YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14540
KARAR NO : 2023/9
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/153 E., 2022/358 K.
DAVALILAR : 1-… Başkanlığı
vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 23.08.2012
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, davalı işyerinde 01.10.2004 tarihinde satış danışmanı olarak işe başladığını, işine son verildiği tarihe kadar işyerinde aralıksız olarak çalıştığını, ancak bu süre içerisinde toplam 519 gün sigortalı gösterildiğini belirterek 01.10.2004 – 10.08.2010 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili, davacının işe giriş tarihinin 22.12.2006 tarihi olduğunu, bu çalışmasının 26.12.2006 tarihinde sonlandığını, ikinci çalışmasının ise 01.09.2008 tarihinden 10.08.2010 tarihine kadar devam ettiğini, 2008 yılının 10. ayından başlayıp 2009 yılının 10. ayına kadar olan çalışma döneminde istek ve ihtiyaç talebi ile eksik çalıştığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığının resen araştırılması gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/160 E. 2016/579 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.04.2017 tarihli ve 2016/11141 E. 2017/3289 K. sayılı ilamında; 22.12.2006-01.09.2008 tarihleri ve 10.08.2010-27.09.2010 tarihleri arasındaki talepler yönünden davalının 3 tane işyeri olduğu dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığından,dosya kapsamında çalışmaların geçtiği iddia edilen işyerlerine ve komşu işyerlerine ilişkin dava konusu tarihte çalışmaları olan ve dinlenen bordro tanıkları dışında bordro tanıkları resen tespit edilip bilgi ve görgüleri alınmalı; davacının çalışmasının gerçek ve filii olup olmadığına ilişkin gerekli tüm araştırmalar yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği yönünden karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 01.07.2021 tarihli ve 2020/30 E. 2021/231 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 28.03.2022 tarihli ve 2022/3395 E. 2022/4409 K. sayılı ilamında; Dava dilekçesinde … Telekomünikasyon İletişim Ltd. Şti.’ni davalı olarak gösterildiği halde cevap dilekçesinin … tarafından verildiği, …’ün 06.09.2012 tarihinde Av. …’e vekaletname verdiği, dosyadaki tebligatların … Telekominakasyon İletişim Ltd. Şti. yazılmak suretiyle Av. …’e yapıldığı ve davanın Av…. tarafından … adına takip edildiği, karar başlığında … Telekominakasyon İletişim Ltd. Şti. ve …’ün taraf olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu kararda davacının davalı … adına tescilli olan 1026585 sicil nolu iş yerinde çalıştığı yönünde hüküm kurulmuş ise de işverenlik sıfatının gerçek kişi …’e mi yoksa karar başlığında adı geçen … Telekominakasyon İletişim Ltd. Şti.’ne mi ait olduğu veya her ikisinin birlikte işveren sıfatının olup olmadığı hususu araştırılarak, buna göre işverenlik sıfatının kime ait olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dosya kapsamı ve tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davalı işverenin birbirine yakın mesafede bulunan cep telefonu satışı yapan iki adet dükkanı, ofis ve teknik servis olarak kullanmış olduğu ayrı dükkanlarının bulunduğu, iş yerinde değişik dönemlerde 3-5 veya 8-10 kişinin çalıştığı, komşu iş yeri tanıklarının davacıyı tanıdıkları, ancak çalışmalarına ilişkin net bilgi sahibi olmadıkları, diğer kamu tanıklarının ortak beyanlarından, davacı …’ün, davalı …’e ait … nolu işyerinde kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle, 22.12.2006-31.10.2008 dönemi arasında kesintisiz, 2009 yılı Ocak ayında 30 gün süreyle kesintisiz, 2009 yılı Ağustos ayında 30 gün süreyle kesintisiz hizmet akdine bağlı olarak (satış elemanı) çalıştığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, davacı …’ün, davalı …’e ait 1026585 nolu işyerinde kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle 22.12.2006-31.10.2008 dönemi arasında kesintisiz 2009 yılı Ocak ayında 30 gün süreyle kesintisiz, 2009 yılı Ağustos ayında 30 gün süreyle kesintisiz hizmet akdine bağlı olarak dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, sürekli çalıştığını, kısmi kabul kararının yerinde olmadığı, davalı kurum ve davalı işveren vekili yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.10.2004-10.08.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428.nci maddesi, 438.nci maddesinin 7,8,9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla;taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…