YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14700
KARAR NO : 2023/480
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2196 E., 2022/3034 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 17.03.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/106 E., 2022/38 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.01.2001-30.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kurum’a bildirilmeyen çalışmalarına ilişkin hizmetlerin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının kooperatifte çalışması olmadığım, davacının tanık olarak gösterdiği …’a ait Turizm acentesi çalışanı olduğunu, Kooperatifin merkezinin de …’a ait ofis olduğunu, o nedenle ve ekli belgelere göre davacının … çalışanı olduğunu, kooperatifin arsası dışında mal varlığının bulunmadığı gibi, aktivitesinin de bulunmadığım, o nedenle davacmın kooperatifte banka hesabına yatanların yamnda aidat kabulü ve arsamn vergileri v.s resmi dairelerdeki iş takipleri dışında 30 tam gün çalışmasını gerektirecek çalışma ortamının da mevcut olmadığını, davacım birkaç Genel Kurul toplantısına katılmış olmasımn burada sürekli çalıştığı anlamına gelmeyeceğini, işlere yardımcı olduğu zamanlarda sadece o iş için emeği karşılığı ödeme yapılması için karar alınmış olup, davacımn iddia ettiği yıllarda sürekli bir çalışması bulunmadığım ileri sürerek, davanın ret edilmesini savunmuşlardır.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu dönemde davalı işyerinden davacı için yapılmış olan hizmet bildirimi bulunmadığını, sigortalı sayılmak için fiili çalışmanın varlığının esas olduğunu belirterek; İddiamn yöntemince araştırılması ve kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davacının kooperatifte banka hesabına yatanların yanında aidat kabulü ve arsanın vergileri v.s resmi dairelerdeki iş takipleri dışında 30 tam gün çalışmasını gerektirecek çalışma ortamının da mevcut olmadığı açık olup, tanıkların anlatımlarına ve “Kooperatif Yönetim Kurulu Kararlarına göre, davacının Kooperatifteki çalışmaları vekalet akdinin unsurlarını içerdiğinin kabulü gerekmiştir. Tüm açıklananlar, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında hizmet akdinin bulunmadığı, gerçekleşen hizmetin vekalet ilişkisi olduğu, davacının tespiti gereken hizmet süresi bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılarak,….” gerekçesine dayalı olarak, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını, davacı iddialarının kanıtlandığını ve davacının davalı kooperatifte çalıştığının sabit olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının çalışmalarının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi olduğuna yönelik olarak yapılan tespit yetersizdir. Davalı Kooperatif’ in 22.08.2008 tarihili kararında davacının personel olarak görevlendirilmesine dair kararın varlığı gözetilerek bu tarihten sonraki kısma ilişkin araştırma yapılmalı, davacıya ödenen ücretlerin niteliği araştırılmalı, davalı kooperatife ait tüm kayıtlar celbedilerek çalışmayı bilen tanıklar da dinlendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…