Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14647 E. 2023/59 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14647
KARAR NO : 2023/59
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1247 E., 2022/2093 K.
DAVALILAR : 1- … Gaz Kont. Sis. Müh. İnş. Tur. Mak. S. T. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 29.09.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/201 E., 2021/117 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; … Gaz Kont. Sist. Müh. Ltd. Şti.’nde kaynakçı olarak çalışmakta iken 02.12.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu oluşan sürekli işgöremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının kaza tarihinden sonra da davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, sürekli iş göremezlik derecesinin iddia edilen kadar olmadığını, tazminat dosyasında iş göremezliğe ilişkin rapora itirazda bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, işveren aleyhine açılan tazminat davasında davacının maluliyetinin belirlenmesine yönelik olarak ATK 3. İhtisas Kurulundan ve ATK 2. Üst Kurulundan alınan her iki raporda da davacının sürekli iş göremezlik oranının E cetveline göre %18 olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının maluliyet oranının E cetveline göre %18 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepler
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davanın esasına ilişkin deliller toplanıp değerlendirilmeden, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan mahkemece rapor alınmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun’un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanun’un 109. Maddesinde) belirtilen prosedürün işletildiği, Adlî Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 31.10.2019 tarihli raporunda; davacının 02.12.2013 tarihli geçirdiği iş kazasına bağlı olarak %18 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirtilmesi ve bu hususun yine ATK 3.ihtisas Kurulu’nun 26.09.2018 tarihli raporu ile teyit edilmesi karşısında mahkemece verilen kabul kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili,davacı tarafından %4,3 oranına itirazda bulunulmadığı, sürekli iş göremezlik oranının tespiti için delil toplanmadan Adli Tıp Kurumundan tekrar rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek temyiz yoluna başvurulmuştur.

Davalı İşveren tarafından; davacının 80 cm yüksekten düşmesi ile böyle maluliyet oranı belirlenmesinin hatalı olduğu, tazminat dosyasında YSK tarafından oranın %4,3 olarak belirlendiği ve davacının itiraz etmediği, davalının itirazı ile dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, iş göremezlik derecesinin %18 olarak belirlendiği, uyuşmazlığın bu dosyada tekrar değerlendirilerek sağlık kurumlarından dava tarihi sonrasındaki durumu incelenerek oranın tespiti gerektiği belirtilerek temyiz yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı kanunun 95.maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, 5510 sayılı Kanun’un 95. maddesinde belirtilen prosedüre göre, ATK 3.ihtisas Kurulu’nun 26.09.2018 tarihli raporu ile davacının 02.12.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı olarak %18 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağına dair belirlemenin Adlî Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 31.10.2019 tarihli raporu ile teyit edilmesi ve bu davanın davalı Kurum ve işveren hasım gösterilmek suretiyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi istemiyle açılmış olup, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasındaki tarafların usuli kazanılmış haklara dair itirazlarının o dosya kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşılması karşısında, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.