YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14713
KARAR NO : 2023/348
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1862 E., 2022/1861 K.
FER’Î MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 03.09.2018
HÜKÜM/KARAR :Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/278 E., 2020/142 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 12.07.2017 – 06.08.2018 tarihleri arasında çalıştığını, sigortasının yapılmadığını belirterek açılan davanın kabulü ile sigortasız geçen sürelerin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili,16.10.2017 tarihinde garson olarak işe başladığını, 06.08.2018 tarihinde işten ayrıldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, çalışma saatleri ve ücreti ile ilgili iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer’î müdahil Kurum vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile özetle; hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyadaki tanık beyanları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının sigorta kaydı incelendiğinde sigortalı döneminin bulunmadığı, dinlenen tanık anlatımlarından davalıya ait işyerinin iki şubesinin bulunduğu, davacının Trakya Üniversitesi sınırları içerisinde yer alan … Yaşam Merkezindeki … Pastanesi şubesinde garson olarak çalıştığı, dinlenen davalı … … beyanında davacı ile ekim 2017 Ağustos 2018 tarihleri arasında beraber çalıştıklarını, davalı … … beyanında davacının 2017 yılı Ekim ortalarında işe girdiğini ve ağustos ayı ortalarında işten ayrıldığını, … beyanında davalı işyerinde 2017 yılı 7 inci ayının ortalarından 9 uncu ayın başlarına kadar 1,5 ay süreyle çalıştığını kendisi işe girerken davacının işte çalışıyor olduğunu, bordro tanığı … beyanında “17 temmuz 2016 – 17 ağustos 2019 tarihleri arasında çeşit ustası olarak çalıştığını, davacının asgari ücretle garson olarak 2017 eylül aylarında başladığını ağustos 2018 tarihinde 1 yılını daha doldurmadan ayrıldığını hatırladığını” ifade ettikleri, alınan bilirkişi raporu ve toplanan deliller doğrultusunda davacının davalı yanında 01.09.2017 – 06.08.2018 tarihleri arasında garson olarak dönemin asgari ücreti ile fiilen çalışmış olduğu anlaşılmış, çalışmasının ise devamlı ve kesintisiz nitelikte olduğu kanaatinin hasıl olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde 01.09.2017 – 06.08.2018 tarihleri arasında hizmet akdi ile dönemin asgari ücreti üzerinden sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının ispatlanamayan fazlaya ilişkin isteklerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer’î müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, tanıkların olayla ilgisi ve verdiği bilgilerin tutarlılığı değerlendirildiğinde beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, davacı tanıkları müvekkilinin 7 ve 8 inci ayda işe başladığını, davalı tanıkları ve kamu tanıklarının ise 9 uncu ayda işe başladığını beyan etmişse de kamu tanığının halen çalışmaya devam etmesi sebebiyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, 20.11.2018 tarihli dilekçeleri ile 2018/279 E., sayılı işçilik alacaklarına ilişkin dosyaya ve dosya içindeki CD’e delil olarak dayanılmış olmasına rağmen bilirkişi ve hakim tarafından bu hususun incelenmediğini, 2018/279 E., sayılı dosyada bilirkişinin 12.07.2017 tarihinde işe başladığını, brüt 2.723,84 TL ücret aldığının kabul edildiğini, bu sebeple raporun 1 inci seçeneğine göre karar verilmesi gerekirken kısmen kabule göre karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Fer’î müdahil Kurum vekili, çalışmayı ortaya koyan belgelerin işe giriş bildirgesi, aylık sigorta gün bildirgeleri ile SSİY nin 17 inci maddesinde dört aylık prim bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu kanıtlar olduğunu, müvekkilinin kuruma verilen belgeler doğrultusunda işlem yapıldığından aksi ispatlansa dahi müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının müvekkili kurum kapsamında ne kadar süreyle çalışmış olduğunun kurum kayıtları ile sabit olduğunu, davacının mahkeme kararında belirtilen tarih aralıklarında çalışmasının bulunmadığını, yazılı delil sunulamadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dinlenen tanıklar ve sunulan tutanak gözönünde tutulduğunda davacının tespitini talep ettiği dönemde davalı işyerinde çalıştığı ancak bildiriminin yapılmadığı,mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve fer’î müdahil Kurumun istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’î müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 12.07.2017 – 06.08.2018 tarihleri arasında çalışıp çalışmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer’i müdahil kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…