YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14599
KARAR NO : 2023/1669
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/995 E., 2022/1222 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/306 E., 2019/50 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı, feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait olan … (aracın plakası daha sonra … olarak değiştiğini) plakalı araçta halk otobüsü/dolmuş şoförü olarak 01.04.1996 ile 20.08.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Feri Müdahil SGK cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait … sicil sayılı işyerinde 01.02.2011 – 20.11.2012, 07.12.2012-20.08.2015 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen günlerin infazda nazara alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile, yerel Mahkemece 5 yıllık hak düşürücü süre gerekçesinin mevzuata aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile, davacının dava konusunun tamamının hak düşürücü süreye uğradığını, bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların sadece tanık beyanlarına dayandığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dava konusu olayda; davacının davalıya ait araçta 13.04.2010-30.09.2010, 01.11.2010-31.03.2012, 08.04.2014-20.08.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının kuruma bildirilmiş olduğu, davacının davalıya ait aracı kullanırken 03.09.2001- 22.09.2014 tarihleri arasında muhtelif tarihlerde adına kesilmiş pek çok trafik cezasının bulunduğu, davacı tarafından her ne kadar çalışmaların kesintisiz olduğu iddia edilmiş ise de; davacının 06.01.2005- 26.05.2005 tarihleri arasında sadece dava dışı … ‘e ait … plakalı araçta 4 adet adına trafik cezasının kesilmesinin davalının en azından o tarihlerde dava dışı …’e ait araçta çalıştığını gösterdiği, yine davacı adına 10.09.2005- 21.12.2005 tarihleri arasında sadece … plakalı araçta 3 adet adına trafik cezası kesildiği, bu dönemin de bir kesinti olduğu, 21.11.2012- 06.12.2012 tarihleri arasında dava dışı … ‘e ait … plakalı araçta adına kesilmiş 2 adet trafik cezasının, 11.01.2013 tarihinde de dava dışı … ‘a ait … plakalı araçta adına kesilmiş 1 adet trafik cezasının bulunduğu, bu nedenle davacının çalışmaların kesintisiz olmadığı, yine davacının 02.06.2017 ve 21.11.2018 tarihli celselerde davalıdan … plakalı aracı kiraladığı, 10 ay kadar kendisinin çalıştırdığı, bu nedenle 01.04.1996- 01.04.2010 ve 01.02.2011-20.08.2015 tarihleri arasında davalıya ait araçta hizmet akdine tabi olarak çalıştığını ikrar ettiği, davacının tespiti talep ettiği 01.04.1996- 01.04.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının davalıya ait işyerinde çalışmasına dair herhangi bir işe giriş bildirgesinin ya da Kurum tespitinin bulunmadığı, bu durumda 01.04.1996- 01.04.2010 tarihleri arasındaki dönemin hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiği, davacı tarafından talep edilen 01.02.2011- 20.08.2015 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise; her ne kadar davacı davacı kesintisiz çalıştığını iddia etmiş ise de; … Emniyet Müdürlüğünce verilen cevapta davacının 21.11.2012- 06.12.2012 tarihleri arasında dava dışı … ‘e ait … plakalı araçta adına 2 adet trafik cezası kesilmesi nedeniyle bu dönemde dava dışı … ‘e ait araçta çalıştığının resmi kayıtlarla sabit olduğu gerekçesiyle bu ara dönem dışlanarak davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece verilen karar yukarıda izah edilen yasal mevzuata uygun görülmüştür. Mahkeme davacının talep ettiği dönem yönünden tanık beyanlarını, davacının aracı kullanırken almış olduğu trafik cezalarını trafik cezalarının hangi araçta olduğu ayrımını doğru bir şekilde yaparak davacının çalıştığı dönemi mevzuata uygun bir şekilde tespit ederek sonuca gitmiştir. Karar bu haliyle Dairemizce yerinde görülmüştür” gerekçesine dayalı olarak;
“Davacı, davalı ve feri müdahil vekilinin, … 5. İş Mahkemesinin 06.02.2019 tarih ve 2016/306 Esas, 2019/50 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile her ne kadar yerel mahkemece davacının başka araçlarda da adına kayıtlı trafik cezaları olduğu gerekçesi ile kısmi bazı hizmet dönemleri reddedilmiş ise de davacının adına neden başka araçlarda trafik cezası çıktığının 04.07.2018 tarihli dilekçeleri ile beyan ettiklerini, dilekçelerinde otobüs şoförlerinin çalışma şeklinin ne şekilde olduğunun anlatıldığını, davacının öğlen saat 11.00 gibi arabayı alıp akşam saat 23:00-24:00’a kadar çalıştığını, gece evinde yattıktan sonra sabah saat 05:30 da tekrar çalışmaya başladığını ve saat 11:00 de arabayı diğer şoföre verip dinlemeye gittiğini, fakat bazı günlerde hatır için dinlenme diliminde iken başka araçlarda da tek seferlik şoförlük yaptığını, bu durumun yılda 6-7 defayı da geçmediğini, bu beyanlarının davacı tanığı …’ın beyanları ile doğrulandığını, 1998 -2014 dönemi boyunca davacı adına 86 tane ceza kesildiğini, kesilen bu cezaların hemen hemen hepsinin davalıya ait aracı kullanırken kesildiğini, trafik ceza tutanaklarına, … 3.İş Mahkemesinde devam eden işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası kapsamında dinlenen davalı tanığı …’ın davacının 2001 yılından beri davalı yanında çalıştığını beyan ettiğini, davacının yıllarca davalıya ait araçta şoförlük yaptığını, davalı tarafından yine davalıya ait olan … Ltd. Şti’de ilk sigorta girişinin yapıldığını, daha sonra da davalı tarafından kendi adına açılan kayıtla ilk defa 13.04.2010 tarihinde sigortasının yapıldığını, dava dışı … Ltd. Şti’nin sahibi ile devam eden sigorta kaydı sahibinin aynı davalı olduğunun değerlendirilmediğini, davacının 13.04.2010 tarihinde sigorta girişi varken davanın 06.10.2016 açılması nedeniyle 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, davacının 01.04.1996 – 01.04.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden her hangi bir işe giriş bildirgesi ya da Kurum tespiti olmadığı gerekçesi ile hak düşürücü süreden bahsedilmekte ise de davalı tarafından 13.04.2010 da girişinin yapılmış olması ile birlikte zaten hak düşürücü sürenin kesildiğini, davalının açıkça davacıya oyun oynadığını, önce sahibi olduğu şirkette sigortalı yaptığını, daha sonra da kendi adına sigortalı yaptığını, Türk Medeni Kanunu’nun 2 inci maddesine göre davalının açıkça hakkını kötüye kullandığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından da bu durumun hak düşürücü süre olarak kabul edildiğini, ayrıca kararda davacının Kuruma tam olarak bildirilen hizmet dönemlerinin de tespit edildiğini, kararın bu yönü ile denetime elverişli olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile davacı tarafça ileri sürülen iddiaların sadece tanık beyanlarına dayandırıldırıldığını, çalışmanın konusu, sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı, çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri ile alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulması gerektiğini, davacının çalıştığı iddia edilen işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanların kontrol edilmesi gerektiğini, gerekmesi halinde keşif yapılmak suretiyle işyerinin diğer çalışanları ile işyerine komşu işyerlerinde, bu işyerini bilen ve tanıyanların dahi re’sen dinlenerek tanık beyanlarının sağlıklı olup olmadığının denetlenmesinin gerektiğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ile 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin irdelenmesinin gerektiğini, ücret alma iddiaları yönünden yazılı delil arandığını, dosyaya ücret yönünden yazılı delil sunulmadığını, Kurum kayıtlarının aksini ispat edecek nitelikteki delillerin ileri sürülmediğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddeleri,
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.İncelenen dava dosyasında, davacının ihtilaf konusu dönem içerisinde 15.12.2003-30.12.2003 tarihleri arasında 15 gün, 06.04.2004-07.01.2004 tarihleri arasında 31 gün, 2004/05-02.06.2004 tarihleri arasında 32 gün dava dışı 1027004 sicil numaralı … Petrol Taş. İnş. ve Tem. İş. Taah. San. Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde, 13.04.2010-30.09.2010, 01.11.2010-31.03.2012, 08.04.2014-20.08.2015 tarihleri arasında davalıya ait 1061477 sicil numaralı işyerinde geçen hizmetlerinin Kuruma bildirildiği, davalı işyerinin 02.10.2009 tarihinden itibaren dolmuş işletmeciliği faaliyetinden dolayı Kanun kapsamında olduğu, davalıya ait 1061477 sicil numaralı işyerinin 2009/10 ayı ve sonrası dönem bordrolarının dosyaya sunulduğu, taraflar arasında akdolunan araç kiralama sözleşmesi ile kiraya verenin davalı olduğu, kiralayanın davacı olduğu, kira süresinin 4 yıllık olduğu, kira başlangıcının 01.04.2010 tarihi olup kira bitminin 01.04.2014 tarihi olduğu hususlarının öngörüldüğü, Emniyet Müdürlüğünce davacı adına davalıya ait araç üzerinden kesilen trafik ceza tutanakları ile davacının ehliyeti üzerinden kesilen trafik ceza tutanaklarının listeler halinde dosyaya sunulduğu, trafik ceza tutanaklarında yer alan ve davacının davalıya ait araç dışında kesilen diğer araçların sahiplerinin isimlerinin Mahkemeye bildirildiği, duruşmalarda davacı tanıklarının dinlendiği, … 3. İş Mahkemesinin 2015/1030 esas sayılı işçilik alacağı dosyasında davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği, ilgili dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
2. Somut olayda, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Gerçekten Mahkemece 01.04.1996- 01.04.2010 tarihleri arasında davacı ile dava dışı şirket ve dava dışı araç sahibi diğer işyerleri arasında fiili ve eylemli bir çalışma ilişkisinin varlığı kabul edilerek hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de öncelikle ilgili işyerlerine ait çalışma kayıtları celbedilip davalı işyeri ile ilgisi, davacının bu işyerlerinde geçen çalışmasının niteliği araştırılıp belirlenmeli, sonucuna göre hak düşürücü süre yönünden yeniden bir değerlendirme yapmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
3. Öte yandan, ihtilaf konusu tüm dönem içerisinde dönem bordroları olan süreler yönünden bordrolu çalışanları, dönem bordroları olmayan süreler yönünden ise yapılacak araştırma sonucu tespit edilecek komşu işyeri çalışanı olan kamu tanıkları dinlenmeden, çalışma olgusu her türlü şüpheden uzak bir biçimde belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4. Mahkemece yapılacak iş, dosya içerisinde davalıya ait araç üzerinden davacı adına kesilen trafik ceza tutanakları irdelenmeli, işçilik alacağı dosyası içeriğinde yer alan kayıt ve belgeler eldeki dosya arasına alınarak dosya içeriği değerlendirilmeli, davacının dava dışı işyerinden yapılan hizmet bildirimlerine ilişkin olarak bu işyerine ait işyeri tescil dosyası ve ilgili dönem bordroları getirtilerek davalı işyeri ile arasındaki ilgi belirlenmeli, dava dışı araç sahiplerine ait bulunması halinde işyeri tescil dosyaları ve ilgili dönem bordroları getirtilmek suretiyle davacının bu işyerlerinde geçen çalışmasının niteliği araştırılmalı, ihtilaf konusu dönem yönünden davalı işyeri ve diğer dava dışı işyerlerine ait dönem bordrolarında adları bulunan tanıklar resen belirlenerek beyanlarına başvurulmalı, dönem bordrosu olmayan süreler yönünden ise davalıya ait araç ile çalışılan tüm otobüs ve dolmuş hatları tespit edilmeli, bu hatlarda (aynı duraklarda) şoför, kâhya (değnekçi) gibi çalışanlar ve komşu işyerleri sahipleri ile çalışanları Kurumdan, Emniyet, Belediye, Şoförler-Minibüsçüler Odasından tespit edilerek bu kişilerin çalışmanın gerçek ve eylemli bir çalışma olup olmadığı, çalışmanın şekli ve niteliği (sürekli/kesintili, şoför/araç kiralama, tam zamanlı/kısmi zamanlı) yönünde bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonucuna göre talep edilen hizmet süreleri yönünden hak düşürücü süre yönünden de bir değerlendirmede bulunularak infaza elverişli bir karar verilmelidir.
5. Kabule göre de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 inci maddesininin ikinci fıkrasında yer alan “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi uyarınca, davalı işyerince Kuruma bildirimi yapılan hizmet süreleri hükümde dışlanmadığından bu haliyle kurulan hüküm infaza elverişsiz olup hatalıdır.
6. İlk Derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…