına ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine, kurum tarafından yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, davalının %50 ortak olması nedeniyle dava konusu borçtan sorumlu olduğunu, yasal dayanaktan ve delillerden yoksun olduğunu iddia ettikleri davanın usul yönünden veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının kabulü ile, 27.06.2019 tarihli 92613195 – 206.16.01 – E9288963 sayılı ödeme emri ile ödeme emrinde gösterilmiş olan 2006/030861, 2007/20279, 2007/024598, 2011/124168 sayılı dosyalardaki takiplerin ve prim alacaklarının ödeme emrinin zaman aşımına uğramış olması sebebiyle iptaline ve tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürede davanın açılmadığını, önce kuruma başvuruda bulunulmadığını, cevap dilekçesinde belirttikleri tüm işlemlerin 10 yıllık zaman aşımı süresini kestiğini, 5 ve 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığını bu itibarla usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde davacıya kurum tarafından 27.05.2019 düzenleme tarihli 2006/030861, 2007/20279, 2007/24598, 2011/124168 nolu ödeme emirlerinin 27.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 08.07.2019 tarihinde hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacıya gönderilen ödeme emrine konu borçların 2005/1 – 2009/4 aylarına ilişkin prim borçları olduğu ve davacının ortağı olduğu dava dışı … Yemek Üretim Şti. ‘nin prim borçlarından kaynaklandığı yukarıda açıklandığı üzere 2005/1-2009/4 dönemine ait prim borçlarının davacıya 27.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği 10 yıllık zaman alımı süresinin dolduğu bu itibarla mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, “Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf gerekçelerini tekrarla verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 506 Sayılı Kanunun 80 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci, 93 uncu, maddeleri ile 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi hükümleridir.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir;

Bu durumda zamanaşımı süresi bakımından, 3917 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacak hakkı, Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanun’un 128 inci maddesi hükmü gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132 inci ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemeler de burada uygulama alanı bulmaktadır.

08.12.1993 tarihi ve sonrasına ilişkin prim ve gecikme zammı borcu yönünden ise, 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102 inci ve ardından gelen maddeleri uygulanacaktır. Anılan madde hükmüne göre, zamanaşımı süresi beş yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir.

06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılarak 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılıp, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun’un 51 inci maddesiyle birlikte 102 inci maddesinin de uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki duruma dönülmüştür. Yani, prim ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacak hakkı, Borçlar Kanununun 125 inci maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanun’un 128 inci maddesi hükmü gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir.

Konu son olarak 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88’inci ve 93’üncü maddesi ile düzenlenmiştir; 5510 sayılı Kanun’un “Primlerin ödenmesi” başlığını taşıyan 88’inci maddesinin on altıncı fıkrasında, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun’un 51’inci, 102’inci ve 106’ıncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı bildirildikten sonra, yine 5510 sayılı Kanun’un 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Kanun’un 56’ıncı maddesi ile değişik “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93’üncü maddesinin ikinci fıkrası,
“…(Değişik ikinci fıkra: 17.04.2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tabidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır…” şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere 5510 sayılı Kanun’un 93’üncü maddesi ile zamanaşımı süresi ile ilgili olarak özel bir düzenleme getirilmiş, Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir.

Diğer taraftan; 6183 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesi ile tahsil zamanaşımını kesen sebepler düzenlenmiş olup; anılan düzenlemede; ”1. Ödeme, 2. Haciz tatbikı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, 6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. Amme alacağının teminata bağlanması, 9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, 11. (Ek bent: 25.12.2003 – 5035 S.K./1. md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı, yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın, kaza mercilerince durdurulması hallerinde, zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.” hükmü öngörülmektedir.

3. Değerlendirme
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olayda, dava dışı …Yemek Üretim Tesis Oto İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin 2005/1-2009/4. dönemlerine ait prim borçlarından dolayı, davacıya 29.05.2019 düzenleme tarihli, 2006/030861, 2007/20279, 2007/02498, 2011/12468 takip numaralı ödeme emirlerinin 27.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın 08.07.2019 tarihinde süresinde açıldığı, 28.05.2003 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre; 22.05.2003 tarihli karar ile, …Yemek Üretim Tesis Oto İnş. Tic. Ltd. Şti ortaklarından …’ün şirketteki hissesini, … 25 inci Noterliğinin 03.04.2003 tarih ve 8249 yevmiye no’lu Limited Şirket Hisse devir sözleşmesi ile davacıya devrettiği, davacının şirket ortağı olduğu anlaşılmakla, davaya konu 2005 yılı 1 inci ay ila 2009 yılı 4 üncü aya ilişkin prim borçları bakımından, 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 93 üncü maddesinin hükümlerinin tatbiki gerekmektedir. 5510 sayılı Kanun’un; devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı başlığını taşıyan 93 üncü maddesinin 2 inci Fıkrasının birinci cümlesinde, Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin başlangıcının ise, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiş olup, söz konusu düzenlemeler uyarınca, iş bu davaya konu ödeme emirlerinden, 2009 yılına prim borçları yönünden, on yıllık zamanaşımı süresi ödeme emrinin 27.06.2019 tebliğ tarihi itibariyle dolmadığından, davacının sorumlu olduğu dönemler dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.