YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1474
KARAR NO : 2023/4054
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı TKİ vekili tarafından temyiz edildiği; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 23.09.2011 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında 23.09.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 127.370,69 TL’ ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı…Otel. Mad. ve İns. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirtmiş olduğu hususlar tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, olayın bir iş kazası olduğunu da kabul etmemekle birlikte, iş kazası olduğu kabul edilecek olsa dahi olayın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, olaya ilişkin olarak düzenlenmiş bir müfettiş raporu bile bulunmadığını, kazanın banttan ağzına dikiş atılmış ve ipi kesilmiş olarak gelmesi gereken kömür torbalarını kamyona yüklerken ipi kesilmemiş ve birbirine ardı sıra bağlı 12-15 arası her biri 20 kg olan kömür çuvallarının davacının sağ omuz ve koluna peşi sıra devrilmesi neticesinde meydan geldiği belirtildiğini, kazanın bu şekilde meydana gelmiş olsa dahi müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, çuvalların iplerinin kesimi otomatik makineler tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bu makinelerin hata yapması çok zayıf bir ihtimal olduğunu, aksi kabul edilecek olsa bile makineden kaynaklanan bir hatanın müvekkile mal edilemeyeceği ve bu yüzden müvekkilimin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, haliyle davacı vekilinin iddia ettiği gibi müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.Davalı … İsletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü (TKİ) vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkil kurumunun YPK Kararı ile önce EÜAŞ Genel Müdürlüğüne bağlanıp daha sonra özelleştirme sonucu … Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş. ‘ye devredildiğini, genel müdürlüğün davaya konu olayla herhangi bir ilgisi, kusuru ve taraf sıfatı bulunmamakla beraber, mahkemece farklı bir değerlendirilmenin yapılması halinde dâhi, davanın müvekkil Kurum TKİ Genel Müdürlüğü bakımından husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil kurumun ihale makamı olup, müteahhit firmalar mevcut şartname, sözleşme ve protokol gereği Kuruma karşı dava konusu işi üstlenmiş olup, davacı doğrudan işin tarafı olan müteahhit firmaca işe alınan ve bu firmanın talimatı altında çalışan bir işçi olduğunu, sigortalı işe giriş bildirgesinde bu durum işveren sıfatı ilk olarak müteahhit firmanın şahsında doğduğunu, müvekkil kurum ile müteahhit arasında alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının, müvekkil kurum TKİ Genel Müdürlüğünde herhangi bir çalışması bulunmamakla birlikte, davacı işçi, Seyitömer Linyitleri İşletmesi Müessese Müdürlüğü bünyesindeki müteahhitlerde çalıştığını iddia ettiği süre boyunca kurumca ihale makamı olarak anahtar teslimi suretiyle iş verdiği müteahhitlerinde çalıştırıldığını, davacının da bu durumu dilekçesinde de ikrar ettiğini, yukarıda açıklanan sebeplerle, haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle zamanaşımı, hukuki yarar yokluğu ve husumet yönünden olmak üzere usulden esastan reddini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davanın kısmen kabulü ile,
1-127.370,69 TL maddi tazminatın olayın gerçekleştiği 23.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’a verilmesine,
2-35.000,00 TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği 23.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TKİ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TKİ vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında davacı ve diğer davalının kusurlu olduğunu, davalı kurumun ihale makamı olduğunu, bilirkişi raporu ve ıslaha karşı beyanlarının değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında yapılan sözleşmenin ve davacının yaptığı işin niteliği dikkate alındığında davalılar arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunduğu, dava konusu tazminatlardan müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmediği, … 1. İş Mahkemesi’nin 2016/551 Esas 2019/124 Karar sayılı rücu dosyasında 01.10.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının kusur oranının %30, davalının kusur oranının %70 olarak belirlenip buna göre karar verildiği, ancak dava dilekçesinde belirtildiği gibi, davacının çalışırken 23.09.2011 tarihinde iş kazası geçirdiği ve 01.10.2011 tarihinde 2. iş kazasını geçirdiği, buradaki alınan raporunda 2. iş kazasına ilişkin olduğu ayrıca davalının istinaf talebinde kusur yönünden açıkça yapılmış bir istinaf talebi bulunmadığı anlaşılmakla, buna yönelik inceleme yapılmadığı, İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu belirtilmiş ise de, hüküm kısmında tazminatların davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği ve davalının istinaf talebinin sadece asıl – alt işveren yönünden olduğu anlaşılmakla, buna yönelik de inceleme yapılmadığı, dosya kapsamına, mevcut delil durumuna ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği
gerekçesiyle;
Davalı TKİ’nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TKİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TKİ vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’un 4 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı TKİ vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı TKİ vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.