YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1542
KARAR NO : 2023/1119
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1178 E., 2021/372 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/387 E., 2019/212 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.11.2013 tarihinde davalıya ait inşaatın birinci katında tahta iskele üzerinde sıva yapmakta iken iskelenin kırılması sonucu yere düşerek yaralandığını, meydana gelen olay neticesinde iş gücünü kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak iş gücü kaybı nedeniyle uğradığı 4.000,00 TL ve çalışamadığı günler nedeniyle uğradığı 1.000 TL zararın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 28.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının iş gücü kaybı nedeniyle uğradığı zararı 94.494,60 TL ‘nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, çalışamadığı günler bakımından uğradığı zararı 3.511,46 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15.03.2019 tarihli 2.ıslah dilekçesi ile davacının iş gücü kaybı nedeniyle uğradığı zararı 124.900,84 TL ‘nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın bir iş kazası olmayıp, …’in davacı kalas üzerinde alçı sıva işi yapmakta iken aniden kalasın üzerine atlaması ve kalasın kırılması neticesinde meydana geldiğini belirterek, davanın husumet yönünden ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yaralanmalı kaza olayının, 15.11.2013 günü işveren … İnşaat Nak. Oto. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmakta olan inşaatta, alçı sıva ustası olarak çalışmakta olan davacının tahta iskele üzerinde çalıştığı sırada, altındaki kalasın kırılması sonucu yüksekten aşağı düşmek suretiyle meydana geldiği, SGK Rehberlik ve Teftiş Kurulu Baskanlığı’nın 30.10.2017 günlü raporuyla kazanın iş kazası olduğu, kazanın meydana gelmesinde işveren … İnş. Nak. Otom. San. Tic. Ltd. Şti.’nin % 100 oranında kusurlu olduğu, kazazede sigortalının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının iş kazası nedeniyle %24 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/10629 sayılı dosyasıyla … hakkında taksirle yaralama suçlamasıyla soruşturma yapıldığı, mağdurun şikayetinin olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mahkemece aldırılan kusur bilirkişi raporunda , davaya konu kazanın meydana gelmesinde işveren … inş Nak Otom San Tic Ltd Şti’nin % 80, davacı işçinin % 20 kusurlu olduğu, dava dışı işçi …’in kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının dava dilekçesinde talep ettiği geçici iş göremezlik zararı, kurumca kendisine tamamen ödendiğinden isteminin reddine karar verildiği, olayın meydana geliş şekli ve kusur oranları, tarafların sosyo-ekonomik gelir durumları, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici miktarda tayin olunamayacağına dair ilkeler gözetilerek davacının maddi tazminat ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 124.900,84 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile işyerinde iş güvenliği eğitimi verildiğini, kazanın tamamen davacının kusuru neticesinde meydana geldiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından sürekli iş göremezlik ödeneği alan davacının halen çalışmakta olduğunu, müvekkili aleyhine SGK tarafından … İş Mahkemesinin 2018/36 Esas sayılı dosyası üzerinden rücuen tazminat davası açıldığını, tazminat davasının bekletici mesele yapılması taleplerinin kabul edilmediği belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece 3 kişilik inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı işverenin %80 oranında, davacı kazazede işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, tarafların itirazı üzerine aynı heyetten alınan 05.03.2016 tarihli ek raporda; davalı işverenin %80 oranında, kazazede işçinin %20 oranında kusurlu olduğu, dava dışı diğer işçi …’in kusurunun bulunmadığı belirtilmiş olup Mahkemece alınan son kusur raporu doğrultusunda hesap raporu alınarak hüküm kurulduğu, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada; … İş Mahkemesinin 2018/36 Esas sayılı SGK tarafından davalı şirket aleyhine açılan rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; 27.12.2019 tarih 2019/538 sayılı kararı ile; davalı şirketin %80 oranında, kazazede sigortalı …’in %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, dosyanın istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderildiği, henüz istinaf incelemesinden dönmediği, mahkemece yasal süre içerisinde itiraza uğramayan kusur raporuna göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, öte yandan davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekilinin 31.08.2018 tarihli hesap raporu sonrası 28.12.2018 tarihli dilekçesi ile davasını sürekli iş göremezlikten doğan maddi zararını 95.494,60 TL, geçici iş göremezlikten doğan maddi zararının 3.511,46 TL olarak ıslah ettiği, Mahkemece asgari ücret değişikliği nedeni ile 04.03.2019 tarihinde ek rapor alındığı, davacı vekilince bu kez 15.03.2019 tarihli dilekçe ile ek rapora göre harçlandırma yaparak sürekli iş göremezlikten doğan maddi zararını 124.900,84 TL olarak artırdığı, Mahkemece ikinci kez ıslah yasağına rağmen sürekli iş göremezlikten doğan maddi zararın bu miktar üzerinden kabul edilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacının sürekli iş göremezlikten doğan 95.494,60 TL maddi zararının kaza tarihi olan 15.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacının geçici iş göremezlikten doğan maddi zarara ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyizi, asgari ücret kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen dikkate alındığını ve ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye verildiğini ve ek rapora göre ıslah talebinde bulunduğunu, dolayısıyla ihlal edilen bir usul kuralı bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince usul ve yasaya aykırı olarak geçici iş göremezlikten doğan maddi zarara ilişkin talebinin reddedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
2. Davalı temyizi, davacının kazada tamamen kusurlu olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ve bu haliyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının kazadan sonra halen çalışmaya devam ettiğini, ceza dosyasının araştırılmadığını belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 31.08.2018 tarihli ilk hesap raporu ile 95.494,60 TL olarak belirlenen sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan zarara, her iki tarafça da itiraz edilmediği halde, karşılıklı olarak oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olacak şekilde mahkemece asgari ücret değişikliği nedeniyle resen rapor aldırılıp zararın 124.900,84 TL olduğuna karar verilmesi hatalıdır. Davanın niteliği itibariyle HMK’nun 107 nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olduğu ve ilk hesap raporu kapsamında tazminat tutarı 95.494,60 TL olarak belirlenmiş olup, davacı tarafça da 28.12.2018 tarihli ıslah ile tazminat tutarının 95.494,60 TL’ ye arttırılması karşısında ve belirsiz alacak davalarında ıslahın söz konusu olmayacağı dikkate alınmaksızın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının talep edebileceği alacağın esasen 04.03.2018 tarihli 2. hesap raporu ile belirlenen 124.900,84 TL olduğu benimsenip, hüküm bölümüne “fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına “şeklinde yazılması ve ” ikinci ıslah yasağına rağmen sürekli iş göremezlikten doğan maddi zararın bu miktar üzerinden kabul edilmesinin hatalı olduğu ” gerekçesine dayanarak 95.494,60 TL ye hükmedilmesi isabetsizdir. Ne var ki, davalının temyiz kapsam ve sebebine göre bu husus bozma sebebi sayılmamıştır. Bu kapsamda, davacı tarafından anılan hususlara yönelik temyiz istemlerinin de yukarıdaki gerekçe ile yerinde olmadığına karar verilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
…
…