Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14565 E. 2023/248 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14565
KARAR NO : 2023/248
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/688 E., 2022/1706 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 27.08.2020
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/443 E., 2021/46 K.

Taraflar arasındaki yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, 30.07.2019 tarihli 3201 sayılı kanun kapsamında davalı Kurumdan yaptığı yurtdışı hizmet borçlanmasının talep tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili yurtdışı borçlamasının vekil aracılığı ile yapıldığını, vekaletname tarihinin ise borçlanma tarihinden sonra olduğunun tespiti üzerine usulüne uygun olmayan borçlanmanın iptal edildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu iptale konu bir hususun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı idarenin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 80 inci maddesindeki düzenlenme doğrultusunda işlem yapması gerektiği, yönetmelikteki açık hüküm gözetildiğinde vekaletname sunulmadan yapılan başvuruda vekile sözlü olarak yetki verildiğinden bahisle davalı idarenin işlem tesis etmeye zorlanamayacağı ve anılan düzenlemede sonradan sunulan vekaletnameye dayanılarak vekaletname sunulmadan başvuru yapılan tarihten geçerli olacak şekilde işlem yapılabilmesine imkan tanıyan dair bir hüküm de bulunmadığı gözetildiğinde davalı idarenin tesis ettiği işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve 09.08.2019 tarihli vekaletnameye dayanılarak 19.07.2019 tarih ve 30836 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7186 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi yürürlüğe girmeden önceki düzenlemeye göre işlem yapılmasına hukuksal olanak bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili davanın kabulü gerekirken eksek araştırma ve inceleme sonucu verilen red kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3201 sayılı Kanunun 1. maddesi gözetilerek müracaatın doğrudan sigortalı veya vekilince yapılabileceği, somut olayın özelliğinden doğan fiili imkansızlık nedeniyle elde edilemeyen vekaletnamenin sonradan ibrazı ile başvurunun geçerli hale geleceği gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, … 13. İş Mahkemesinin 2020/443 E., 2021/46 K., kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının, 30.07.2019 tarihli Kuruma yaptığı başvurunun geçerli olduğunun, başvuru tarihi olan 30.07.2019 tarihli asgari prim miktarı üzerinden borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
30.07.2019 tarihli 3201 sayılı Kanun kapsamındaki yurtdışı hizmet borçlanmasının talep tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 3201 sayılı kanunun 1 ve 4 üncü maddesi hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.