Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14685 E. 2023/317 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14685
KARAR NO : 2023/317
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/517 E., 2019/122 K.
DAVA TARİHİ : 18.09.2012
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuân tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı SGK Başkanlığı vekili dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalısı … ‘nin ,davalıya ait iş yerinde çalışırken 02.05.2002 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefat ettiğini, kurumca hak sahiplerine 11.979.93 TL ilk peşin değerli gelir bağlanıp, 2.363.36 TL hastane masrafı, 15150 TL cenaze yardımı ve 2.699.60 TL evlenme yardımı olmak üzere toplam 17.194.39 TL ödeme yapıldığını davalı işverenin kusurlu olduğunu beyan ederek 17.194.39 TL kurum zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf cevabında; kazalının kusurlu olduğu, kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2012/1044 E., 2014/1039 K., sayılı kararıyla; Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya alınan belge içerikleri, usule, esasa uygun, denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bilirkişi kusur ve hesap raporları göz önüne alındığında, sigortalı … davalı iş yerinde kalıp ustası olarak hizmet akdi ile çalışırken, 02.05.2002 tarihinde 2. Kat yangın merdiveni kalıplarını yaptığı sırada dengesini kaybederek yaklaşık 3 metre yükseklikten 1. Kat merdivenlerine düşerek hayatını kaybettiği, kazanın oluşunda davalı işverenin %75 sigortalı işçinin ise %25 oranında kusurlu oldukları, davacı kurum hak sahiplerine toplam olarak 17.194.39 TL ödeme yaptığı , yasa gereği yaptığı bu ödemeleri yasa gereği davalı işverenden kusur oranları nispetinde talep etme hakkı olduğundan ,mahkememizce alınan hesap raporunda, kurum zararının 15.045.09 TL olduğunun belirlendiği gerekçeleriyle, “1-Davanın kısmen kabulü ile, Toplam 15.045,09 TL nin;
10.482,44 TL nin, 09/10/2002 onay tarihinden,
2.067,94 TL nin, 02/05/2002 sarf tarihinden,
2.362,15 TL nin, 23/08/2004 ödeme tarihinden,
132,56 TL nin, 27/09/2002 ödeme tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında; “Eldeki davada ise, mahkemece aldırılan kusur raporu ile davalının %75 kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, ceza davasında bağlayıcı olan maddi olgular karşısında, kalıpçı olarak deneyimli usta vasfı ile çalışan kazalının kendi kurduğu iskeleden düşmesi şeklinde gerçekleşen iş kazasında baskın kusurun sigortalıda olduğu hususu dikkate alınmalı ve bu kapsamda işverenin objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde yapılacak irdeleme ile olayın meydana geldiği iş kolunda ve iş güvenliği konusunda uzman kişilerden uygun bir kusur raporu aldırılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, sigortalı ve/veya hak sahiplerine bağlanan gelirin gelirden çıkma nedeniyle fiili ödemeye dönüşmüş olması halinde ise, Kurumun talep edebileceği miktar, ilk peşin değerin kusur karşılığı fiili ödeme miktarından düşük ise ilk peşin değere göre; fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise fiili ödeme miktarı dikkate alınarak belirleneceğinden, dosya arasındaki gelir bağlama kararlarından kazalının 14, 15 ve 16 yaşlarında olan çocukları bakımından gelirden çıkıp çıkmadıkları hususu da davacı Kurumdan sorularak fiili ödeme niteliği oluşmuş ise düşük olan tutarın esas alınması gereği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Tüm dosya içeriğinden, 02.05.2002 tarihinde saat 09:00 sıralarında, … İli … adresindeki yapılmakta olan davalı şirketine ait konut inşaat iş yerinde, kalıpçı olarak çalışan kazalı …’nin inşaatın 2. Katından, yangın merdiveninde betonarme kalıp çalışması için kurulmasına iştirak ettiği ahşap kalasların ayrılması sonucu iskelenin çökmesi nedeniyle, dengesini kaybedip 3 metre beton zemine düşüp, trafik hastanesine kaldırılıp, hastanede vefatı ile sonuçlanan iş kazasında davalının % 75, kazalının % 25 müteferrik kusuru olduğu, söz konusu kaza nedeniyle, davacı kurum tarafınca sigortalısı olması nedeniyle, iş kazasından ötürü, hak sahipleri kazalının eşi ve oğullarına bağlanan sürekli gelir ile gelirden çıkma nedeniyle fiili ödeme nedenli yapılan ödemelerin kıyaslaması suretiyle, müteferrik kusuru karşılığı davalıdan talebinde haklı olunan bağlanan sürekli gelirin ilk peşin değeri karşılığı 9.426,00 TL, ölümden önce yapılan hastane masrafı olarak 2.067,94 TL, evlenme yardımı karşılığı 772,80 TL, cenaze masrafı karşılığı da 132,56 TL ve faizleri olması gerektiği, belirtilerek, “1- Davanın kısmen kabul kısmen reddiyle,
Bağlanan sürekli gelirin ilk peşin değeri ve fiili ödeme karşılığı, toplam 9.426,01 TL’nin, (onay) 09.10.2002 tarihinden itibaren,
Hastane masrafı karşılığı 2.067,94 TL’nin 02.05.2002 (sarf) tarihinden itibaren,
Evlilik yardım alacak bedeli olarak 772,80 TL’nin ( ödeme ) 23.08.2004 tarihinden itibaren,
Cenaze masrafı olarak 132,50 TL’nin (ödeme ) 27.09.2002 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Geriye kalan talebin reddine, ” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı SGK vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi heyeti raporunda sigortalının %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmişse de, sigortalının bu kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, eksik inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporununun karara esas alınmasının yerinde olmadığı, ayrıca davalı vekilinin, vekillikten çekilme dilekçesi vermesine rağmen, müvekkil Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığı belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 18.09.2012 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile cenaze masrafı ve tedavi giderlerinden oluşan kurum zararının 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca davalı işverenden rücuan tazmin edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Eldeki dava, 18.09.2012 tarihli iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan tedavi masrafı ve cenaze yardımının rücuan tazmini istemine ilişkin olup somut olayda, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere; kalıpçı olarak deneyimli usta vasfı ile çalışan kazalının kendi kurduğu iskeleden düşmesi şeklinde gerçekleşen iş kazasında baskın kusurun sigortalıda olduğu hususu dikkate alınmalı ve bu kapsamda işverenin objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde yapılacak irdeleme ile olayın meydana geldiği iş kolunda ve iş güvenliği konusunda uzman kişilerden uygun bir kusur raporu aldırılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilmişse de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada hükme esas alınan kusur raporunda davalı şirkete %75, kazalıya %25 oranında kusur verilmek suretiyle, bozma öncesi alınan kusur raporu ile aynı oran ve aidiyetlerin belirlendiği anlaşılmakla, oluşa göre kazanın meydana geliş şekli ve kazalının baskın kusuru nazara alınarak işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.