Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14663 E. 2023/7619 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14663
KARAR NO : 2023/7619
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/37 E., 2022/143 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum ve davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; kurum sigortalıs…nün 21.03.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile vefat ettiğini, kaza nedeniyle sigortalının geride kalan hak sahibi …’ye 40.335,65 TL PSD gelir bağlandığını, kazanın davalının kusuru sonucu meydana geldiğini, kaza nedeniyle yapılan tahkikat neticesi düzenlenen raporda da, meydana gelen iş kazasında davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve istem haklarını saklı tutarak kurum zararlarından 3.000,00 TL gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Bu dava dosyası ile birleştirilen Mahkemenin 2014/943 E ve 2014/679 K sayılı dava dosyasında, davacı vekili 25.12.2014 havale tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili kurum sigortalıs…nün 21.03.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, kurum zararlarının tazmini talebi ile işveren … aleyhine Mahkememizin 2014/231 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kazanın davalıların ve Mahkememizin 2014/231 E. sayılı dosyasının davalısının kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğini, kaza nedeniyle mezkür dosyada alınan kusur bilirkişi raporunda kazanın oluşunda davalının da kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle sigortalının geride kalan yakınlarına 40.335,65 TL gelir bağlandığını, toplam 40.335,65 TL kurum zararlarının meydana geldiğini belirterek; kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve istem haklarını saklı tutarak bu zararlarından şimdilik 3.000,00 TL gelirlerin onay, masraf ve ödemerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ve Mahkememizin 2014/231 E. sayılı dosyasının davalısından müştereken ve müteselsilen tahsiline ve dosyanın Mahkememizin 2014/231 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesi ile; Davacının iddia ettiği hususların haksız ve mesnetsiz olduğunu, söz konusu iş kazasında kusurunun olmadığını, davacının talep ettiği peşin sermaye değerli gelirin tamamının tarafından tahsil edilemeyeceğini, söz konusu iş kazasında kusuru olmadığını, Mahkeme aksi kanaatte ise, söz konusu miktarın yalnızca -kabul etmemekle birlikte- kusuru oranında talep edilebileceğini, bu husus 5510 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, davacı kurum peşin sermaye değerli gelirdeki artışları da isteyemeyeceğini, bu hususun da Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ve Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, davacı kurumun yalnızca peşin sermaye değerli gelirdeki artışlar olmaksızın ve -kabul etmemekle birlikle- yalnızca kusur oranında tahsilini talep edebileceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacının dilekçesinde sözünü ettiği … aleyhine açılan 2014/231 E sayılı davada müvekkilinin taraf olmayıp, müvekkilin katılımı olmaksızın alınan bilirkişi raporlarına dayanarak müvekkile husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, … 1 İş Mahkemesinde 2010/97 E no ile kazazede yakınları tarafından açılan tazminat davasının henüz derdest olduğunu, eksik ve yetersiz bilimsellikten mantıktan uzak bir bilirkişi raporuna dayanılarak müvekkilinin kusurlu olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, kazazede yahut onun işvereni ile müvekkili arasında iş hukukuna ilişkin hiçbir sözleşme veya ihale ilişkisi bulunmaz iken , müvekkiline iş güvenliği önlemlerini almadığı gerekçesiyle % 5 kusur izafe edilmiş olup bilirkişinin düştüğü bu yanılgının bu hiçbir hukuksal ya da mantıksal bir dayanağı bulunmadığını, ayrıca kazanın gerçekleştiği elektrik hattı ile elektrik hattının altında bulunan tabelanın … Nakliyeciler Kooperatifi tarafından yaptırıldığını, bu bakımdan da olayda husumetin SEDAŞ’A yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkiline kazazedenin akıma kapıldığının çalışma öncesi haber de verilmediğini, iöz konusu tabela asım işi sahipleri tarafından Elektrik Kuvvetli Akımlar Yönetmeliği madde 63’ e aykırı olarak SEDAŞ veya ilgili resmi kurumların bilgisi haricinde herhangi bir güvenlik önlemi ve izni alınmaksızın çalışmaya başlandığını, maddeye göre önceden bildirim gereği açıkça düzenlendiği halde iş sahipleri tarafından herhangi bir bildirimde bulunmadığı ve tarafımızdan çalışma yapılacak bölgede önlem alınmasına olanak tanınmadığı halde ve üstüne üstlük ölen şahsın bahsi geçen tabelaya kendi çıkamayıp ilave bir aygıt (sepetli vinç) kiralamak suretiyle ancak ulaştığı, emniyet tedbirini almanın bile mümkün olmadığı bir yerde çalışma esnasında çarpıldığının tespit edildiğini, bunun dışında 34.5 kV’luk enerjili hattına normalde 15 cm e kadar yaklaşmanın mümkün olduğunu, bu mesafeninde normal şartlarda kontrollü olarak çalışılınabilir olduğunu, sepetli bir vinç kullanarak elektrikli bir hatta yaklaşmakta olan bir kimseyi söz konusu çalışmadan haberi olmayan SEDAŞ’ın engellemesinin mümkün olmayacağının aşikar olduğunu, kaza ile ilgili SEDAŞ ‘a/görevlilerine suç isnadını gerektirecek bir kusur yüklenemeyeceğinin ceza mahkemesi ara kararıyla sabit olduğunu, EPDK yönetmeliklerinin hiçbirinde dava konusu reklam panosu gibi bir kontruksiyon için ayrı bir emniyet mesafesi tanımından bahsedilmediğini, müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, kusursuz sorumluluğuna gidilecek olsa dahi kazazedenin ve üçüncü kişilerin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, şayet işverenin, müteahhit firmanın ve müteveffanın gereken önlemleri almış olsaydı böyle bir kazanın söz konusu olmayacağını, iş sahibi ile müteahhit firma arasında iş akdinin bulunup bulunmadığının,çalışma yapılacak bölgede hattı enerjisiz hale getirmek gibi önlemleri alabilmesi için SEDAŞ’a neden bilgi verilmediğinin, ölüm nedeninin çarpılma değil de yükseklik korkusu,heyecan,kalp krizi..vb bir sebepten ötürü gerçekleşmiş olabileceği ihtimali de göz önünde tutularak ölen kişinin ağır ve tehlikeli işlerde çalışmak için sağlık raporu bulunup bulunmadığı yani yaşarken bu çalışma için uygun niteliklere sahip olup olmadığının, kazazede işçiye gerekli eğitimlerin işvereni tarafından verilip verilmediğinin ve müteveffanın çalışma esnasında kişisel koruma teçhizatları (baret,eldiven,yalıtkan ayakkabı, emniyet kemeri.. vs] kullanıp kullanmadığının araştırılmasını talep ettiklerini belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı …Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece özetle; “… davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın niteliği, davalıların ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak mevcut dosya sigortalısının davaya konu olayla ilgili ceza ve tazminat davaları celbedilmeli, ayrıca ceza davası sonucu mahkumiyeti kesinleşen dava dışı Muhammet bakımından sorumlu olduğu kusur oranı belirlenerek çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “…Davanın kısmen kabulü ile; 1- 17.540,07 TL bağlanan gelirden kaynaklı kurum alacağının, tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- 13.720,06 TL bağlanan gelirden kaynaklı kurum alacağının, tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Ajans Reklamcılık İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti ile … ‘dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı …Ş vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı …Ş vekili dilekçesinde özetle, “… olaya konu hat müvekkil SEDAŞ’a devredilen hatlardan olup ,söz konusu tesis olayın kazanın meydana gelmesinden çok önce inşa edilmiş ve neticede de müvekkil SEDAŞ’a devredilmiştir. Bahse konu hat aktif olarak çalıştığından yani enerji verildiğinden müvekkilin söz konusu hattan haberdar olmaması ve denetimleri yapmamasıda söz konusu değildir. Bu konudaki görüşe de katılmak mümkün değildir. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere söz konusu hat kazanın meydana gelmesinden çok önce inşaa edilerek hattan enerji verilmekte idi. … Nakliyeciler Garajı tabelası ise hat faal iken ve enerji veriliyor iken çok sonradan müvekkil kurumun bilgisi dışında diğer davalılar tarafından inşa edilmiştir. Bu aşamada müvekkil kuruma başvurulmamış ,enerji kesilmesi talep edilmemiş veya çalışmanın sakıncalı olup olmayacağı konularında müvekkilin görüşü de alınmamıştır. Müvekkilin söz konusu tabela işinden haberi dahi olmayıp bu konuda kaza anına kadar böyle bir çalışma olduğu bilgisi de verilmemiştir. Bilirkişi raporunda müvekkil açısından üzerinde durulması gereken husus kusursuz sorumluluk ilkeleri olmalı iken raporun sonuç kısmında bu hususta da değerlendirme yapılmış ve esasen kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğince de müvekkilin sorumlu olmadığı ifade edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffa Levent’e ait kusurun alınarak diğer davalıya verilemesi de yerinde olmayıp,müvekkile izafe edilen kusurun diğer davalı … Nakliyeciler Garajı’a verilmesi gerekirken bunlara aykırı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınarak davalı müvekkil SEDAŞ’nin %5 kusurlu olduğunun kabulü ile bağlanan gelirden kaynaklı kurum alacağından diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu kabul edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir” diyerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacı kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı Kurum vekili ile davalı …Ş vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.