YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14724
KARAR NO : 2023/338
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2073 E., 2022/1931 K.
DAVALILAR :1-… vekili Avukat …
2-…
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 16.11.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/206 E., 2022/197 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın tüm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … Oto. San. A.Ş. ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı …, söz konusu dava kapsamında … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 22.10.2012 tarih ve 1835 no’lu 01.11.2013 tarih ve 15502 no’lu Sağlık Kurul Raporları ile İzmit Seka Devlet Hastanesi’nin meslek hastalığı nedeniyle %13 maluliyet oranının tespitini içeren 11/06/2013 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporu’na dayanmakta ise de meslek hastalığı ve bu sebeple %13 maluliyet oranının tespitinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı …’ın ilk çalıştığı … Cep atölyesinde işlerin hafif olduğunu, düşük üretim adedi ile imalat yapılan bir birim olduğunu, …’ın kaynak atölyesinde metal diniş hattında yaptığı işlerde kendi içinde sayısal olarak fazla olmakla birlikte ağır efor gerektiren işler olmadığını, daha sonraki süreçte …’ıa sağlık durumunu olumsuz etkilemeyecek işler önerildiğini, İzmit Seka Devlet Hastanesi’nden …’ın iddia edilen maluliyet oranını gösteren rapor ve … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 01.11,2013 tarih ve 1550 no’lu Sağlık Kurulu Raporu …’ın müvekkil şirketteki iş akdinin sonlanmasından sonra alındığını, bu itibarla da söz konusu raporlarda yer alan tespitlerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla, …’ın müvekkil şirketteki çalışmasının meslek hastalığına sebebiyet verecek nitelikte olmadığını, …’a ilişkin meslek hastalığı tespitini ve %13 maluliyet oranına ilişkin yapılmış olan itirazın ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, dava konusuna ilişkin olarak müvekkil kurum kayıtları incelendiğinde davalı … sigortalılarından …’la ilgili olarak … Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 22.10.2012 tarih, 1835 sayılı sağlık kurulu raporu düzenlendiğini, mesleki tanı konulabilmesi için işyeri tahkikat raporu istendiğini, gerekli belgelerin hastaneye gönderildiğini, sigortalının tedavisinin aynı hastanede devam ettiğini, ve 01.11.2013 tarih 1550 sayılı sağlık kurulu raporu ile 6 ay sonra kontrole çağrıldığını, ancak bu tarihten sonra sigortalıya ait rapor veya mesleki tanı konulan rapor konulan rapor müvekkil kuruma intikal etmediğinin, 2014/16 sayılı genelgede belirtildiği üzere hastaneler mesleki tanı konması halinde rapor ve eki belgeleri kuruma göndermekte ve belgelere istinaden kurum sağlık kurulunca meslek hastalığı kabul edilmesi halinde, meslekte kazanma gücü kaybı oranları da kurum sağlık kurulunca karara bağlandığını, müvekkil kurum kayıtlarıda göz önünde bulundurulduğunda dava konusuna ilişkin olarak müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyanla yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nden alınan raporlarda, bir maluliyet oranı yer almadığını, yalnızca söz konusu hastalıkların meslekten kaynaklandığına dair rapor düzenlendiğini, dolayısıyla kurumun yetkilendirdiği bir hastaneden alınan raporun içeriğine bu aşamada itiraz etmenin söz konusu olmadığını, konuyla ilgili Kocaeli 5. İş Mahkemesi’nin 2015/206 esas sayılı dosyası ile açılmış bulunan meslek hastalığı sebebi ile tazminat davasının halen derdest olduğunu, söz konusu oranın bu davada tespit ettireleceğini, dolayısıyla konu ile alakalı derdest bir dava varken bu davanın açılması yalnızca yargılamanın uzatılması amacı güttüğünü, 2015/206 esas sayılı dosyada maluliyet oranının kurum tarafından tespit ettirilmeden zaten bir karar verilmeyeceğini beyanla, açılan bu davanın usul ekonomisiyle de bağdaşmadığını davanın bir konusu bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle; “Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-Davacı vekilinin davalı …’ın Karpal tünel sendromu rahatsızlığının mesleki olmadığının tespiti talebinin reddine,
2-Davalı …’ın Karpal tünel sendromu rahatsızlığının maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk derece mahkemesinin her ne kadar davanın kısmen kabulü ile davalının Karpal tünel sendromu rahatsızlığının maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğuna karar vermiş olsa da söz konusu rahatsızlığının mesleki olmadığının tespiti taleplerinin reddine karar vermiş olmasının kabul edilemeyeceğini, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlarını dikkate almadığını, ATK 2. Üst Kurulunun 20.10.2022/367 karar nolu Raporunda, … sahip olduğunu iddia ettiği meslek hastalığı hakkında, maluliyet oranının %0 olduğu yönündeki değerlendirme karşısında “Karpal tünel sendromu rahatsızlığı olup mesleki olarak değerlendirildiği,” yönündeki tespite karşı yaptıkları itirazlar dikkate alınmaksızın ilk derece mahkemesinin söz konusu raporu hükme esas almasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Karpal tünel sendromunun mesleki hastalık olduğu yönündeki değerlendirme neticesinde davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hükmün kaldırılması ile, bu yöndeki itirazlarının da dikkate alınarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı … vekili, davalının davacı şirket bünyesinde mesleki çalışmaları nedeniyle meslek hastalığına yakalandığını, meslek hastalığından dolayı; … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 1835 ve 1550 numaralı sağlık kurulu raporları ve İzmit Seka Devlet Hastanesi’nin raporunda meslek hastalığı nedeniyle %13 maluliyet oranı tespiti yapıldığını, müvekkilinin mesleki çalışmalardan dolayı ortaya çıkan hastalığının meslek hastalığı olduğu 20.01.2022/367 karar numaralı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından da hazırlanan raporda tespit edildiğini, davacı tarafın her ne kadar müvekkilinin hastalığının mesleki çalışmalardan dolayı kaynaklanmadığını iddia etse de; bu durum alınan raporlarla açıklığa kavuştuğunu, ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin müvekkilinin Karpal Tünel Sendromu rahatsızlığının mesleki olmadığının tespiti yönündeki talebi reddedilmiş olup bu yönden verilen kararın usulüne uygun olduğunu, müvekkilinin hali hazırda meslek hastalığı sebebiyle Kocaeli 5 inci İş Mahkemesi’nin 2015/206 E., sayılı dosyası ile tazminat talepli davası derdest olduğundan davacının işbu davayı açmasında herhangi bir yararı söz konusu olmadığını, davanın açılmasının yalnızca yargılamanın uzatılması amacı güttüğünü, Kocaeli 5. İş Mahkemesi’nin 2015/206 E., sayılı dosyasında, mahkemece maluliyet raporunun alınması beklenmeksizin açılan bu davanın da usul ekonomisiyle bağdaşmadığını, dava da bu yönüyle konusuz kaldığından davanın öncelikle bu yönden tümden reddini talep ettiklerini, müvekkilinin çalıştığı iş yükü nedeniyle oluşan hastalığının meslek hastalığı olduğunun sabit olduğunu, ancak buna bağlı olarak maluliyet oranının tespit edilememesinin taraflarınca kabul edilemez bir durum olduğunu, maluliyet oranının yeniden değerlendirilmesi konusunda inceleme yapılmasını, ilk derece mahkemesi tarafından maluliyet oranı ile ilgili verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Verilen karara karşı davalı SGK vekili,
Davalı SGK Bşk. vekili, dava konusuna ilişkin olarak müvekkili kurum kayıtları İncelendiğinde Ford Otosan işyeri sigortalılarından … ile ilgili olarak … Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 22.10.2012 tarih, 1835 sayılı sağlık kurulu raporu düzenlendiğini, mesleki tanı konulabilmesi için işyeri tahkikat raporu istendiğini, gerekli belgelerin hastaneye gönderildiğini, sigortalının tedavisinin aynı hastanede devam ettiği ve 01.11.2013 tarih 1550 sayılı sağlık kurulu raporu ile 6 ay sonra kontrole çağrıldığını ancak bu tarihten sonra sigortalıya ait rapor veya mesleki tanı konulan rapor müvekkili kuruma intikal etmediğinin görüldüğünü, 2014/16 sayılı genelgede belirtildiği üzere hastaneler mesleki tanı konması halinde rapor ve eki belgeleri kuruma göndermekte, belgelere istinaden kurum sağlık kurulunca meslek hastalığı kabul edilmesi halinde meslekte kazanma gücü kaybı oranlarının da kurum sağlık kurulunca karara bağlandığını, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğinin 6 ıncı maddesinde sağlık hizmet sunucuları sağlık hizmeti sunucusu tarafından düzenlenecek sağlık kurulu raporlarında yer alması gereken hususların açıklandığını, bu şekilde hazırlanmış olan raporların, anılan yönetmeliğin 8 inci maddesine göre sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporlarında yer alan çalışma gücü kaybı/maluliyet/özürlülük derecesi kurum sağlık kurulu kararlarını bağlayıcı olmayıp, belirtilen esaslara uygun olarak yeniden düzenlenmek üzere ilgili sağlık kuruluna iade edilir denildiğini, dolayısı ile dava konusu ile ilgili olarak İzmit Seka Devlet hastanesince düzenlenen raporun mevzuata ve yönetmeliğe uygun olmadığı müvekkili kurumca değerlendirildiğini,
-Dava konusu maluliyet oranına ilişkin yapılan tüm kurum işlemleri yasaya uygun olarak yapılmış olup eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olup yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili kurum ve taraflarınca dosyaya sunulan dokümanların incelenmesi neticesinde anlaşılacağı üzere kurumca yapılan iş ve işlemler usul ve yasaya uygun olup herhangi bir hukuka aykırılık da söz konusu olmadığından davanın reddi gerekirken yerel mahkemece hatalı hüküm tesis edildiğini, kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgeler göz önüne alındığında müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmamış olup söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız olan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, dosya kapsamına bakıldığında davacının davasını ispatlayamadığını, mahkemece tüm hususlar gerektiği gibi incelenmeden, eksik inceleme ile karar verildiği bu nedenle kararın açıkca hukuka aykırı olduğunun anlaşılacağını, müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, tüm bu hususlar da yerel mahkeme kararının müvekkili kurum lehine kaldırılmasını gerektirdiğini, bu nedenle istınaf incelemesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Karpal Tünel Sendromu hastalığı yönünden YSK, ATK İhtisas ve ATK İkinci Üst Kurul raporlarının Kurum Sağlık Kurulu raporu ile aynı mahiyette olduğu, söz konusu hastalığın mesleki olduğunun ancak maluliyet gerektirmediğinin tespit edildiği gerekçeleriyle; “Tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince
ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … Oto. San. A.Ş. ve davalı SGK Bşk. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığı, hastalığın mesleki olmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı SGK Bşk. vekili temyiz dilekçesinde; kurum işlemlerinin yerinde olduğu, davanın ispatlanamadığı, dava açılmasına sebebiyet vermeyen kurum aleyhine yargılama gideri verilmemesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 14.07.2016 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı …Ş. ve davalı SGK Bşk. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…