YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14614
KARAR NO : 2023/405
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1373 E., 2022/2039 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18.04.2017
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/180 E., 2021/93 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı işverene ait güzellik merkezinde 15.03.2017 – 14.04.2017 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı ile davalı arasında yazılı veya sözlü iş ilişkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosyada bulunan bilgi, belge ve tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerinde hizmet akdine istinaden çalıştığı ancak bu çalışmalarının SGK’ya hiç bildirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davacı …’in, 1472623.035 sicil sayılı davalı …’e ait bayan kuaförü işi işyerinde hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 15.03.2017- 14.04.2017 tarihleri arasında 30 gün çalıştığı, bu çalışmasının SGK’na bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece hukuki ilkeler gözetilmeden eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verildiğini, davacının iddia ve taleplerinin tamamen asılsız olduğunu, davacının … adlı öğretmenden ücret karşılığında mesleki teorik özel ders aldığını, davalının tamamen iyiniyetli olarak davacının özel ders aldığı öğretmeninin ricasını karşılıksız bırakmamak üzere davacının işyerinde işe başladığını ve davacının almış olduğu özel derslerini pratikle destekleyebilmek adına gelip gittiğini, davacı tarafından iddia edilenin aksine davalıya ait işyerinde kesinlikle çalışmadığını, davacı ile davalı arasında hiçbir şekilde yazılı ya da sözlü iş ilişkisi veyahut resmi stajyerlik ilişkisi gibi hiçbir yasal bağ kurulmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olup, davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı nitelikte delillerle mümkün olduğunu, tanık beyanlarına dayanılarak iddianın ispatının mümkün olmadığını, bildirmiş oldukları tanıkların beyanları alınmadan ve komşu işyerleri çalışanları dinlenmeden karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; yetersiz tanık anlatımları esas alınarak Yargıtay’ın kararlılık kazanan son uygulamaları ışığında gerekli kanıtlar toplanmaksızın hüküm kurulduğunu, çalışmaya ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan karar verildiğini, yazılı delil niteliğindeki resmi Kurum kayıtları karşısında davacının da iddiasını aynı mahiyette yazılı deliller ile ispat etmek zorunda olduğunu, yerel mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın davanın kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanıklardan …’ün beyanının somut olgularla desteklendiği, davacının çalıştığı son gün işe girdiği kayıtlarla ortaya çıkan tanık beyanı ile 400,00 TL ücretin işveren tarafından iş bu tanığa davacının alması için bırakıldığı, davacının aylık ücretini gelip almadığı ortaya çıkmış olmakla birbiri ile örtüşen ve birbirini doğrulayan deliller karşısında eylemli çalışmanın sübuta erdiğine dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Yerel Mahkemece hukuki ilkeler gözetilmeden eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verildiğini, davacının iddia ve taleplerinin tamamen asılsız olduğunu, davacının … adlı öğretmenden ücret karşılığında mesleki teorik özel ders aldığını, davalının iyiniyetli olarak davacının özel ders aldığı öğretmeninin ricasını karşılıksız bırakmamak üzere davacının işyerinde işe başladığını ve almış olduğu özel derslerini pratikle destekleyebilmek adına gelip gittiğini, davacı tarafından iddia edilenin aksine davalıa ait işyerinde kesinlikle çalışmadığını, davacı ile davalı arasında hiçbir şekilde yazılı ya da sözlü iş ilişkisi kurulmadığını, davacının iddia ettiği gibi çalışabilmesi için MEB onaylı Estetisyenlik/Güzellik Uzmanı belgesine sahip olması gerektiğini, ancak böyle bir belgesinin bulunmadığını, dosyada mevcut kolluk tutanağında davacı ve davalıyı tanıyan bilen kimsenin olmadığının tespit edildiğini, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olup, davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı nitelikte delillerle mümkün olduğunu, çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alındığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının davalı işveren nezdinde 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdine dayalı olarak 15.03.2017 – 14.04.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle mahkemece dinlenen ve getirtilen hizmet döküm cetveline göre 14.04.2017 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı anlaşılan davalı tanığı …’nun beyanı, davalı tarafından 14.04.2017 tarihinde davacının kullandığı telefon hattına gönderilen SMS içeriği, dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarının birlikte incelenmesinde, davacının talep ettiği dönemde davalıya ait bayan kuaförü işyerinde hizmet akdiyle çalıştığı ve bu itibarla verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…