Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14526 E. 2023/1 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14526
KARAR NO : 2023/1
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1512 E., 2022/1361 K.
DAVALILAR :1- …
vekili Avukat …
2- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 23.12.2013
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/148 E., 2022/264 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkete ait iş yerinde kesintisiz ve aralıksız geçen 16.03.2005 – 28.06.2010 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığını, 2 ay ara verdikten sonra 03.08.2010 – 23.11.2010 tarihleri arasında tekrar davalı iş yerinde çalıştığını, çalışmasının kuruma bildirilmediğini beyanla, bu tarihler arasında hizmetlerinin tespiti ile tespit edilen dönemlere ilişkin primlerin kuruma yatırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 5510 sayılı Kanun uyarınca hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, çalışma iddiasının davacı tarafından kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, davalı … Tekstil Kon. San. Tic. Ltd. Şti işyerinin 24.11.2010 – 02.08.2012 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiğini, daha önce varolduğu iddia edilen çalışmayla ilgili ne kendisinin ne de işverene bir müracaatının bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı iş veren vekili, davacının müvekkili yanında 01.10.2007 tarihinde işe başladığını, aynı gün 100. Meslek eğitime kaydını yaptırarak kursa başladığını, davacının 30.11.2008 tarihine kadar sigortasının 100. Yıl meslek eğitim müdürlüğünce yatırıldığını, 30/11/2008 tarihinde devamsızlık nedeniyle eğitim merkezinden ilişiği kesilen davacının aynı tarih itibari ile müvekkili yanından da ayrıldığını, tekrar 01.02.2009 tarihinde müracaatla eğitim merkezine kaydını yaptırdığını ve müvekkili yanında çalışmaya başladığını, 30.11.2009 tarihinde devamsızlık nedeniyle eğitim merkezinden ve müvekkili yanından ayrıldığını, davacının 24.11.2010 tarihinde tekrar müvekkili şirkete ait iş yerinde işe başladığını 02.08.2012 tarihinde işten ayrıldığını başkaca çalışması bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamında beyanına başvurulan tanık anlatımlarından; davacının 16.03.2005 tarihinde işyerinde çalışmasının başladığı, çalışmasının 28.06.2010 tarihine kadar kesintisiz şekilde devam ettiği, bu tarihte işten ayrıldığı, dava dışı işyerinde çalışmaya başladığı, davalı işyeri nezdinde ikinci dönem çalışmasının 03.08.2010 tarihinde başlayıp, 02.08.2012 tarihine kadar aralıksız şekilde devam ettiği, hizmetinin 24.11.2010 tarihinden itibaren kuruma bildirildiği, davacı her ne kadar 01.10.2007-30.11.2008, 01.02.2009-30.11.2009 tarihleri arasında 100. Yıl Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü nezdinde çıraklık kaydı yapılmış ise de tanık beyanlarına göre ve çıraklık okulu yazısı ile davacının çıraklık okuluna devam etmediği, devamsızlık yaptığı gerekçesi ile kaydının silindiği, çıraklık okulunda eğitimin haftada bir gün verildiği, çıraklık okulunda kaydı bulunduğu sürede aynı zamanda davalı işyerinde hizmet akdiyle çalışmasının devam ettiği anlaşılmış, her ne kadar istinaf karar ilamında … Ticaret Odası cevabi yazısı gözetilerek kurs süresinin hak düşürücü süre yönünden süre yönünden değerlendirme yapılması gerekliliği ifade olunmuş ise de, … Ticaret Odası’nın cevabi yazısı ile davacının 06.06.2005-01.07.2005 tarihleri arasında triko makineleri operatörlüğü kursuna katıldığı ve kursa devam ettiği, dosya kapsamında beyanına başvurulan tanıklar …, …, …, …, … adlı kişilerin anlatımları ile çıraklık okuluna haftada sadece bir gün gidildiği diğer zamanlar işyerinde çalışmanın devam ettiği, davacının işyeri triko bölümünde çalışmasının 2005 yılı içerisinde başladığı, üretim atölyesinde çalışmasının bulunduğu, triko bölümünde çalışan kişilerin ekseriyetle sigortasının yapılmadığı, işverenlerin sigorta primlerini ödememek için işçileri çıraklık okuluna yazdırdığı, çıraklık okulunda bulunan kişilerin sürekli şekilde işyerinde bulunduğu, davacının işe başladığı 16.03.2005 tarihinden işten ayrıldığı 28.06.2010 tarihine kadar çalışmasının ara vermeksizin kesintisiz gerçekleşmesi ve davacı vekilince bu şekilde talep olunması da gözetilerek ve tanıklar …,…, … adlı kişilerin 2005-2007 yılları arası dönem işyerinde atölye kısmında çalışan kişileri tanımaması, … adlı tanığa ilişkin davacının ayrıntılı açıklaması, …’in davacının çalıştığı tarihleri net olarak hatırlamadığı yönündeki beyanı gözetilerek davanın kabulüne, davacının davalı işyeri nezdinde 16.03.2005-28.06.2010 ve 03.08.2010-23.11.2010 tarihleri arası dönemde hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava edilen dönemde çıraklık eğitim merkezinde kısa vadeli sigorta primlerinin ödendiğini,bu dönem yönünden davacının uzun vadeli sigorta kollarından yararlanmasının mümkün olmadığını,dinlenen tanak beyanlarından davacının çalışmasının kesintili olduğunun anlaşıldığını, davanın açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden Kurum aleyhine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasın istemiştir.

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 01.10.2007 tarihinde müvekkilinin yanında işe başladığını aynı gün meslek edindirme kursuna başladığını,davacının sigortasının da Çıraklık Eğitim merkezi tarafından yatırıldığını, bu dönem yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının2005 yılında işe başladığına ilişkin herhangi bir delil olmadığını, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;Davacı 16.03.2005-28.06.2010 ve 03.08.2010-23.11.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı halde bu çalışmalarının kuruma bildirilmediği iddiası ile bu davayı açmıştır.Dosya kapsamı incelendiğinde davacının 01.10.1982-30.09.1983 tarihleri arasında … Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan biçki dikiş nakış kursuna, 06.06.2005-01.07.2005 tarihleri arasında … Ticaret Odası tarafından açılan triko makinaları operatörlüğü kursuna katıldığı, 01.10.2007-30.11.2008, 01.02.2009-31.11.2009 tarihleri arasında çıraklık eğitim merkezi kadın giyim modelistliği bölümde kayıtlı olduğu, devamsızlık nedeni ile kaydının silindiği,davacının bu çıraklık eğitim merkezinde kayıtlı olduğu dönemde davalı işyerinde çırak olarak çalıştığının bildirildiği sabittir. Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının dava edilen dönemde davacının davalı iş yerindeki çalışmasını doğruladıkları, davacının çalışmasının üretime yönelik olduğunu beyan ettikleri dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 16.03.2005-28.06.2010 ve 03.08.2010-23.11.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.