Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14655 E. 2023/236 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14655
KARAR NO : 2023/236
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1099 E., 2022/2057 K.
DAVACILAR : 1-… 2- … 3- …
vekilleri Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 23.11.2018
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/402 E., 2021/59 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve feri müdahil kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris …’un ölmeden önce … 4. İş Mahkemesinde işçilik alacakları davası açtığını, yargılama esnasında vefat ettiğini ve Mahkemenin ara kararı nedeniyle işbu hizmet tespiti davasının açıldığını belirterek, muris … ‘un davalı şirket işyerinde 01.12.2003 tarihinden 01.01.2010 tarihine kadar tır şoförü olarak, sonrasında ise işten çıkarıldığı 08.06.2016 tarihine kadar sevk ve kademe sorumlusu pozisyonunda kesintisiz şekilde çalıştırıldığı, ancak 01.12.2003 – 08.03.2008, 01.06.2008 – 17.11.2008, 03.08.2010 – 03.05.2011, 14.06.2011-23.12.2011, 03.12.2013-13.04.2014 ve 09.09.2014-27.10.2014 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığını belirterek eksik hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı… Otomotiv İnş. Nak. Paz. ve Turz. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin resen gözetilmesi gerektiği, 2000 yılından bu yana emekli olup son 7 yıla kadar kanser tedavisi gören bir kişi olduğu, fiziki olarak uzun yol şoförlüğü yapmasının veya masa başında oturup, ayakta durup sevk idare kontrolü yapabilmesinin tıbben mümkün olmadığı, … 4. İş Mahkemesi 2017/31 Esas sayılı dosyası kapsamında belirttikleri aracın kendisine ait olduğu, kendi beyanlarına göre ortak olup trafik cezalarını da bizzat kendilerinin ödediğini açıkça kabul ettikleri, sigortalılık süresi dışında davalının emir ve talimatı altında iş akdi kapsamında çalışmadığı, kendi beyanlarına göre ortak kazanç elde etmek adına çalıştığı, sonra ortaklığın sona erdiği, ortaklık kurulurken murisin vergi mükellefiyeti olmaması nedeniyle aracın davalı firma adına tescil edildiği, ortaklığın sona ermesi sonrasında sağlığının elverdiği durumlarda şehir dışı lojistik taşımacılıkta şoför temin etme konularında asgari ücret karşılığında çalıştığı, sağlığının el vermediği durumlarda işten çıkışının verildiği, en son çıkış günü bizzat kendinin el yazısı taşıyan belgenin verildiği belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; yaşlılık aylığı almakta olan davacılar miras bırakanının kuruma bildirilen hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Destek Primi kapsamında olduğu, davacının taleplerinin uzun vadeli sigorta kollarından hizmet tespitine ilişkin olduğu ,tanık anlatımları ve trafik ceza tutanakları içeriğine göre çalışmasının kesintisiz devam ettiği kanaatinin oluştuğu, özellikle hizmet bildiriminde bulunulmayan dönemlerde … adına düzenlenen ceza tutanakları kanıt olarak kabul edilerek; davanın kabulü ile davacının 01.12.2003 tarihinden 27.10.2014 tarihleri arasında davalı işverenlik bünyesinde kesintisiz çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, 24.12.2003 tarihli trafik ceza tutanağınını davacıların murisinin aralık ayında çalıştığının delili olmayacağını, sadece 24.12.2003 tarihinde çalışmasına delil olabileceğini, diğer trafik ceza tutanakları yönünden de aynı durumun geçerli olduğunu, tanık …’in müvekkili şirkette çalışması olmadığını, diğer tanığın ise 15.02.2007 ile 02.04.2007 dönemi haricinde çalışması olmadığını, ayrıca davacıların murisinin … ve … plakalı araçların ortağı olduğunu, ortak sıfatıyla vekalet sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ve bu nedenle ispatlanamayan günlerin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacıların murisinin 01.12.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığını, şirket bünyesinde çalışması olamayacağını, askerlik hizmetini yaptığı tarihin araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamından, davacıların murisinin davalıya ait …,…sicil numaralı işyerlerinden 08.03.2008 ile 31.05.2008; 18.11.2008 ile 02.08.2020; 04.05.2011 ile 13.06.2011; 24.12.2011 ile 08.09.2014; 28.10.2015 ile 08.06.2016 tarihleri arasında kesintili olarak çalışmalarının bildirildiği, 01.12.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olduğu, davacılar vekilinin 18.03.2021 tarihli duruşmada taleplerinin uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkin olduğunu açıkladığı, Emniyet Müdürlüğünden gelen trafik ceza tutanakları incelendiğinde, davacıların murisi adına 2003 ile 2014 arasında davalı şirket adına kayıtlı araçları kullanırken çok sayıda trafik cezası düzenlendiği, 16.07.2009 ile 17.12.2014 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü çok kısa bir dönem haricinde ayaktan ve günü birlik tedavi gördüğü ve çalışmasına engel teşkil etmeyeceği, Petrol Ofisi AŞ’e ait 17.01.2018 tarihli yazı ile 11.03.2013 ile 07.01.2005 tarihleri arasında çok sayıda sefer yapmak suretiyle davalıya ait araçlar ile Esenboğa Hava İkmal Müdürlüğüne giriş yaptığının bildirildiği, bordro tanıklarının kesintisiz çalışmayı doğruladıkları, her ne kadar davacıların murisinin iki tıra ortak olduğu ve ilişkisinin ortaklık sözleşmesine dayalı vekalet ilişkisi olduğu iddia edilmişse de davacıların murisinin şoförlük yaptığı, kesintili olarak hizmet akdi kapsamında bildirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, hukuki ilişkinin hizmet akdi ilişkisi olduğu, blok çalışmanın 2016 yılında sona ermesi nedeniyle hak düşürücü sürenin gerçekleşmeyeceği sonucuna varılarak tespite karar verilen tarihlerde davacının hizmet akdinin zaman ve bağımlılık unsurlarını içerir şekilde çalıştığı ve incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından davalı şirket ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

2.Fer’i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunu’nun 86. madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.