YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14649
KARAR NO : 2023/1022
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1334 E., 2022/2247 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 31.10.2019
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/252 E., 2020/238 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin iptaline ve ödeme emirlerinin konusu olan prim borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici ve yetkililer ile kanuni temsilcilerin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, dolayısıyla anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin ödenmeyen sigorta primleri ve diğer alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Yapılan yargılama, incelenen belgeler, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; … Asliye 11. Ticaret Mahkemesinin 12.02.2015 tarih ve 2015/69 sayılı kararı ile dava dışı borçlu … A.Ş.’nin iflasına, iflasın 12.02.2015 tarihinde açılmasına karar verildiği, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 22 Mayıs 2006, 29 Mayıs 2009, 28 Mayıs 2012 tarihli sayılarında; …’in … Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi seçildiği, şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanı …’in tek başına yetkili olduğunun ilan edildiği, 30 Ocak 2013 tarihli sayısında; … İnşaat Anonim Şirketinin 23.01.2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının ilan edildiği; Buna göre; “hisseyi devreden” …, “hisseyi devralan” … olarak belirtilerek, Şirketin tek pay sahipli anonim şirket olarak faaliyetine devam gideceğinin ilan edildiği, davaya konu ödeme emirlerinin 24.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emirlerine karşı 31.10.2019 tarihinde olmak üzere süresinde eldeki iptal davasının açıldığı,
Dava konusu ödeme emirlerine ilişkin dönemde davacı …’in 506 sayılı Kanun döneminde A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi olduğu, ancak şirketi temsil ve ilzam yetkilisi konumunda bulunmadığı, … İnşaat Anonim Şirketinin 23.01.2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantı tutanağına göre Şirket hisselerini devretmesi sonucu Şirketin tek pay sahipli anonim şirket olarak faaliyetine devam ettiği, 506 sayılı Kanun döneminde tüzel kişiliği haiz işveren A.Ş.’nin üst düzeydeki yönetici ve yetkilisi bulunmadığı, bu nedenle 01.10.2008 öncesi borçlardan sorumlu bulunmadığı, davacının yönetim kurulu üyeliği görevinin sonlandığı 23.01.2013 tarihi dikkate alındığında, sorumluluk dönemindeki borçların, 2008/10, 2012/11. aylarına ilişkin prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi kapsamında olduğu. Davacı …’in … İnşaat Anonim Şirketi yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde tahakkuk etmiş olan yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde en son tahakkuk eden ve ödenmesi gereken 5510 sayılı Kanun döneminde olmak üzere 2008/10-2012/11 aylar yönünden sorumlu olduğu, bu dönemler dışında sorumluluk koşullarını taşımadığı anlaşılmış, hükme esas alınan 20.11.2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.” gerekçesine dayalı olarak “Davanın kısmen kabulü ile;
1-Davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenen 2013/035980, 2014/037783, 2014/037784, 2014/037785, 2015/020523, 2015/020524, 2015/020525, 2013/090369, 2013/090370, 2013/090371 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline,
2-Davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenen 2016/058928 takip numaralı ödeme emrinin 121.367,91 TL’lik kısmının iptaline,
3-Fazlaya ilişkin istemlerin reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda, davanın 6183 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ödeme emirlerine konu borçların dava dışı … İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarına ilişkin olduğu, davacının 22/05/2006-23/01/2013 tarihleri arasında adı geçen şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu ancak temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan davacının 506 sayılı Kanun dönemine ilişkin borçlardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun dönemine ilişkin borçlardan dolayı ise 5510 sayılı Kanun’un 88/1 inci maddesi kapsamında borcun muaccel olduğu tarihe göre belirleme yapılarak sorumlu olduğu miktarın belirlendiği anlaşıldığından kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesine dayalı olarak “Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile açılan dava haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa davalı Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurum tarafından mevcut yasal düzenlemelere göre işlem yapıldığını beyan ederek ve res’en göz önüne alınacak sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerine konu Kurum borçlarından dolayı davacının hangi dönemler itibariyle sorumlu olacağının tespiti noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1-Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35 inci, mükerrer 35 inci, mülga 506 sayılı Kanunun 80 inci ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde düzenlenmiştir.
2-506 sayılı Kanunun 80/12 nci maddesi, “sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanunun 88/20 nci maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüştür.
3-Primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, kişiler davaya konu olduğu gibi prim borçlusu tüzel kişi yöneticisi oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar.
4-Türk Ticaret Kanununun 317 nci maddesi uyarınca; bir anonim şirketin idare ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak, yetkili idare meclisince yerine getirilmektedir. Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi durumunda; anonim şirket yönünden primlerin ödenmesinde, sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya işilerin işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin belli konularda imza sahibi olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.
5- 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Prim alınması zorunluluğu” kenar başlıklı 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında yer verilen; “Kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası için, bu Kanunda öngörülen her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini karşılamak üzere Kurum prim almak, ilgililer de prim ödemek zorundadır.” düzenlemesi ile sosyal güvenlik sistemi içerisinde prim ödemenin önemine vurgu yapılmıştır.
6- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 108 inci maddesinin (c) bendi uyarınca 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren aynı Kanun’un “Primlerin ödenmesi” kenar başlıklı 88. maddesinin 1 inci, 16 ncı ve 20 nci fıkraları ise; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.
Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” şeklinde düzenlenmiştir.
7- 12.05.2010 tarihli 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 108. maddesinin ilk hâlinde, Kanun’da belirtilen sigorta primlerinin Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde Kuruma ödeneceği düzenlenmiş böylece sigorta prim ödeme sürelerini belirleme yetkisi İşveren Uygulama Tebliğine bırakılmıştır.
8- 01.09.2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşveren Uygulama Tebliğinin 2.4. maddesinde 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenlerin bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödeyecekleri, ödeme süresinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde prim tutarlarının, en geç son günü izleyen ilk iş günü içinde Kuruma ödeneceği belirtilmiştir.
9- Anılan Yönetmeliğin 108 inci maddesinde 29.05.2016 tarihli ve 29726 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle “İşverenler, Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılara, sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılara, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka işverene geçici olarak devrettiği sigortalılara ilişkin primleri bu maddede öngörülen sürelerde öderler” düzenlemesi getirilmiş maddenin devamında ise; “Kanunda belirtilen sigorta primleri, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar yönünden;
a) Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın son gününe kadar,
b) Ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 14’ü ne kadar, işverenlerce Kuruma ödenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıda yer alan paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İncelenen dava dosyasında; davalı Kurum tarafından davacı adına dava dışı anonim şirketin prim, işsizlik sigorta primi ve damga vergisi borçlarından dolayı düzenlenen 14 adet ödeme emrinin 24.10.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, eldeki davanın 31.10.2019 tarihinde olmak üzere süresinde açıldığı, ödeme emirlerinin en eski tarihli döneminin 2006/11 inci ayı, en yeni tarihli döneminin 2015/03 üncü ayı olduğu, davacının dava dışı anonim şirkette 22.05.2006-30.01.2013 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır.
3- Somut olayda, Mahkemece 506 sayılı Kanunun 80/12 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 88/20 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle davacının 2008/10-2012/11 ayları arası Kurum borçlarından dolayı yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle sorumlu olduğu kanaatiyle yazılı şekilde sonuca gidilmiş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur. Gerçekten 30.01.2013 tarihinde yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının 2012/12 nci ayı Kurum borçlarının ödenmesinden dolayı da bu ayı takip eden ayın/dönemin sonuna kadar sorumlu olacağı aşikardır.
4-Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine;
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bendlerinin silinmek suretiyle hükümden çıkarılmasına, yerlerine gelmek üzere;
1-Davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenen 2014/037783, 2014/037784, 2014/037785, 2015/020523, 2015/020524, 2015/020525, 2013/090370 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline,
2-Davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenen 2013/035980 takip numaralı ödeme emrinin 1.716,01 TL’lik kısmının iptaline, 2013/090369 takip numaralı ödeme emrinin 380.695,14 TL’lik kısmının iptaline, 2013/090371 takip numaralı ödeme emrinin 425,61 TL’lik kısmının iptaline, 2016/058928 takip numaralı ödeme emrinin 121.367,91 TL’lik kısmının iptaline,” ibarelerinin yazılmasına, ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…