Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14668 E. 2023/68 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14668
KARAR NO : 2023/68
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/297 E., 2022/71 K.
c-… d-… 5- …
vekilleri Avukat …
DAVALILAR :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
2- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.10.2011
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan işverene ait işyerinde 07.03.1978 – 01.02.1984 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmasını, davacı ile birlikte çalışan kişilerin dinlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2014 tarihli ve 2011/409-2014/21 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.02.2015 günlü ve 2014/7145- 2015/3661 E.K. sayılı ilamı ile; davacı adına, davalı … tarafından 07.03.1978 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına süresi içinde intikal ettirildiği, ihtilaflı dönem içerisinde davalı …’den davacı adına Kuruma sigortalı çalışma bildiriminde bulunulmadığı, davacının tespite konu dönemi kapsayan dönemde başka bir işyerinde çalışmasının bulunmadığı, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kurumu niteliğinde olup, kamu kurumlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğu, bu itibarla mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidildiği belirtilerek, yapılacak işin; davalı …’nin Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem bordrolarında adı geçen tespiti istenen dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp, tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalı işyeri kamu kurumu niteliğinde olduğundan, davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı …’nin kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, işyeri şahsi sicil dosyasını getirtmek, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun açıklanabilir nedeni bulunup bulunmadığını, ücretin nasıl ödendiğini araştırmak, bu konuda işyeri yetkililerini tespit edilerek tanık olarak dinlemek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2015/293- 2019/52 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamı dikkate alınarak kolluk tutanağı ile tespit edilen kamu tanıkları, bordro tanıkları ve davacı tanıklarının beyanları ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, dahili davacıların murisleri olan …’ın davalı … nezninde 07.03.1978 – 07.03.1982 tarihleri arasında 4 yıl süre ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 10.06.2021 günlü ve 2021/5513- 2021/8089 E.K. sayılı ilamı ile; mahkemece, davacının 20.01.2021 tarihinde vefat ettiği, veraset ilamı dosyada yer almakta iken mirasçıların davaya dahil edilmediği, mirasçılara davayı takip edip etmeyeceklerinin sorulmadığı ve vefat eden kişi hakkında karar verildiğinin anlaşılmasıyla, mirasçıların davaya dâhil edilmesi ve gösterdiği deliller toplanarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2021/297-2022/71 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamı gereğince, davacının mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, kamu tanıkları ve bordro tanıklarının beyanları ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne; dahili davacıların murisleri olan …’ın davalı … nezninde 07.03.1978 – 07.03.1982 tarihleri arasında 4 yıl süre ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Kurum kayıtları ile çeliştiğini, tanık beyanlarının yetersiz ve muğlak olduğunu, Kurum aleyhine vekalet ücreti tayininin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işverenlere ait işyerinde 07.03.1978 – 01.02.1984 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılardan SGK vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut olayda, davalı SGK, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 36 ıncı maddesi gereği harçtan muaf olduğu halde, davacı tarafından yatırılan 27,70 TL peşin harç ile 154,82 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
1.Davalılardan SGK vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Hükmün 4. numaralı bendinde yer alan davalılardan ibaresinin silinerek yerine “davalı …” yazılmasına ve hükmün bu biçimi ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.