Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14678 E. 2023/203 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14678
KARAR NO : 2023/203
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/596 E., 2022/1063 K.
DAVA TARİHİ : 27.05.2019
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/204 E., 2020/21 K.

Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafında, temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1-Davacı, dava dilekçesinde; 2013/91879, 2014/78591, 2015/26375, 2015/26379 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
2.Davacı vekili, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun gereğince tanzim ve tebliğ olunan 2013/91879, 2014/78591, 2015/26375, 2015/26379 takip numaralı ödeme emirlerine konu borçların olmadığını, … Temizlik İnş. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin …ile birlikte ortağı iken 10.08.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisselerinin tamamını şirket ortağı olmayan … isimli kişiye devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, bu kararın … 26 ıncı Noterliği’nin 11506 yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ile 10.08.2016 tarihinde davacı ve …tarafından … ‘ya şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte hisse devirlerinin yapıldığını, bu hisse devrinin … Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne 22.08. 2016 tarihinde tescil ettirildiğini beyan etmiştir.
3. Öte yandan, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesine göre sermaye hissesi oranında sorumluluğunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum cevap dilekçesinde; limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduklarını, kurumun davacı için tesis ettiği işlemin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin haczi kabil …,… plakalı araçlarına haciz şerhi işlendiği ve henüz satış işleminin gerçekleşmediği nazara alındığında; 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde kamu alacakları için limitet şirket ortaklarının hisseleri oranında sorumluluğunun doğabilmesi için gerekli şartlardan biri olan; şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen; unsurunda aranan haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması veya haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması; şeklindeki yasal şartların somut olayda oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile; davacı adına düzenlenen 2013/91879, 2014/78591, 2015/26375, 2015/26379 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının davaya konu borçtan sorumlu olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını beyan ederek; davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuruma yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirket adına taşınmaz bulunmadığının, şirket adına kayıtlı üç adet aracın da şirketin borcunu karşılamaya yetmeyeceğinin tespit edilmesi nedeni ile ortaklar adına ödeme emri düzenlendiği; öte yandan 6.000 adet hissesi olan şirkette 100 adet hisseye sahip olan davacının davaya konu ödeme emirlerinden 1/60 oranında sorumlu olacağı dikkate alınmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü ile davalı kurum tarafından düzenlenen 2015/026379 numaralı ödeme emrine konu toplam 876,37 TL’lik tutarın 861,77 TL’lik kısmının iptaline, bakiye 14,60 TL alacağın %10 zamlı olarak tahsiline; davalı kurum tarafından düzenlenen 2015/026375 numaralı ödeme emrine konu toplam 5.285,98 TL’lik tutarın 5.197,89 TL’lik kısmın iptaline, bakiye 88,09 TL alacağın %10 zamlı olarak tahsiline; davalı kurum tarafından düzenlenen 2014/078591 numaralı ödeme emrine konu toplam 91.016,27 TL’lik tutarın 89.499,34 TL’lik kısmının iptaline, bakiye 1.516,93 TLalacağın %10 zamlı olarak tahsiline; davalı kurum tarafından düzenlenen 2013/091879 numaralı ödeme emrine konu toplam 252.168,04 TL’lik tutarın 247.965,24 TL’lik kısmının iptaline, bakiye 4.202,80 TL alacağın %10 zamlı tahsiline, dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, kuruma süresi içinde ödenmeyen prim ve alacaklardan dolayı davacının 6183 sayılı Kanun kapsamında sorumlu olduğunu öte yandan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını beyan ederek; davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emri istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun’nun 35 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Eldeki davada, davalının temyiz sebepleri kapsamında yapılan incelemede; davanın açılış tarihinin 27.05.2019 tarihi olduğu, davacıya iptali talep olunan ödeme emirlerinin 20.05.2019 tarihi olduğu anlaşılmakla; davanın süresi içinde açıldığı saptanmıştır.

4. Öte yandan, 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35 inci maddesinde ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurum’un işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, davacının 14.02.2007 ile 10. 08.2016 tarihleri arasında limited şirketin 1/ 60 oranında hisse ile ortağı olduğu, davacının iptalini talep ettiği ödeme emirlerinin borç dönemlerinin ise 2012/ 10 uncu ay ile 2015/ 9 uncu ay arasındaki tarihlere ilişkin düzenlendiği anlaşılmakla; davacının hissesi oranında dava konusu ödeme emirlerinden sorumluluğun gerektiği saptanmış olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yerinde görülmüştür.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.