YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14519
KARAR NO : 2023/140
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/137 E., 2022/370 K.
DAVA TARİHİ : 21.03.2018
HÜKÜM/KARAR : ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı davalı Kurumun müvekkilinin eşinden dolayı almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödeme olarak tahakkuk ettirilen borç çıkarmaya yönelik işleminin yerinde olmadığının tespiti ve iptali ile davacı müvekkiline ölüm aylığının ödenmesine devam edilmesine, kesilen aylıkların yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.0222 tarihli ve 2020/1137 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararıyla;
Dosya kapsamından; davacı … ile eşi … arasında Şişli 3. Aile Mahkemesinin 2004/748 esas sayılı dosyası üzerinden boşanma davası görülmekte iken … ‘in 20.10.2004 tarihinde vefat ettiği ve davacıya vefat eden eşi üzerinden 28.10.2004 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı ancak eşin mirasçılarının davaya devam etmesi üzerine mahkeme tarafından davacının ölümü ile evlilik birliğinin ölümle sona ermiş olması sebebi ile boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı … in boşanmaya neden olan olaylarda daha ziyade kusurlu olduğunu tespitine karar verildiği, kararın yargıtayca onanarak kesinleştiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 185. maddesine göre boşanan eşlerin bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamayacağı ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakların aksi tasarruflar anlaşılmadıkça kaybedeceği düzenlemesinin yer aldığı, boşanma davası devam ederken ölen davacının mirasçılardan birisinin davaya devam etmesi ve davalının kusurunun ispatlanması halinde de işbu fıkra hükmünün uygulanacağı, madde içeriğinden de anlaşılacağı üzere boşanma davasının devamı sırasında ölen tarafın mirasçılarından birinin davaya devam ederek karşı tarafın boşanmaya neden olan olaylarda kusurunun ispatlaması halinde ilk fıkra hükmü gereği boşanan eşleri miras hakkını kaybedeceği, somut olayda da açılan boşanma davasının yargılaması sırasında kocanın vefatıyla TMK. 181. Hükmü gereğince davanın bir mirasçı tarafından takip edildiği ve mahkemece 21.11.2007 günlü karar ile davacının kusurlu olduğunun tespitine hükmedildiği, bu kararın 10.07.2009 tarihinde kesinleştiği, bu kasamda davacı … ile eşi arasında boşanma davası görünmekte iken 20.10.2004 tarihinde vefat eden eşi üzerinden davacıya 28.10.2004 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması yerinde ise de kocanın mirasçıları tarafından boşanma davası sürdürülüp boşanma ile sonuçlandığında davacı …’ın hak sahipliği de ortadan kalkacağından davacının boşanma kararının kesinleştiği tarihe kadar aylık almaya hak kazanacak iken boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte davacının hak sahipliğinin de sona ererek davacıya bağlanan aylığının kesilmesi gerekeceğinden kararın kesinleşmesinden sonra yapılan ödemelerin kurum tarafından talep edilmesinde hukuka aykırılık olmadığı, dosyada alınan bilirkişi raporundaki tespite göre boşanma kararının kesinleştiği tarih olan 10/07/2009 tarihinden itibaren davacıya yapılan ödemeler toplamının 121.146,75 TL olduğu ve kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle,
Davanın reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bozma ilamında;
2.1- İnceleme konusu somut olayda da, açılan boşanma davasının yargılaması sırasında kocanın vefatıyla, TMK 181’inci madde hükmü gereğince davanın bir mirasçı tarafından takip edildiği ve mahkemece 21.11.2007 günlü kararla, davacının kusurlu olduğunun tespitine hükmedildiği ve anılan tespit hükmünün kesinleşmesiyle birlikte, davacının hak sahipliği sıfatının da, boşanma davası sonucu tesis edilip 10.07.2009 tarihinde kesinleşen ilamla sona erdiğinin kabulü gerekeceği,
2.2-Bu kapsamda; davacı … ile eşi arasında boşanma davası görülmekte iken, 20.10.2004 tarihinde vefat eden eşi üzerinden, davacıya 28.10.2004 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması yerinde ise de; ölen kocanın mirasçıları tarafından boşanma davası sürdürülüp boşanma ile sonuçlandığında, davacı …’in hak sahipliği de ortadan kalkacağından; davacı, boşanma kararının kesinleştiği tarihe kadar aylık almaya hak kazanacak iken, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte davacının hak sahipliği sona erecek ve davacıya bağlanan aylığın da kesilmesi gerekeceğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. (İlk Derece/Bölge Adliye) Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: TBK madde 82 de yer alan zamanaşımı süresinin geçtiğini, 5510 sayılı Kanunun 56. maddesinde gelir ve aylık bağlanamayacak hallerin tahdidi olarak sayıldığını ve 56. maddede yer alan ölüme bağlı tasarruf ifadesinin mahkemece görmezden gelindiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından davacının eşinden dolayı almakta olduğu ölüm aylığının kesilerek tarafına 01.10.2012-01.10.2017 dönemi için 85.441,18 TL borç tahakkuk ettiren ilgili Kurum işleminin iptali ile davacının ölüm aylığının ödenmeye devam edilmesine kesilen aylıkların yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Miras Haklarını düzenleyen 181’inci maddesi, 5510 sayılı Yasa’nın davacı Kurum işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 96. maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…