Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14533 E. 2023/131 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14533
KARAR NO : 2023/131
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/674 E., 2021/449 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 02.12.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/200 E., 2020/61 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili, Adıyamanspor Derneğini temsil ve ilzam yetkisi olmayan davacı hakkında düzenlenmiş 2016/13380, 2016/13399 ve 2016/13400 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; “Davanın kabulüne” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde Kurum işlemlerinin kanuna ve usule uygun olduğu, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, yazılı müracaat olmaksızın doğrudan dava açılmasının yerinde olmadığını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80 ve 88 inci maddeleri uyarınca davacının müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının takip konusu borcun kapsadığı dönemde derneği temsil ve ilzama yetkili olmadığı anlaşılarak davanın kabulüne dair kararın yerinde olduğu, bu nedenle davalı SGKB vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu belirtilerek, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, her ne kadar davacı temsil ve ilzama yetkili değilse de, borçlandırıcı işlemin karar altına alındığı toplantıya katıldığı ve bu borçlandırıcı işleme imza vererek onay verdiği, davacının ilgili toplantıya katılarak gerekli onayı vermeseydi, yeterli çoğunluğun sağlanamayacağını ve ilgili kararın alınmayacağını böylece davacının sorumluluğu olduğunu, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi, 6183 Sayılı Kanun’un 35 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi