YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14589
KARAR NO : 2023/3
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/117 E., 2022/40 K.
DAVALILAR : 1- … 2- … 3- …
4- … 5- …
FER’Î MÜDAHİL :… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 03.07.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesi kararı fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkil davacı SGK kayıtlarında davalı … ile diğer davalılar (murisi … adına. (…’ın ölümünden sonrada davalı mirasçıları adına) …sicil numarası kayıtlı … madencilik maden ocağında; yer altı işçisi olarak … tarihinde … sigorta sicil numarası işe başladığını, bir fiil ve kesintisiz 30.04.1993 târihine kadar yer altı maden işçisi olarak çalıştığını, çalışılan süre içerisinde müvekkilin 01.04.1981 tarihinde işe girişi yapılmış bilfiil ve kesintisiz çalışmış olmasına rağmen bilgisi dışında işten çıkış ve tekrar işe giriş işlemleri yapılmak suretiyle kuruma eksik bildirimde bulunulduğunu, sigorta primlerinin de eksik olarak yatırıldığını, müvekkilin emeklilik işlemlerine esas olmak üzere davalılara ait işyerinde çalışmış olduğu hizmet sürelerinin tespiti için işbu davanın açılmasının zaruretinin hasıl olduğunu, muhakeme icrası ve talebimizin kabulü ile müvekkil davacının … sigorta sicil numarası ile davalılara ait … sigorta sicil numaralı işyerinde yeraltı maden işçisi olarak 1989/2 -30.04.1993 tarihleri arasında yeraltı maden işçisi olarak bilfiil çalışmış olduğunun tesbitine karar verilmesini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil kurum vekili, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesine eklenen son fıkrada, “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda dava kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek karar kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür;” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme ile müvekkil Kurumun hizmet tespiti davalarında işverenle birlikte zorunlu dava arkadaşlığı durumu kaldırılarak, Kurum yönünden kendine özgü “fer’i müdahil” statüsü, getirilmiştir. Düzenleme gereğince, müvekkil Kurum aleyhine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2015/1219 Esas, 2018/101 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı fer’i müdahil kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/2411 Esas, 2019/395 Karar sayılı kararıyla; hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacının sigortalılığına ilişkin dava konusu süreye ilişkin dönem bordrosunun kuruma intikal etmiş olması ve bordro tanığının fiili çalışmayı doğrulamış olması karşısında davacının iddiasının kabulü zorunlu olmakla davacının haklarının doğru tespit edildiğinin anlaşılmasına göre kurum vekilinin yerinde bulunmayan tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; dosya kapsamına celp edilen Kurum kayıtlarında davalı işyerinin …,… ve ortakları adına işlem gören işyeri olduğu anlaşıldığından işverenlik sıfatı ve adi ortaklık sözkonusu ise adi ortaklar belirlenip eksik olanlar var ise husumet yöneltilerek, savunma ve delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir yönünden bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası yargılamada; bozma ilamından sonra davalı adi ortaklığın ortakları mahkemece araştırılmış işbu davada davalı olanlar dışında ortak bilgisi tespit edilememiştir. Dosyada bulunan 27.07.1989 tarihli vizite kağıdı ve dinlenilen bordro tanıklarının beyanlarından, davacının … sicil nosu ile davalılara ait … Madencilikte yer altı maden işçisi olarak çalışmaya başladığı anlaşılmış, davacı vekilinin talebi, 27.07.1989 tarihli 1989/6. ay yeni işbaşı açıklaması düşülmüş vizite kağıdı ile bordro tanıklarının beyanlarına göre davacının davalılara ait iş yerinde 1989 yılı 2. dönem (Haziran ayı) den 30.04.993 tarihine kadar yer altı maden işsi olarak kesintisiz ve sürekli şekilde fiilen çalıştığı kabul edilmiştir. Yukarıda anlatılan nedenlerle, hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 25.08.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, …’nın davalılara ait 17764 nolu … Madencilik isimli iş yerinde (davalıca bildirilen pirim günleri 1989 yılından 31 gün, 1990 yılından 21 gün dışlanmak suretiyle) 01.06.1989 ile 30.04.1993 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 1358 gün kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili, çalışmanın ispatlanamadığını, yeterli inceleme yapılmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1989/2-30.04.1993 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; fer’i müdahil kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…