Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14596 E. 2023/1016 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14596
KARAR NO : 2023/1016
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/831 E., 2022/1229 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 20.12.2017
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/346 E., 2018/471 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 15.09.2009-09.12.2010 tarihleri arasındaki eksik sürelerin tamamlatılarak bu süreç içindeki çalışma süresinin tam çalışma süresi olarak kabulü ile tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, davalıya ait 1062355 sicil nolu işyerinde 27.12.2009-08.12.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davanın niteliği gereği re’sen kamu tanığı dinlenilmesi yoluna gidilmemesi ve soyut tanık anlatımlarına göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili, sadece tanık anlatımlarına dayalı olarak karar verildiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, davacının çalışmalarının Kuruma bildirildiği kadar olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafından 15.09.2009-09.12.2010 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışmalarının tespitinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından 27.12.2009-08.12.2010 tarihleri arası için hizmetin tespitine karar verildiği, Mahkemece beyanlarına başvurulan tanıkların dava konusu dönemde kayıtlara geçmiş bordrolu tanıklar olduğu ve davacının çalışma iddiasını kabul edilen dönem yönünden doğruladıkları, davacının davalıya ait iş yerinden ilk işe girişinin 09.12.2010 tarihi olduğu ve devam eden aylarda aylık 30 günlük bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hüküm altına alınan dönemde davacının çalışmalarının gerçek ve fiili bir çalışma olduğunun sübuta erdiği, kararda usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşıldığından davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Bu halde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği” gerekçesine dayalı olarak davalı ve er’i müdahil Kurum vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile çalışmanın varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, tanık beyanlarının da resmi belgelerle desteklenmesi gerektiğini, resmi belgelerle desteklenmeyen tanık beyanlarının bu tür davaları sonuçlandırmak için yeterli delil niteliğinde olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile yalnızca tanık beyanlarına istinaden hüküm kurulduğunu, tespit istenilen dönemin 10-15 yıl gibi bir süre olup tanık beyanlarının resmi belgelerle desteklenmesi gerektiğini, kaldı ki tanıkların 10-15 yıl öncesi için tanıklık yaptıklarını, insan hafızasının bu süreci yanılmadan aklında tutmasının olağan olmadığını, davacı tanıklarının beyanlarının birbiriyle çeliştiğini, davacının işe giriş beyanlarının yazılı ve imzalı belgelerle sabit olduğunu, davacının yapmış olduğu çalışmaların kuruma bildirildiğini, bunun dışında çalışmasının mevcut olmadığını, aynı güçteki delillerle aksinin ispatlanamamış olması nedeniyle de kararın bozulmasının gerektiğini, resmi belgelerle desteklenmeyen tanık beyanlarnın bu tür davalar hakkında hüküm kurmaya yeterli delil olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1-Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86/9 uncu maddesi olup bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

2- Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.

3- Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisine yükletilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.