YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14726
KARAR NO : 2023/644
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
…
…
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
Esas No : 2022/14726
Karar No : 2023/644
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 19.10.2022
SAYISI : 2021/1492 E., 2022/1890 K.
DAVACI : …
DAVALI : … Gıda İmalat ve Ticaret A.Ş.
FERİ MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 05.05.2017
KARAR : Esastan Red
TEMYİZ EDEN : Feri Müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 27.04.2021
SAYISI : 2018/98 E., 2021/80 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacı …’in davalı şirket nezdinde 01.06.2016 tarihinden itibaren çalışmakta iken geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu iş akdinin usulsüz olarak 27.03.2017 tarihinde feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, UBGT ücreti, iş göremezlik tazminatı, tedavi giderlerine ilişkin tazminat, manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve davalı şirket bünyesinde sigortasız çalıştırılması nedeni ile sigortasız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı 06.02.2019 tarihli beyan dilekçesi ile davalı işveren şirket nezdinde çalışmasının 506 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin (b) bendi doğrultusunda tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımına uğradığını ve açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının 10.12.2012 tarihinde … sicil numaralı iş yerinden ayrıldığı ve dava ettiği dönemde başkaca çalışmasının bulunmadığı ve davacının 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olduğu, davacı tarafından davalı şirketin imalat bölümünde çalıştığını belirtmesi nedeni ile şirketin bu bölümüne dönem bordroları ve komşu tanık beyanlarından davalının davalı iş yerinde çalıştığının anlaşıldığı ve özellikle bordro tanığı …’ın davalı ile birlikte Devrek İlçesinde kaza yaptığına dair beyanları, kaza yapılan aracın davalı şirkete ait olduğu bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının talep etmiş olduğu dönemde davalı şirketin imalat bölümünde çalışmış olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle,
Davacının davasının kabulü ile,
Davacı … ‘in… Gıda İmalat ve Ticaret A.Ş. ünvanlı … sicil numaralı işyerinde 01.05.2016 tarihinden 18.02.2017 tarihine kadar 506 sayılı Kanun’un 63 maddesinin B bendi kapsamında çalıştığının tespitine, (Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Zonguldak İL Müdürlüğünün 10.01.2019 tarih 2019/DCK-01 sayılı denetmen raporu ile tespit edilen sürelerin davalı Kurumca kararın infazı aşamasında dikkate alınmasına), karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
-Yetkisiz mahkemede açılan davanın reddini talep ettiklerini,
-Davanın 5 yıllık hak düşürücü süre aşılarak açıldığını,
-Açılan iş bu davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira öncelikle davacı tarafından işçilik alacakları, hizmet tespiti, manevi tazminat ve işkazası tespitinin yapılması beraber istenmiş ise de bu taleplerin beraber değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
-İşçilik alacağına ilişkin olarak istemlerin sigorta mevzuatında yer almayıp davanın usulden reddi gerektiğini,
-30.000,00 TL manevi tazminat talebinin de kurumları mevzuatında talep konuları içerisinde yer almayıp davanın bu talepler ile birlikte açılmış olmasının usulden reddi gerektirdiğini,
-Davacının geçirdiğini iddia ettiği kazaya ilişkin kurum kayıtlarında herhangi bilgi ve belgeye rastlanmadığını,
-Davanın esas ve usul yönünden de 5510 ve mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine ve emsal davalardaki Yargıtay İlamlarına aykırı olduğunu,
-Hizmet akdi unsurlarının bulunmadığını,
-Çalışmalarının kesintili ve eksik olarak bildirildiğini yazılı belgelerle kanıtlaması gerektiğini,
– Feri müdahil olan müvekkili Kurum SGK Başkanlığı aleyhinde hüküm kurulmaması gerektiğini,
-Bu nedenlerle, işverenin vermiş olduğu belgeler doğrultusunda işlem yapan ve davada 6552 sayılı Kanun’la getirilen değişiklikler uyarınca feri müdahil konumunda bulunan kurumlarının hiçbir şekilde dava açılmasına sebep olmadığından dava sonucunda yargılama giderleri ile vekalet ücretine kurumları açısından hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı işveren nezdinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında hizmet akdine dayalı olarak 01.05.2016 – 18.02.2017 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.